Asıl sorgulamanın Allah katındaki sorgulama olduğunu ve bu konuda "hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmemizin", geride kalan hayatımızı doğru ölçüler etrafında şekillendirebilmek açısından önem arz ettiğinden bahsetmiştik? Dünya hayatının belli bir düzen içinde geçebilmesi ve neticesinde de Allah'ın rızasına kavuşulmasının önündeki engellere takıldığımız takdirde de ziyana uğrayacağımız Kur'an-ı Kerim'de haber verilmiştir; "Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan meşgul edip alıkoymasın. Kim böyle yaparsa yani dünya ve şeytan kimi Allah'a ibadet ve itaatten alıkoyarsa ziyana uğrayanlar onlardır. Birinize ölüm gelip de: 'Rabbim ne olur beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!' demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan hemen şimdi O'nun yolunda harcayın. Ama ölüm vakti geldiği zaman hiçbir kimseye mühlet tanımaz. Allah tüm yaptıklarınızı tam olarak bilir." (Münafikûn:9-11)
***
Verilen mühlet bitmeden, ölüm gelip çatmadan; istenilenleri yerine getirmekten başka çaremiz yoktur. Sonradan pişman olmanın çaresi de yoktur."Ölümden sonraki hayata inanmamakta diretip, kendi kendilerini aldatanlardan herhangi birisine, ölüm gelip çatınca: "Ey Rabbim beni hayata geri döndür ki, terk ettiğim dünyada belki yararlı bir iş yaparım." Hayır, bu onun söylediği boş ve anlamsız bir sözden ibarettir. Çünkü dünyayı terk etmiş olanların ardında, yeniden diriltilecekleri güne kadar aşılması imkansız bir engel vardır. Ve kıyamet günü sûra üfürüldüğü zaman, ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır, ne de birbirlerine olup biten hakkında soru sorabileceklerdir. Ve o gün iyi eylem ve davranışları tartıda ağır gelen kimseler, işte kurtuluşa erişecek olanlar bunlardır. Ve kimin de iyilikleri hafif gelirse, işte cehennemde ebedi kalmak üzere, kendi kendilerine yazık edenler de bunlardır. Ateş onların yüzlerini yalayarak yakar da, ateşin içinde yüz etleri sıyrılmış olarak sırıtan dişleriyle kalıverirler. Ve Allah onlara: siz değil miydiniz size ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar..." (Mü'minûn:99-105)
***
İnsanlar genellikle öldükten sonra onları bekleyenleri çok ciddiye almamaktadırlar. Hayatı sadece dünyadan ibaret sananlar çoktur. Ya da öldükten sonraki hayatı ciddiye alanlar azdır. Yaşanan hayatta karşılaşılanlar bunu teyit etmektedir. Halbuki Kur'an her şeyi en ince ayrıntısına varıncaya kadar haber vermiştir;"Allah inkarcılara, yeryüzünde kaç yıl kaldınız ? diye sorar. Onlar da orada bir gün veya bir günden daha az. Bunu zamanı sayanlara ve bilenlere sor diyecekler. Bunun üzerine Allah: orada sadece az bir süre kaldınız. Keşke bunu bir bilseydiniz, dünyaya sarılıp kalmazdınız. Sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülemeyeceğinizi mi sandınız?" (Mü'minûn:112-115)(devam edecek)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025