Seçime bir hafta kala, BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'tan aşırdıkları projelerle milletin gündemine girmeye çalışan "kopyacı liderler" hala vaadlerini hangi kaynakla hayata geçireceklerini açıklamış değiller. Zaten açıklamaları da "tabiatın kanunu gereği" mümkün değil. Çünkü o vaadler onlara ait olmadığı gibi, o vaatleri aşırdıkları BTP lideri Prof. Dr. Baş, onların dünya görüşü ve ekonomi anlayışlarının panzehiri hükmünde. Kopyacı partiler liberalkapitalist düzenin sadık temsilcileri iken, BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş, dünyayı sömüren kapitalist düzeni kökünden sarsan Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar ve Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan?Bu liderlerin hiçbiri, Prof. Dr. Baş'tan aşırdıkları projeleri hayata geçiremezler. Çünkü hepsi IMF diyor, global sermaye diyor, Dünya Bankası diyor, AB diyor, ABD diyor. Küresel sömürü şebekesine göbekten bağlı bu liderlerin ve partilerinin Milli Ekonomi Modeli'nin kıyısından köşesinden kopya çekerek millete duyurdukları vaatler, ancak ve ancak Bağımsız, milli ve icazeti milletten alan bir lider tarafından hayata geçirilebilir. O sebepten bu liderlere "kaynağınız nerede" sorusunu bile sormak anlamsız. Zaten soranlara da "kem küm" dışında bir cevap veremiyorlar. Peki tam bu noktada projelerin gerçek sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynağı ne, tarihe geçecek projelerini hangi kaynakla gerçekleştirecek?Bu soru bugünlerde en çok sorulan ve cevabı epey merak edilen bir soru. BTP'nin kaynaklarıBiz de bu soruyu BTP'nin ekonomi kurmaylarına yönelttik. Aldığımız cevap maddeler halinde şöyle:1 Devlet millet ortaklığıyla Türkiye'nin yer altı kaynaklarından elde edilecek 3 katrilyon dolarlık bir geliri bulunuyor. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bu gelir kaleminin ayrıntılarına Milli Ekonomi Modeli kitabında onlarca sayfa yer ayırmış. Her ne kadar hükümet kanadı, "bizim petrol kuyularımız mı var" diyerek mevcut kaynaklarımızı gizlemeye çalışsa da, milletimiz Türkiye'nin altında yatan petrol, bor, mermer, toryum, uranyum gibi yüzlerce maden bulunduğunu çok iyi biliyor. Özellikle AKP hükümeti döneminde yabancı petrol ve maden şirketleri, çıkarılan yasalarla birlikte yer altı kaynaklarımızı diledikleri gibi sömürmek için büyük çaba sarfettiler. Ama olası bir BTP iktidarında bu kaynaklar tekrar milletin ve devletin hizmetine sunulacak, yabancı sömürüsüne son verilecek. 2 Devletin para basma hakkını, yani senyoraj gelirini kullanarak elde edeceği kaynak. Türkiye yaklaşık çeyrek asırdır bu hakkını, IMF ve emperyal sömürücülerin baskısından dolayı kullanamıyor. Piyasaya girmesi gereken sıcak parayı, normal şartlarda para basarak karşılaması gerekirken, IMF'den aldığı yüksek faizli dolarla kapatmaya çalışıyor. BTP iktidarında IMF ve emperyalistlerin faizli borç tuzağına son verileceğinin altını çizen BTP kurmayları, "Türkiye çeyrek asırdır kullanmadığı senyoraj hakkını sonuna kadar kullanacaktır" görüşünde.3 Sosyal adaleti sağlayacak vergi geliri, daha doğrusu ülkenin hızla büyümesinden dolayı artacak vergi gelirleri, Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanmasında önemli kaynaklardan birisini teşkil edecek. BTP kurmayları, BTP döneminde faiz diye bir kavramın kalmayacağını, bu yüzden IMF başta olmak üzere dışarıya ödenen faiz yükünün bütçenin üzerinden kalkacağını belirterek, "faize giden bu paralar vatandaşımızın cebine girecek" diyor. BTP'nin en önemli projelerinden birisi olan, 18 yaşını geçmiş her Türk vatandaşına 500 YTL vatandaşlık maaşı projesiyle, Türkiye'de yaklaşık 40 milyon kişiye maaş verileceğini vurgulayan BTP kurmayları, vatandaşa verilecek diğer maaş ve hizmetlerle birlikte yıllık 300 katrilyonluk bir bütçe öngördüklerini vurguluyorlar. İşte tam bu noktada BTP lideri Prof. Dr. Baş'ın eşsiz ekonomi zekası devreye giriyor ve tüketim eksenli Milli Ekonomi modeli'nin üretimi nasıl tetikleyeceği, üretimin artmasıyla yüzmilyarın üzerinde geliri olan işadamı sayısındaki patlama ve onlardan alınacak vergilerle ortaya çıkan yeni kaynakları görüyoruz.Prof. Dr. Haydar Baş'ın verdiği şu örnek ise dünya iktisat tarihine altın harflerle yazılacak cinsten. Baş şöyle diyor:"Biz piyasaya bir yıl içinde 300 katrilyon para vereceğiz. Türkiye'de şu anda paranın dolaşım hızı, yani işlem hacmi 16 kezdir. Yani evdeki Ayşe teyzeye verdiğimiz 500 YTL maaş, bir yıl içinde 16 kez el değiştirerek, 8 bin YTL' lik bir işlem hacmi oluşturacak. Böylece piyasadaki 300 katrilyon para, bir yılda 16 kez el değiştirdiği için 4800 katrilyonluk bir işlem hacmi oluşturmuş oluyor. Biz devlet olarak bu 4800 katrilyonun sadece yüzde 10'unu vergi olarak aldığımız zaman bile 480 katrilyonluk bir gelir elde etmiş oluyoruz. Özetle piyasaya 300 verip, 480 alıyoruz. Bizim sistemimizde fakir mutlu, çünkü parasız değil, zengin mutlu çünkü daha fazla üretim ve iş yapıyor, devlet mutlu çünkü milletinin karnını doyuruyor, sırtını giydiriyor." Bu cümlelerden sonra cümle kurmak, hem cümlelerin sahibinin zekasına ve firasetine, hem de milletimizin tercihlerine ve geleceğine saygısızlıktır.Artık bu saatten sonra "kaynak nerede" sorusu, en azından BTP'lilere sorulmamalı?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012