Üzerinde durulmadı yoğun gündem arasında kaynadı gitti!
Oysa haber çok ciddiydi.
Kaynağı Kuveyt'in Ümmet Partisi olan haberin özü şuydu; "Atatürk barajının suları Suriye üzerinden İsrail'e taşınacak."
Bu önemli iddianın ayrıntıları şöyledi; muhaliflerin kasım ayında (Bu toplantıda muhaliflerin liderliğine Hıristiyan George Sabra getirilmişti) ABD talimatıyla Katar'da yaptıkları yeniden yapılanma toplantısında gizli bir anlaşma imzalandı.
İddiaya göre gizli anlaşmaya, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da imza attı.
12 maddelik gizli anlaşmadan bazı madderler ise şöyleydi:
- Suriye Golan'dan sadece siyasi yollarla hak talep edebilir.
- Suriye'nin Rus ve Çin şirketleriyle şimdiye kadar imzaladığı tüm silah ve yeraltı zenginliklerinin araştırılması anlaşmaları iptal edilecek.
- Türkiye'nin Atatürk Barajı'ndan, Suriye üzerinden İsrail'e su ulaştırmasına müsaade edilecek.
- İran, Rusya ve Çin'le ilişkiler sınırlandırılacak, Filistin direniş hareketleriyle ilişkiler kesilecek.
- Suriye'de yeni kurulacak rejim, Liberal İslam yani ılımlı İslam (ABD'nin istediği gibi bir İslam) esaslarına uygun olacak.
- Bu anlaşma Esad yönetimi devrildiği andan itibaren geçerli olacak.
Anlaşmaya imza attığı iddia edilen Davutoğlu'ndan yada bakanlığından henüz bir açıklama gelmedi.
Buradan bir kez daha soruyoruz:
Ey Davutoğlu! Bir yandan Gazze'de gözyaşı dökerken diğer yandan Atatürk barajının sularının İsrail'e taşınmasına evet dediniz mi?
Bir yandan Gazze'de gözyaşı dökerken diğer yandan Suriye'nin Filistin direniş hareketleriyle ilişkisinin kesilmesine evet dediniz mi?
İsrail ile Suriye ittifakı
Birini dövmeye karar vermişseniz mutlaka bir bahane bulursunuz!
Bu kişiler arasındaki ilişkilerde de böyle uluslararası ilişkilerde de böyle.
İşte Suriye meselesi.
ABD ve müttefikleri Suriye'yi dövmeye karar vermiş bir kere, bahane mi bulamayacaklar!
Yeni bahaneleri "Esad'ın elinde kimyasal silah var" iddiası.
Bu yalan daha önce Irak'ta uygulanmış ve işgale bahane olmuştu.
Şimdi Suriye'ye de Irak taktiği uygulanıyor.
ABD, BM, NATO, AB, İsrail ve bunların kuyrukları ardı ardına "Suriye'de kimyasal silah var, gerekirse müdahale ederiz" tehditleri savuruyor.
İngiliz Times gazetesine göre ABD Suriye'ye müdahale için bir koalisyon kurdu.
Koalisyonda bakın kimler var; ABD,İngiltere İsrail, Türkiye ve Ürdün.
Böylesi bir koalisyonun adı batı dünyasında "Haçlı İttifakı."
İşin içine İsrail de girince bu oluyor Haçlı-Siyonist ittfakı.
Hedef ise çok açık; Müslümanlar.
Peki hedefinde müslüman bir ülke olan ittifakın içinde bizim Türkiye'nin ne işi var?
Bu soruyu Başbakan Erdoğan'a ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na sormak gerek!
Gelelim yeniden İngiliz Times gazetesinin haberine.
Ne diyordu haberde tekrar edelim; "ABD Suriye'ye müdahale amacıyla İngiltere, İsrail ve Türkiye'nin de içinde yer aldığı bir koalisyon kurdu."
Türkiye ile İsrail aynı koalisyonda, kime karşı müslümana karşı!
Hani bizim her fırsatta İsrail'e çakan başbakanımız varya, bakalım bu habere ne diyecek. Acaba İsrail ile omuz omuza verip Suriye operasyonuna katılacak mı?
Bu noktada insanın aklına patriotlar geliyor. Bilginiz gibi NATO Türkiye'nin talebini düşündüren bir hızla kabul etti ve füzelerin Türkiye'ye yerleştirilmesine onay verdi. (Daha önce Türkiye'nin bu yöndeki talepleri ciddiye alınmamıştı).
NATO demek ABD demek!
Acaba patriotlar Türkiye'ye ABD'nin bu planı kapsamında mı yerleştiriliyor?
