Seçimlere 8 gün kaldı. Türkiye'nin kader seçiminde, cumhuriyet tarihinin en sessiz seçim sürecini yaşıyoruz. Meclis'te gurubu bulunan partiler de dahi bir seçim atmosferi görülmüyor. Vatandaşlara sorulduğunda ise, kimseden ses çıkmıyor. Böyle bir ortamda yani yine ve zorla gidilen sandıktan tek başına iktidarın çıkması da imkânsız. Son günlerde meclise girecek 5. partiden bahsedilmeye başlandı... 5. parti konuşuluyor, yazılıyor, çiziliyor, sanki bu durgun siyaset arenasına taze bir kan gibi sunuluyor.5. partinin Ak Partisi içinden Erdoğan taraftarlarının ayrılması ile oluşacağı kulislerden sızan bilgiler arasında. Geçen seçimlerde meydan meydan dolaşarak 400 vekil isteyen Erdoğan bu seçimlerde gelen tepkiler yüzünden ortalıkta görünmese de muhtarlarla toplantılara devam ediyor. Kim bilir, bu alt yapı Davutoğlu'ndan ayrı bir oluşumun ilk temellerini atıyor olabilir. Ama? İster 5., ister 7. parti olsun Meclis'e girecek partiler arasında BTP olmadıktan sonra ve Prof. Dr. Haydar Baş girmedikten sonra kayıkçı kavgasına dönüşen siyasetten millet yararına bir şey çıkmaz. Olayları doğru tahlil edip, çözümü sunmayan 50 partide Meclis'e girse hiçbir şey yapamazlar. Bakınız, Türkiye "24 saatte gireriz" dediği Şam'a 5. yılındaki işgal sürecinde halen adım atamadı. "Esed gitmeli" diye başladığı yolu, "Esad'lı bir geçiş dönemini kabul ediyoruz" ile bitiriyor. Göreceksiniz, yakın bir zamanda Esad ile arayı düzeltmek için ne manevralar yapılacak. Rusya lideri Putin ile Moskova'da son derece gizli bir şekilde görüşen ve ülkeyi terk etmesinden sonra basına lanse edilen görüntüler, Esad'ın dünya nezdinde eski prestijine kavuştuğunu gösteriyor. Dünya lideri Rusya, Esad'ı bu konumuna taşıdı. Aralarında ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin ve Türkiye nin bulunduğu 9 ülke Suriye'deki iç savaşın bir an önce bitmesi için, Esad'lı bir geçişi kabul ettiler. Cumhurbaşkanımız ise Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde halen Suriye'deki son gelişmelerden endişesini dile getirmiş. Yakın zamana kadar terör örgütü dahi görülmeyen PYD ve YPG'nin PKK bağlantılarına dikkat çekmiş, IŞİD'den bahsetmiş. Bu zihniyetin şahıs olarak girmese de fikir olarak Meclis'te yer alması sizce hangi yaraya derman olabilir? Dış politika anlayışı yok, iç siyaset tıkanmış, koltuk sevdasından başka bir gaye ile hareket edilmiyor. Vatandaşların iş ve aş sıkıntısını gündem eden, dert edinen ve buna çözüm sunan tek lider Sayın Baş'tır. Bu sebeple, altın varaklı tahtta Merkel'i ağırlamak veya Putin ile telefonda görüşmek gibi magazinsel haberlere lütfen kanmayalım Rusya'yı geldiği noktaya taşıyan Milli Ekonomi Modeli uygulanmadan Türkiye'nin ayağa kalkmasına, Batı boyunduruğundan kurtulmasına imkân yoktur. Lütfen bu sefer çözüme oy verelim. Çözüm Haydar Baş'tır, iş Haydar Baş'tır, aş Haydar Baş'tır, millilik Haydar Baş'tır; din, vatan, bayrak Haydar Baş'tır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018