‘Benim iki sevdiğim vardır’
Bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: “Benim iki sevdiğim vardır. Onları seven Beni sevmiş, buğz eden de Bana buğz etmiş olur. O şeyler; fakr hali ve cihattır”
14.10.2023 21:00:00
Hakan Akkuş
Hakan Akkuş





İmam Gazali Hazretleri şöyle buyuruyor:
Şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir: "Ümmetimin fukara zümresi, zenginlerden beş yüz yıl önce Cennete gireceklerdir."
İsa Peygamber, gezerken birine rastladı. Toprağa yatmış, baş altına da yastık yerine bir kerpiç yerleştirmişti. Saçı, sakalı toprağa karışmıştı. Üzerinde ise, ince bir aba vardı. Adamın bu halini gören İsa Peygamberin kalbine gelen şu oldu: "Ya Rabbi, Sen bu kulundan geçtin mi, bunun dünyada vazifesi kalmadı mı?"
Efendimize geldi ve şöyle dedi: "Allah Teâlâ sana selâm etti ve şöyle buyurdu: Şu dağı senin için altın yapmak istiyorum. Dilediğin gibi harcet. Gittiğin yere seninle gelsin. Bunu sen de arzu ediyor musun?"
Bu emri, Peygamber Efendimiz, başını göğsüne doğru eğerek dinledi. Sonra şöyle buyurdu: "Ya Cibril, dünya, başka sığınağı olmayanlara bir sığınaktır. Malı da başka varlık bilmeyenlere bir varlıktır. Bu durumda, dünya ve dünya malına sahip olmaya can atanlar; ötesine akıl erdiremeyen kimselerdir."
Bunun üzerine Cibril şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ sana gerçeği söyletti ve onda sabit kıldı."
Rivayet ederler ki, İsâ'ya anda Allah Teâlâ ona şöyle vahyetti: "Ya İsa, bilmez misin, bir kimseye varlığımla tecelli ettim mi, dünyalık işler, ondan ayrılır, gider."
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: "Benim iki sevdiğim vardır. Onları seven Beni sevmiş, buğz eden de Bana buğz etmiş olur. O şeyler; fakr hali ve cihattır."
Bir gün İsa (a.s.), seyahat sırasında, abasına bürünüp yatan bir zata rastlar. Peygamber onu uyarır, şöyle der: "Ne yatarsın, kalk Allah'ı zikret."
Şu cevabı alır: "Benden ne beklersin. Ben dünyayı, dünya ehline bıraktım, bu kararım kati."
Bu cevap İsa Peygamberin hoşuna gider ve şöyle der: "O halde uyu, sen sevdiğim kimselerdensin."
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur: "Cennete baktım, içindekilerin çoğu fukara zümresi idi. Cehenneme baktım, onun da çoğunu zenginler doldurmuş gördüm."
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: "Ey fukara zümresi, kalben, Allah'a rıza duyguları arz ediniz. Böyle yaparsanız, sevap üzerine zafer kazanmış olursunuz. Aksi halde çektiğiniz sıkıntı yanınıza kalır, bir sevap alamazsınız."
(El-Mürşidü'l-Emîn ilâ Mev'izeti'l-Mü'minîn'den...)
Şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir: "Ümmetimin fukara zümresi, zenginlerden beş yüz yıl önce Cennete gireceklerdir."
İsa Peygamber, gezerken birine rastladı. Toprağa yatmış, baş altına da yastık yerine bir kerpiç yerleştirmişti. Saçı, sakalı toprağa karışmıştı. Üzerinde ise, ince bir aba vardı. Adamın bu halini gören İsa Peygamberin kalbine gelen şu oldu: "Ya Rabbi, Sen bu kulundan geçtin mi, bunun dünyada vazifesi kalmadı mı?"
Efendimize geldi ve şöyle dedi: "Allah Teâlâ sana selâm etti ve şöyle buyurdu: Şu dağı senin için altın yapmak istiyorum. Dilediğin gibi harcet. Gittiğin yere seninle gelsin. Bunu sen de arzu ediyor musun?"
Bu emri, Peygamber Efendimiz, başını göğsüne doğru eğerek dinledi. Sonra şöyle buyurdu: "Ya Cibril, dünya, başka sığınağı olmayanlara bir sığınaktır. Malı da başka varlık bilmeyenlere bir varlıktır. Bu durumda, dünya ve dünya malına sahip olmaya can atanlar; ötesine akıl erdiremeyen kimselerdir."
Bunun üzerine Cibril şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ sana gerçeği söyletti ve onda sabit kıldı."
Rivayet ederler ki, İsâ'ya anda Allah Teâlâ ona şöyle vahyetti: "Ya İsa, bilmez misin, bir kimseye varlığımla tecelli ettim mi, dünyalık işler, ondan ayrılır, gider."
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: "Benim iki sevdiğim vardır. Onları seven Beni sevmiş, buğz eden de Bana buğz etmiş olur. O şeyler; fakr hali ve cihattır."
Bir gün İsa (a.s.), seyahat sırasında, abasına bürünüp yatan bir zata rastlar. Peygamber onu uyarır, şöyle der: "Ne yatarsın, kalk Allah'ı zikret."
Şu cevabı alır: "Benden ne beklersin. Ben dünyayı, dünya ehline bıraktım, bu kararım kati."
Bu cevap İsa Peygamberin hoşuna gider ve şöyle der: "O halde uyu, sen sevdiğim kimselerdensin."
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur: "Cennete baktım, içindekilerin çoğu fukara zümresi idi. Cehenneme baktım, onun da çoğunu zenginler doldurmuş gördüm."
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur: "Ey fukara zümresi, kalben, Allah'a rıza duyguları arz ediniz. Böyle yaparsanız, sevap üzerine zafer kazanmış olursunuz. Aksi halde çektiğiniz sıkıntı yanınıza kalır, bir sevap alamazsınız."
(El-Mürşidü'l-Emîn ilâ Mev'izeti'l-Mü'minîn'den...)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.