Şanlıurfa'da 1 yaşındaki çocuğa Devlet Hastanesi Kan Bankası'ndan verilen kanın HIV virüslü olduğu anlaşıldı. Sağlık Bakanlığı skandalla ilgili soruşturma başlattı.
Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde görev ihmali Şanlıurfa'da yıllar sonra telafisi mümkün olmayan ikinci kez büyük sağlık skandalına yol açtı. 1 ay önce meydana gelen olay, iddiaya göre şöyle gelişti; Şanlıurfalı 6 çocuklu Ç. ailesinin en küçük çocuğu 1 yaşındaki Y.Ç'nin üzerine çaydanlıkta bulunan sıcak su dökülünce vücudunun bir bölümü yandı. Babası M. Ç. tarafından tedavisi için Şanlıurfa'ya götürülen Y.Ç., 500 Yataklı Devlet Hastanesi Yanık Ünitesine yatırıldı ve tedavisi sırasında Y.Ç.'ye kan gerekti. Küçük çocuğun yakınları gerekli kanı temin etmek için 500 Yataklı Devlet Hastanesi'nin Kan Merkezi'ne başvurdu. Burada daha önceden bir yakını için kan veren S.K.'den alınan kanın yapılan tetkikinde pozitif olan sonucuna bakmayan görevli memur, deftere negatif olarak işlediği kanı Y. Ç'nin yakınlarına verdi. Kan Bankası'ndan alınan kan, yanık ünitesinde küçük çocuğa verildi.Bir türlü iyileşmeyen Y. Ç. daha sonra tedavisi için Adana'ya götürüldü. Adana'da yapılan kan tetkikinde HİV virüsünden şüphelenen doktorlar, 1 yaşındaki Y.Ç'nin kan örneğinin Ankara Hıfzısıhha Kurumuna gönderilmesi gerektiğini aileye belirtti. Daha sonra 500 Yataklı Devlet Hastanesi'ne geri gelen aile, burada görevlilere durumu anlattı.
İhmali olanlar ceza verilecek ama?Konu Hastane tarafından Sağlık Müdürlüğü'ne intikal ettirildi. Sağlık Müdürü bunun üzerine yaptığı araştırmada olayın gerçek olduğunu öğrenince durumu Sağlık Bakanlığı'na bildirdi. Sağlık Bakanlığı ise yapılan tetkikler sonucunda küçük çocuğun HİV virüsü taşıdığını tespit etti.Olayın ortaya çıkmasının ardından Sağlık Bakanlığı küçük çocuk için geliştirilmiş bir hastanede tedavisinin yapılması için yer ayarladı. Y.Ç. ve ailesi Sağlık Müdürlüğü tarafından havayolu ile Ankara'ya gönderildi. Sağlık Bakanlığı ihmal bulunan olayı aydınlığı kavuşturmak için müfettiş görevlendirdi. Bakanlığın görevlendirdiği müfettişin Şanlıurfa'ya gelerek olayı soruşturmaya başladığı öğrenildi. Soruşturma sonunda olayda ihmali olan görevliler hakkında soruşturma sonunda gerekli cezanın verileceği öğrenildi.Yoksul olan ve tarım işçiliği yaparak ailesinin geçimini sağlayan M.Ç.'nin ağabeyi Haçim Ç. ise kardeşi M.Ç. ile uzun süredir konuşmadığı için şu an nerede olduğunu bilmediğini belirtti. Haçim Ç., "Yeğenimin üzerine çaydanlıktan sıcak su dökülmüştü. Bunun üzerine Şanlıurfa'ya götürüldü. Daha sonra da Adana'ya götürüldüğünü öğrendim. Bunun dışında bildiğim hiçbir şey yok" şeklinde konuştu.Öte yandan, 1996 yılında Şanlıurfa Doğum Hastanesi'nde sezeryanla yaptığı doğum sırasında Kızılay kan İstasyonundan alınan bir ünite kanla AIDS hastalığının pençesine düşen Müzeyen Işıkgöz, 2 yıl sonra bebeği Rukiye Işıkgöz'ü kaybetmişti. Çocuğunun ölümünden sonra her gün ölüm korkusu yaşayan Müzeyen Işıkgöz, düzenli tedavisi yapılmadığı için bu yıl hayatını kaybetmişti.
Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde görev ihmali Şanlıurfa'da yıllar sonra telafisi mümkün olmayan ikinci kez büyük sağlık skandalına yol açtı. 1 ay önce meydana gelen olay, iddiaya göre şöyle gelişti; Şanlıurfalı 6 çocuklu Ç. ailesinin en küçük çocuğu 1 yaşındaki Y.Ç'nin üzerine çaydanlıkta bulunan sıcak su dökülünce vücudunun bir bölümü yandı. Babası M. Ç. tarafından tedavisi için Şanlıurfa'ya götürülen Y.Ç., 500 Yataklı Devlet Hastanesi Yanık Ünitesine yatırıldı ve tedavisi sırasında Y.Ç.'ye kan gerekti. Küçük çocuğun yakınları gerekli kanı temin etmek için 500 Yataklı Devlet Hastanesi'nin Kan Merkezi'ne başvurdu. Burada daha önceden bir yakını için kan veren S.K.'den alınan kanın yapılan tetkikinde pozitif olan sonucuna bakmayan görevli memur, deftere negatif olarak işlediği kanı Y. Ç'nin yakınlarına verdi. Kan Bankası'ndan alınan kan, yanık ünitesinde küçük çocuğa verildi.Bir türlü iyileşmeyen Y. Ç. daha sonra tedavisi için Adana'ya götürüldü. Adana'da yapılan kan tetkikinde HİV virüsünden şüphelenen doktorlar, 1 yaşındaki Y.Ç'nin kan örneğinin Ankara Hıfzısıhha Kurumuna gönderilmesi gerektiğini aileye belirtti. Daha sonra 500 Yataklı Devlet Hastanesi'ne geri gelen aile, burada görevlilere durumu anlattı.
İhmali olanlar ceza verilecek ama?Konu Hastane tarafından Sağlık Müdürlüğü'ne intikal ettirildi. Sağlık Müdürü bunun üzerine yaptığı araştırmada olayın gerçek olduğunu öğrenince durumu Sağlık Bakanlığı'na bildirdi. Sağlık Bakanlığı ise yapılan tetkikler sonucunda küçük çocuğun HİV virüsü taşıdığını tespit etti.Olayın ortaya çıkmasının ardından Sağlık Bakanlığı küçük çocuk için geliştirilmiş bir hastanede tedavisinin yapılması için yer ayarladı. Y.Ç. ve ailesi Sağlık Müdürlüğü tarafından havayolu ile Ankara'ya gönderildi. Sağlık Bakanlığı ihmal bulunan olayı aydınlığı kavuşturmak için müfettiş görevlendirdi. Bakanlığın görevlendirdiği müfettişin Şanlıurfa'ya gelerek olayı soruşturmaya başladığı öğrenildi. Soruşturma sonunda olayda ihmali olan görevliler hakkında soruşturma sonunda gerekli cezanın verileceği öğrenildi.Yoksul olan ve tarım işçiliği yaparak ailesinin geçimini sağlayan M.Ç.'nin ağabeyi Haçim Ç. ise kardeşi M.Ç. ile uzun süredir konuşmadığı için şu an nerede olduğunu bilmediğini belirtti. Haçim Ç., "Yeğenimin üzerine çaydanlıktan sıcak su dökülmüştü. Bunun üzerine Şanlıurfa'ya götürüldü. Daha sonra da Adana'ya götürüldüğünü öğrendim. Bunun dışında bildiğim hiçbir şey yok" şeklinde konuştu.Öte yandan, 1996 yılında Şanlıurfa Doğum Hastanesi'nde sezeryanla yaptığı doğum sırasında Kızılay kan İstasyonundan alınan bir ünite kanla AIDS hastalığının pençesine düşen Müzeyen Işıkgöz, 2 yıl sonra bebeği Rukiye Işıkgöz'ü kaybetmişti. Çocuğunun ölümünden sonra her gün ölüm korkusu yaşayan Müzeyen Işıkgöz, düzenli tedavisi yapılmadığı için bu yıl hayatını kaybetmişti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.