... Mustafa Kemal'in Fransızca'ya olan ilgisinde, özenmenin ötesinde bir sebep vardır. Köşkte cereyan eden bir hadise şöyledir:
Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak anlatıyor: "O akşam geniş ölçüde başka mevzularla birlikte dil üzerinde durduk. Bana sualler yöneltti, elimden geldiğince cevaplar verdim. Bir defasında da tahtaya kalkar mısınız, dedi. Bir de baktım ki tam benim arkamda kara tahta var. Sonradan öğrendim ki, bu kara tahta daima Atatürk'ün huzurunda bulunuyor. 'Lütfen yazar mısınız?' dedi. Tebeşir elimde dikkatle dinliyorum. Deniz, dedi yazdım. Su, dedi yazdım. Tuz, dedi yazdım. 'Bu üç kelimeden garp dillerinde kaç cümle yapılabilir bakalım' dedi. Ben başladım yazmaya Fransızca, Almanca, İngilizce ikişer cümle yapılabiliyor.
Atatürk, 'Gelelim Türkçe'ye... Bu üç kelimeden kaç cümle yapılabiliyor?' dedi. Hiç hayatımda böyle bir konuyla muhatap olmamıştım. Yazmaya başladım. Denizin suyu tuzludur. Baktım başkası da söylenebiliyor. Tuzludur suyu denizin. Denizin tuzludur suyu. Baktık Türkçe'de 6 cümle yapılabiliyor.
Atatürk, 'Şimdi enteresan güç bir soru daha. Bu durum Türkçe'nin hayrına mıdır, şerrine midir?' dedi. Bir an düşündüm. 'Efendim, bu altı cümlede esasen aynı şeyi söylüyor ama farklılıkları var. Küçük ayrılıkları var. Suyu denizin tuzludur dediğimiz zaman suyu ön plana alıyoruz, onun için bir dil zenginliği gibi gelir bana' dedim.
Atatürk, 'Evet, ama bunun büyük bir sakıncası var' deyince, büsbütün şaşırdım ve doğrusu cevap bulamadım ve bekledim kendisi cevap versin diye. Dedi ki: 'Dil, zenginliğini ne pahasına elde etmiştir? Türkçe'de kelimenin cümle içindeki yeri oynak kalmıştır' deyip bir suale daha geçti: 'Niçin milletlerarası anlaşmaların metni Fransızca yazılır, bir ihtilaf vukuunda Fransızca metin esas alınır?' diye sordu. İtiraf ederim ki, bunu hiç düşünmemiştim. 'Olsa olsa 19. yüzyılda Fransız hegemonyası, Fransızların kuvvetli bir devlet oluşu bunda hakim' dedim. Atatürk, 'Hayır, Fransız dilinin özelliğidir bunu yapan. Fransız dilinde kelimelerin cümle içinde yeri sağlamdır ve metindir. Öyle ki, aradan elli senelik bir süre geçtikten sonra dahi Fransızca metin okunduğu zaman değişik anlamlara gelmez. Bir anlaşmadan da bu beklenir' dedi." (Nazmi Kal, Atatürk'ten Duymadığınız Anılar, 2. Baskı, Ziraat Grup Matbaacılık, Ankara, 2016, s.177-178.)
(Devam edecek...)
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020