Avrupa'ya değil ölüme gidiyorlar
Avrupa hayallerine ulaşabilmek için Yunanistan'a geçmek isteyen binlerce Suriyeli umut tacirlerinin kumpasına düşerek ölümle karşı karşıya geliyor. Umut tacirleri binlerce dolar alarak Avrupa'ya ulaştırma sözü verdikleri Suriyeli sığınmacıları sahte can y
12.09.2015 00:00:00
HABER MERKEZİÜlkelerindeki iç savaştan kaçarak Avrupa hayaliyle başta İzmir ve Bodrum olmak üzere Ege kentlerine gelen binlerce Suriyeli, umut tacirleri tarafından genelde kapasitesinin çok üzerinde botlarla karşı kıyıya geçmeye zorlanıyor. Botlarının patlaması ya da alabora olması halinde tek güvence olan can yelekleri konusunda yaşanan sahtecilik olayları ise sektörde üretim yapan firmaları harekete geçirdi. İzmir'deki fabrikasında 20 yıldır deniz ekipmanı üreterek 20 ülkeye ihracat yapan iş adamı Ali Karakurt, Suriyelilerin muhtaç durumunu kullanmak isteyen fırsatçıların, sahte ürünler sattığını belirlediklerini söyledi. Suriyelilerin yoğun olduğu Basmane çevresinde cep telefonu satıcısından konfeksiyoncuya kadar hemen her dükkanın can yeleği ve şambrel satışına başladığını anlatan Karakurt, polis ve zabıta operasyonlarına rağmen satışların devam ettiğini dile getirdi. Bazı ürünlerin üzerine kendi markalarının basıldığını gördüklerini belirten Karakurt, "Basmane'deki dükkanlarda tek tek sahte yelekleri aramaya başladık. Bizim ve birkaç uluslararası markanın logosunun basılı olduğu sahte yelekler satılıyor. Suriyeliler de bu ürünlerin gerçek olduğunu sanıp alıyor. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığına suç durusunda bulunduk" dedi. Ölüme davetiyeStandartlara uygun üretilen can yeleğinin, kaldırma kuvveti, modeli ve bedenine göre değiştiğini bildiren Karakurt, 50 nevtonlukların "kıyısal yelekler" olarak geçtiğini, yalnızca yüzmeye yardımcı olduğunu, açık denizler için ise 150 nevtonluk modellerin kullanılması gerektiğini ifade etti. Suriyelilerin en az 150 nevtonluk ürünlerden kullanması gerektiğini ancak bu ürünlerin fiyatının 90 liradan başladığını kaydeden Karakurt, seyyar tezgahlarda satılan birçok ürünün suya dayanıksız malzemeden yapıldığını, bunun da ölüme davetiye çıkardığını vurguladı. Karakurt, şöyle devam etti: "Kurallar '24 saat suda kaldığında su emmeyecek' der. Örneğin kullandığımız özel üretilen iplik yerine normal pamuk iplik kullanırsanız 24 saat içinde can yeleği komple açılır. Deniz suyuna dayanması mümkün değildir. Bu yeleklerin üzerinde retroreflektif bantların, özel bir düdüğün ve led ışığın bulunması, renginin sarı ile kırmızı arasındaki skalada olması ve bir dakika içinde hiçbir yardım almadan giyilebilmesi gerekir ama Suriyeli buna bakmıyor tabii. Ne bulduysa onu almaya çalışıyor. Bu bir insanlık dramı. Yapabileceğimiz bir şey de yok. Bizim onlara yapabileceğimiz en büyük iyilik standartlara uygun, doğru ve kaliteli ürün üretmek."Akdeniz mezar olduUluslararası Göçmen Organizasyonu'nun (IOM) istatistik rakamlarına göre 2014 yılında 3 binden fazla mülteci Akdeniz'i geçmeye çalışırken hayatını kaybetti. Bu rakam, 2015 yılının ilk yarısı için 2 binden fazla oldu. 2014 yılının sonunda, savaşlar, çatışmalar, işkence, zulüm, tecavüz gibi nedenlerle yerlerinden edilen ve mülteci durumuna düşen insanların sayısı 59 milyonu geçti. Bu da dünya nüfusu için her 122 kişiden birinin mülteci olduğu anlamına gelmekte. Avrupa'nın bu günlerde gerçek bir insanlık sınavından geçtiğini ifade eden Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Savaş Eğilmez, "Kıtaya gitmek isteyen mültecilere karşı, batılı devletlerin uyguladığı ve uygulayacağı politikalar, Avrupa'nın söylemleriyle, pratiğini karşılaştırmak için önemli bir fırsat olacaktır" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.