Emekli Büyükelçi Gündüz Aktan, ABD'de Temsilciler Meclisi'ne sunulan Ermeni soykırım karar tasarısını ele alarak, 'Bu iş bitsin' diyor Ermeni soykırım karar tasarısı Temsilciler Meclisi'ne sunuldu. Bu kez kabul edilmesi bekleniyor. Kongre kararlarının hukuken bağlayıcı olmaması, bu kararın Türkiye için taşıdığı sembolik önemi azaltmıyor. 2005 Eylül ayında tüm dış politika kurumlarının katılımıyla Vaşington'da yapılan bir toplantıda, Amerika eğer 1915 olaylarının soykırım olduğuna inanıyorsa, Başkan Bush'un 24 Nisan mesajlarında soykırımı dolaylı biçimde tanımlamaktan vazgeçmesini ve açıkça soykırım sözcüğünü kullanmasını; Kongre'nin de soykırım kararı almasını; sonra iki dost ve müttefik ülke olarak hukuk yoluna gitmemizi; aksi halde ilişkilerimizi yıllardır zehirleyen bu sorunun bundan sonra vereceği zararın çok ağır olabileceğini söyledim. Muhataplarım, belki de hazır olmadıklarından, sessiz kalmayı tercih ettiler. Ermeni soykırımı iddialarının Amerika ile ilişkilerimizde yarattığı sorun, sanıldığının aksine Kongre'nin değil, yönetimlerin kusurundan kaynaklanıyor. Amerikan başkanları bugüne kadar 1915 olaylarının soykırım olduğunu, soykırım sözcüğünü kullanmadan ifade ettiler. Bu durumda, politikanın her ülkeden daha fazla yerel olduğu Amerika'da, etnik Ermeni seçmenin etkisiyle, Kongre'nin soykırım kelimesini kullanmayı istemesini yadırgamamak gerekir. I. Dünya Savaşı'nda işgalci güç olan, dolayısıyla tüm gerçekleri bilen İngiliz hükümetleri, her yıl Lordlar Kamarası'nda, 1948 sözleşmesine göre 1915 olaylarının soykırım olmadığını açıkça belirtiyor. Amerikan başkanlarıysa bunu yapmıyor, yapamıyor. Yönetim, Temsilciler Meclisi'ndeki tasarının kabulünü önlemek için, Türkiye'nin büyük stratejik öneme sahip bir müttefik olduğu ve karar çıkarsa ilişkilerimizin bozulacağı tezini kullanıyor. Bu, aslında bizi savunmak değil, mahkûm etmek anlamına geliyor. Oysa yönetimin karar tasarısındaki yanlışları Kongre'ye göstermesi çok daha yararlı olabilir. Dünyanın en büyük gücünün yasama kurumunun bu pespaye metni kabul etmesinin bizde yaratacağı adaletsizlik duygusu da böylece önlenir. Tasarıda Harbord raporundan eksik alıntı yapılmasına, Morgenthau'nun kitabının değersizliğine, Lemkin'in Ermeni soykırımı iddiasının altında yatan soykırım tanımının sözleşmede yer almadığına değinmeyelim. Belgeler aksini söylüyorBu karar tasarısı, Amerikan arşivlerine atfen, 1915-23 arasında (Neden 1923?) Osmanlıdaki 2 milyon Ermeni'den 1.5 milyonunun soykırıma uğradığını söylüyor. Osmanlıda Ermeni nüfusun 2 milyon olduğunu gösteren bir Amerikan arşiv belgesi bulunduğunu sanmıyorum. Buna mukabil 5 Mayıs 1961'de açılan Kasım 1922 tarihli bir Amerikan arşiv belgesi, savaş sonunda Osmanlı'dan göç eden 817.873 Ermeni'ye ilaveten, 281.000 Ermeni'nin İstanbul ve Anadolu'da yaşadığını ve 95.000 Ermeni'nin de Müslüman olduğunu ortaya koyuyor. Yani 'kurtulan' Ermeni toplamı yarım milyon değil, neredeyse 1.2 milyon. Yönetim neden bu gerçeği Kongre'ye söylemiyor? BM Genel Kurulu'nun soykırım konusunda aldığı ilk karar olan 96 (1) ile 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi'nde Ermeni soykırımının kabul edildiği yalanının karar tasarısında yer alması yönetimi hiç rahatsız etmiyor mu? Karar tasarısında, 1985 Ağustos ayında BM insan hakları alt komisyonunun aldığı kararla Ermeni soykırımını tanıdığı ileri sürülüyor. Amerika Dışişleri'nde bu kararın metni, kararın alt komisyon tarafından kabul edilmediği için komisyona havale edilmediğine ilişkin müzakere tutanakları yoksa, ben bile şahsi arşivimden sağlayabilirim. Bir de Ermeni soykırımının sorumluları cezalandırılmadığı için Yahudi soykırımının vuku bulduğu tezi var ki ne desek bilemiyorum. Yahudi soykırımının cezalandırılması Bosna-Hersek ve Ruanda soykırımlarının Batı tarafından seyredilmesini engelledi mi? Tabii bir soru daha var: 1915-17 arasında ölen ve öldürülen Türklere ilişkin istatistikler neden Kongre'nin karar tasarısında yer almıyor? Yoksa Türkler insandan sayılmıyor mu? Bu karar kabul edildiği anda Amerika'yı hukuk yoluna davet edeceğimizi şimdiden açıkça ilan etmeliyiz. Artık bu rezalet bitmeli.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.