Adanalı tarih araştırmacısı Cezmi Yurtsever, Çukurova'dan kaçırılan binlerce tarihi eserin, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta açılan müzede sergilendiğini tespit ettiklerini söyledi.
Tarihçi Yurtsever, Kuvayi Milliye Hareketi'ne mensup araştırmacıların ortak çalışmaları sonucu, 1970-1990 yılları arasında Adana ve çevresinden kaçırılan tarihi eserlerin izinin bulunduğunu belirtti. Beyrut'taki Kilikya Kilisesi'nin, Ermeni diyasporasının Ortadoğu'daki dini ve siyasi merkezi konumunda olduğunu ifade ederek, Çukurova'dan kaçırılan eserlerin Kilikya Kilisesi bünyesinde sergilenmesinin "Kilikya" adının Adana ile özdeşleşmesinden kaynaklandığını söyledi. Yurtsever, 1997 yılında açılışı yapılan müzede sergilenmeye başlanan tarihi eserlerin bir bölümünün gizli bölümlerde olduğunu ve sadece özel izinle görülebildiğini kaydederek, şöyle devam etti: "Müzenin girişinde çanak-çömlekten oluşan küçük parçalar yer alıyor. Ancak, gizli bölmede Adana'nın Kozan İlçesi'nden kaçırılan ve Ermenilerin Çukurova'da yaşadıkları dönemde vaftiz törenlerinde kullandıkları "Altın kazan" başta olmak üzere çok sayıda önemli tarihikalıntılar var. En önemli eserlerin bulunduğu ikinci bölümde ayrıca Çukurova'yı Kilikya Ermenistanı olarak tanıtan yazılı dokümanlar ve fotoğraflara yer veriliyor. Aynı bölümde Anadolu'dan götürülen insan kemikleri, sözde Ermeni soykırımı belgeleri olarak tanıtılıyor."
Ne zaman kaçırıldı?
Yurtsever, çanak-çömlek, heykel ve binlerce süs eşyasından oluşan eserlerin Türkiye'den kaçırılışının 1973 yılında yoğunlaştığını belirtti. Ermeni araştırmacı Robert W Edvards'ın, Amerika'daki Ermeni lobisinin destekleriyle 1973 yılında Türkiye'ye geldiğini ifade eden Yurtsever, şunları kaydetti: "Robert W. Edvards, uzun yıllar Adana Müzesi'nde ve yörede ortaçağ Ermeni Krallığı dönemine ait ören yerleri, kaleler, antik kentler üzerinde araştırmalarda bulundu. Ermeni araştırmacının bu incelemesinin ardından Çukurova'dan yasadışı yollarla tarihi eser kaçakçılığı hız kazandı."
Tarihçi Yurtsever, Kuvayi Milliye Hareketi'ne mensup araştırmacıların ortak çalışmaları sonucu, 1970-1990 yılları arasında Adana ve çevresinden kaçırılan tarihi eserlerin izinin bulunduğunu belirtti. Beyrut'taki Kilikya Kilisesi'nin, Ermeni diyasporasının Ortadoğu'daki dini ve siyasi merkezi konumunda olduğunu ifade ederek, Çukurova'dan kaçırılan eserlerin Kilikya Kilisesi bünyesinde sergilenmesinin "Kilikya" adının Adana ile özdeşleşmesinden kaynaklandığını söyledi. Yurtsever, 1997 yılında açılışı yapılan müzede sergilenmeye başlanan tarihi eserlerin bir bölümünün gizli bölümlerde olduğunu ve sadece özel izinle görülebildiğini kaydederek, şöyle devam etti: "Müzenin girişinde çanak-çömlekten oluşan küçük parçalar yer alıyor. Ancak, gizli bölmede Adana'nın Kozan İlçesi'nden kaçırılan ve Ermenilerin Çukurova'da yaşadıkları dönemde vaftiz törenlerinde kullandıkları "Altın kazan" başta olmak üzere çok sayıda önemli tarihikalıntılar var. En önemli eserlerin bulunduğu ikinci bölümde ayrıca Çukurova'yı Kilikya Ermenistanı olarak tanıtan yazılı dokümanlar ve fotoğraflara yer veriliyor. Aynı bölümde Anadolu'dan götürülen insan kemikleri, sözde Ermeni soykırımı belgeleri olarak tanıtılıyor."
Ne zaman kaçırıldı?
Yurtsever, çanak-çömlek, heykel ve binlerce süs eşyasından oluşan eserlerin Türkiye'den kaçırılışının 1973 yılında yoğunlaştığını belirtti. Ermeni araştırmacı Robert W Edvards'ın, Amerika'daki Ermeni lobisinin destekleriyle 1973 yılında Türkiye'ye geldiğini ifade eden Yurtsever, şunları kaydetti: "Robert W. Edvards, uzun yıllar Adana Müzesi'nde ve yörede ortaçağ Ermeni Krallığı dönemine ait ören yerleri, kaleler, antik kentler üzerinde araştırmalarda bulundu. Ermeni araştırmacının bu incelemesinin ardından Çukurova'dan yasadışı yollarla tarihi eser kaçakçılığı hız kazandı."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.