Oysa haber çok ciddiydi.
Kaynağı Kuveyt'in Ümmet Partisi olan haberin özü şuydu; "Atatürk barajının suları Suriye üzerinden İsrail'e taşınacak."
Bu önemli iddianın ayrıntıları şöyledi; muhaliflerin kasım ayında (Bu toplantıda muhaliflerin liderliğine Hıristiyan George Sabra getirilmişti) ABD talimatıyla Katar'da yaptıkları yeniden yapılanma toplantısında gizli bir anlaşma imzalandı.
İddiaya göre gizli anlaşmaya, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da imza attı.
12 maddelik gizli anlaşmadan bazı madderler ise şöyleydi:
- Suriye Golan'dan sadece siyasi yollarla hak talep edebilir.
- Suriye'nin Rus ve Çin şirketleriyle şimdiye kadar imzaladığı tüm silah ve yeraltı zenginliklerinin araştırılması anlaşmaları iptal edilecek.
- Türkiye'nin Atatürk Barajı'ndan, Suriye üzerinden İsrail'e su ulaştırmasına müsaade edilecek.
- İran, Rusya ve Çin'le ilişkiler sınırlandırılacak, Filistin direniş hareketleriyle ilişkiler kesilecek.
- Suriye'de yeni kurulacak rejim, Liberal İslam yani ılımlı İslam (ABD'nin istediği gibi bir İslam) esaslarına uygun olacak.
- Bu anlaşma Esad yönetimi devrildiği andan itibaren geçerli olacak.
Anlaşmaya imza attığı iddia edilen Davutoğlu'ndan yada bakanlığından henüz bir açıklama gelmedi.
Buradan bir kez daha soruyoruz:
Ey Davutoğlu! Bir yandan Gazze'de gözyaşı dökerken diğer yandan Atatürk barajının sularının İsrail'e taşınmasına evet dediniz mi?
Bir yandan Gazze'de gözyaşı dökerken diğer yandan Suriye'nin Filistin direniş hareketleriyle ilişkisinin kesilmesine evet dediniz mi?
İsrail ile Suriye ittifakı
Birini dövmeye karar vermişseniz mutlaka bir bahane bulursunuz!
Bu kişiler arasındaki ilişkilerde de böyle uluslararası ilişkilerde de böyle.
İşte Suriye meselesi.
ABD ve müttefikleri Suriye'yi dövmeye karar vermiş bir kere, bahane mi bulamayacaklar!
Yeni bahaneleri "Esad'ın elinde kimyasal silah var" iddiası.
Bu yalan daha önce Irak'ta uygulanmış ve işgale bahane olmuştu.
Şimdi Suriye'ye de Irak taktiği uygulanıyor.
ABD, BM, NATO, AB, İsrail ve bunların kuyrukları ardı ardına "Suriye'de kimyasal silah var, gerekirse müdahale ederiz" tehditleri savuruyor.
İngiliz Times gazetesine göre ABD Suriye'ye müdahale için bir koalisyon kurdu.
Koalisyonda bakın kimler var; ABD,İngiltere İsrail, Türkiye ve Ürdün.
Böylesi bir koalisyonun adı batı dünyasında "Haçlı İttifakı."
İşin içine İsrail de girince bu oluyor Haçlı-Siyonist ittfakı.
Hedef ise çok açık; Müslümanlar.
Peki hedefinde müslüman bir ülke olan ittifakın içinde bizim Türkiye'nin ne işi var?
Bu soruyu Başbakan Erdoğan'a ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na sormak gerek!
Gelelim yeniden İngiliz Times gazetesinin haberine.
Ne diyordu haberde tekrar edelim; "ABD Suriye'ye müdahale amacıyla İngiltere, İsrail ve Türkiye'nin de içinde yer aldığı bir koalisyon kurdu."
Türkiye ile İsrail aynı koalisyonda, kime karşı müslümana karşı!
Hani bizim her fırsatta İsrail'e çakan başbakanımız varya, bakalım bu habere ne diyecek. Acaba İsrail ile omuz omuza verip Suriye operasyonuna katılacak mı?
Bu noktada insanın aklına patriotlar geliyor. Bilginiz gibi NATO Türkiye'nin talebini düşündüren bir hızla kabul etti ve füzelerin Türkiye'ye yerleştirilmesine onay verdi. (Daha önce Türkiye'nin bu yöndeki talepleri ciddiye alınmamıştı).
NATO demek ABD demek!
Acaba patriotlar Türkiye'ye ABD'nin bu planı kapsamında mı yerleştiriliyor?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
- Teröriste kravat taktırınca! / 01.03.2025
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024