Kur’an-ı Kerimde Zariyat Suresi 56. Ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.”
İnsanlar gaflete düştüklerinden, kulluk görevlerini de ihmal etmektedirler. Gaflete düşmenin sebepleri arasında, çok yemek, çok uyumak, dolayısıyla az ibadet etmek bulunmaktadır. Bunlar biri birine zincir gibi bağlı sebeplerdir. Çok yiyen çok uyur, çok uyuyan az ibadet eder. Bu hal yaşam tarzına dönüşünce de kısa sürede hastalıklar baş göstermeye başlar.
Sadece ibadet değil, gece sağlıklı bir uyku için bile az yemek yiyerek midenin fesattan korunması lazımdır.
Az yemek, az uykuya vesile olur. Az uyuyan kimseler de gece namaz ve diğer ibadetlere zaman ayırır. Dolayısıyla Allah’ın rahmet deryasından bol bol rızıklanırlar.
Namazlarını ve diğer ibadetlerini aksatmadan gönül hoşluğuyla sünnet üzere uykuya geçenler, hayata kaldıkları yerden başlama halini de doğal olarak yakalama şansını elde ederler. Ve böylece sırlarla dolu olan seher vaktinde uyanıklık hâlini yakalamış olurlar.
Yıllar önce Prof. Dr. Haydar Baş Hocamıza sormuştum; “ibadet ediyoruz, lezzet alamıyoruz, gönlümüz gözümüz kupkuru. Gönül hoşluğunu, Allah için gözyaşı dökmeyi, hassas gönül yapısını nasıl elde ederiz” diye.
Cevabı seherle alakalı olmuştu;
“Seher vakti uyuyor musun? Bu hâl seherde uyanıklık ile alakalıdır. Sabah namazına kalkacaksın, sonra güneş doğuncaya ve işrak vaktine kadar geçecek zamanı uyanık olarak zikir ve tefekkürle geçireceksin. O zaman göreceksin ki gönlün huzur bulacak manevi birçok dertten de kurtulacaksın” demişti…
Gerçekten de söylenen bu hâli yakalamak için gayret ortaya koyanlar, bu nimetten de istifade edebilmektedirler. Yapabilene aşk olsun…
Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed(sav) de bir hadisi şeriflerinde seher vaktinde uyanıklık, zikir ve namazla alakalı şöyle buyurmuşlardır;
"Bir kimse sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekât (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur" (İhyâ, I 336)
Seher vaktinde uyanık olan ve Rabbine yalvaranlar, Kuran’da işaret edilmiştir;
“O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o el pençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür).” ( Al-i İmran Suresi: 17 )
Beden ve ruh sağlığımızı korumak, Allah’ın rızasına kavuşmak istiyorsak eğer; az yemeli, az uyumalı, çok ibadet etmeliyiz. Vesselam.
İnsanlar gaflete düştüklerinden, kulluk görevlerini de ihmal etmektedirler. Gaflete düşmenin sebepleri arasında, çok yemek, çok uyumak, dolayısıyla az ibadet etmek bulunmaktadır. Bunlar biri birine zincir gibi bağlı sebeplerdir. Çok yiyen çok uyur, çok uyuyan az ibadet eder. Bu hal yaşam tarzına dönüşünce de kısa sürede hastalıklar baş göstermeye başlar.
Sadece ibadet değil, gece sağlıklı bir uyku için bile az yemek yiyerek midenin fesattan korunması lazımdır.
Az yemek, az uykuya vesile olur. Az uyuyan kimseler de gece namaz ve diğer ibadetlere zaman ayırır. Dolayısıyla Allah’ın rahmet deryasından bol bol rızıklanırlar.
Namazlarını ve diğer ibadetlerini aksatmadan gönül hoşluğuyla sünnet üzere uykuya geçenler, hayata kaldıkları yerden başlama halini de doğal olarak yakalama şansını elde ederler. Ve böylece sırlarla dolu olan seher vaktinde uyanıklık hâlini yakalamış olurlar.
Yıllar önce Prof. Dr. Haydar Baş Hocamıza sormuştum; “ibadet ediyoruz, lezzet alamıyoruz, gönlümüz gözümüz kupkuru. Gönül hoşluğunu, Allah için gözyaşı dökmeyi, hassas gönül yapısını nasıl elde ederiz” diye.
Cevabı seherle alakalı olmuştu;
“Seher vakti uyuyor musun? Bu hâl seherde uyanıklık ile alakalıdır. Sabah namazına kalkacaksın, sonra güneş doğuncaya ve işrak vaktine kadar geçecek zamanı uyanık olarak zikir ve tefekkürle geçireceksin. O zaman göreceksin ki gönlün huzur bulacak manevi birçok dertten de kurtulacaksın” demişti…
Gerçekten de söylenen bu hâli yakalamak için gayret ortaya koyanlar, bu nimetten de istifade edebilmektedirler. Yapabilene aşk olsun…
Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed(sav) de bir hadisi şeriflerinde seher vaktinde uyanıklık, zikir ve namazla alakalı şöyle buyurmuşlardır;
"Bir kimse sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekât (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur" (İhyâ, I 336)
Seher vaktinde uyanık olan ve Rabbine yalvaranlar, Kuran’da işaret edilmiştir;
“O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o el pençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür).” ( Al-i İmran Suresi: 17 )
Beden ve ruh sağlığımızı korumak, Allah’ın rızasına kavuşmak istiyorsak eğer; az yemeli, az uyumalı, çok ibadet etmeliyiz. Vesselam.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025