Yazımın başlığında "B" Planı olarak nitelediğim tasarı, sanmayın ki devletimize ait bir plan olsun! Bizim B planından kastımız; AB ve onun arkasındaki şer güçleri, ABD ve Hıristiyan Batı dünyasına ait "Şark Planı"dır. İşte bu imha planı gereğine istinaden uygulamaya konulan; ülkemizin şayet AB kapısında yaklaşık bir asır tutularak parçalanıp itlaf edilmesi bir şekilde dumura uğratılırsa, devreye sokulacak muhtemel olan alternatif tasarılardır.Farz edelim ki; merhum Atilla İlhan'ın "dip dalga" olarak tarif ettiği vatansever akım bir şekilde ipleri eline aldı ve atalarınca bırakılan emaneti korumakta kararlı olduğunu bütün dünyaya ilan etti. Buna bağlı olarak Türk'ü felakete götüren AB ve IMF ile yapılan bütün imha anlaşmalarını tanımadığını beyan etti.Bin yıldır Türk'ü Asya steplerine geri göndermeyi, hatta onu yeryüzünden silmeyi planlayan "Gnostik Hıristiyan inancı"nın fanatik ağa babalarınca tasarlanan, Müslüman Türk'e dönük imha planları bir anda rafa mı kalkacaktır yani? Yoksa yeni bir alternatif maske ile kamufle edilerek başka bir versiyonla arz-ı endam mı edecektir!Katiyetle belirteyim ki; bu ihtimali göz önüne alan Hıristiyan Emperyalist Sömürü düzeninin, hiçbir kural ve kaide tanımayan bu canavar kanla beslenen güçleri, kesinlikle bir B hatta C ve de D planlarını da yapmışlardır bile. Öyleyse vatanseverlerin "Vahşi Batı"nın bu alternatif B, C, D? planlarını deşifre etmek ve karşı tasarılar geliştirerek uygulamaya sokmak gibi bir görevleri de vardır.Görünen o ki; milli şuur ve buna bağlı olarak, milletçe bir milli uyanış yeniden başlamıştır. "Müzakere basını"nın dışında kalan, vatansever şairlerimiz, ediplerimiz, tarihçilerimiz, kısacası tehlikeyi görenlerimiz; gördükleri felakete giden yolu milletine göstermek yolunda seferber olmuşlardır. Bu milletçe silkinişin ve bir milli uyanışın başlangıcıdır. Şu anda uyku mahmurluğunu üzerinden atamayan vatanına, toprağına, bayrağına, imanına, töresine, tarihine, ülküsüne aşk derecesinde bağlı olan hiçbir değerle, hele hele de batının köhnemiş sapıklıklarının meydana getirdiği sözde "medeni dünya kriterleri"yle asla ve asla satın alınamayan "EY TÜRK GENÇLİ?İ" hitabında en veciz biçimiyle mevcudiyetinin temeli olan ifade ile tarif edilen bu nesil, görülecektir ki en kısa zamanda gaflet uykusundan uyanacaktır. Batının hariçte ve dahildeki işbirlikçilerinin verdiği ilaçla uyutulan bu aslan uyandığında!... İşte o zaman; o zaman siz onulmaz batılılaşma hastalığına düçar olanlar sizin haliniz neçe olacaktır? Bütün güvendiğiniz dağlara karlar mı yağacaktır? Mehmet Ferit'te, Artin Kemal'de, R. Halit Karay'da, Metropolis Hrisostomos'ta ve diğerlerinde böyle olmadı mı? Esas oğlanda ve pamuk oğlanda da bu son değişmeyecektir!Bir Türk için asıl olan kendi milletinin bekasıdır. Yöneten zevat-ı kebir öncelikle sadece ve sadece kendi milletinin çıkarları için mücadele etmekle mükellef olmak zorundadır. Bu açıdan inşallah başlayan bu milli uyanış neticesinde milletimiz bir bütün olarak var olan bütün değerleriyle birlikte, üniter yapısını koruyarak, bağımsız, kendi kararlarını alabilen, egemenliğini muhafaza ederek ilelebet, birinci Misaki Milli senedinde belirtilen sınırları dahilinde, mutlu, müreffeh ve onurlu şekilde mevcudiyetini idame ettirecektir.Düşman ne kadar zorlu olursa olsun, A, B, C, D? dahil ne kadar alternatif plan yaparsa yapsın; Müslüman TÜRKte bu iman, bu gönül zenginliği, bu kararlılık oldukça hüsrana uğraması kaçınılmaz sondur. Öyleyse gelin yeniden; "Ankara'yı Atatürk'ün başkenti" yapalım. Gelin IMF'ye, Dünya Bankasına, Hıristiyan Kiliseler Birliğine ve onların egemen güçleri emperyalist, kan emici, ABD ve AB'ye hayır diyelim. Sadece ve sadece kendimize ait olan iktisadi ve siyasi bağımsızlımıza götürecek kurtuluş reçetesi olan; "Milli Ekonomi Modeli"ni hayata geçirelim. Gelin bu haçlı güçlerinin işaret ettiklerini değil, kendimizin özgür iradesiyle seçeceğimiz gerçek vatanseverleri iktidara taşıyalım. Gelin biz; biz olalım! Öyleyse hep bir ağızdan haykıralım 10 Kasım'larda; "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE"!...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Bekaroğlu / diğer yazıları
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (48) / Yazı dizisi / 07.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (47) / Yazı dizisi / 06.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (46) / Yazı dizisi / 05.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (45) / Yazı dizisi / 04.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (44) / Yazı dizisi / 03.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (43) / Yazı dizisi / 02.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 01.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 28.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (41) / Yazı dizisi / 27.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (40) / Yazı dizisi / 26.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (47) / Yazı dizisi / 06.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (46) / Yazı dizisi / 05.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (45) / Yazı dizisi / 04.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (44) / Yazı dizisi / 03.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (43) / Yazı dizisi / 02.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 01.03.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (42) / Yazı dizisi / 28.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (41) / Yazı dizisi / 27.02.2006
- Yahudi fanatizmi ve İsrail (40) / Yazı dizisi / 26.02.2006