‘Ârifler su gibidir’
Hacı Bektaş Veli hazretleri buyurdu ki: “Ariflerin aslı sudandır ve bunlar marifet taifesidir. Suyun, hem kendisi temizdir, hem de temizleyicidir. Bu sebeple arif de hem temiz olmalı, hem de temizleyici. Temiz su herhangi bir kaba girerse o kap su gibi te
23.05.2013 00:00:00
Hac Bektaş Veli Hazretleri Makalat'ında buyurdu ki:
"Bu, dünyalık biriktirenler türlü türlü azaplardan nasıl kurtulacaklardır? Nitekim Resul Aleyhis's–selâm buyurmuştur: 'Bu dünya, bir derin denizdir; insanların çoğu onun içinde boğulmuşlardır.'
Zâhidlerin ibâdetleri; gece gündüz Allah'ı zikretmek, besmeleyi her işte yâd etmek, korku ve ümit içinde olmak ve arzuları dünyada âhiret için yararlı işler yapmaktır. Hâlleri de ilm–i ledüne (gayb ilmi) ermektendir ve kendi bilgilerinden memnun kalmışlardır. Nerden gelip nereye gittiklerini bilmezler. Eriştikleri her mertebeye kendi gayretleri ile gelmişlerdir. Bunların bölüğü de hemen bu kadardır.
İnsanlardan bir bölüğün adına da 'arif' denir. Bunların aslı sudandır ve bunlar marifet taifesidir. Suyun, hem kendisi temizdir, hem de temizleyicidir. Bu sebeple arif de hem temiz olmalı, hem de temizleyici.
Arifler katında her sözün üç yüzü önü ve bir arkası vardır. Manâ ehli katında ise (her sözün) yetmiş iki yüzü ve bir ardı vardır. Ayrıklar, câhiller bilmediklerinden kelimenin ardını söylerler de kendilerini ateşe atarlar. Fakat arifler her kelimenin yüzünü söylerler de ateşten kurtulurlar.
Şimdi, su temizdir sonra, temiz su herhangi bir kaba girerse o kap suya döner su (gibi temizlenir). Aynı zamanda kendinden başka şey kalmaz (birikmez) ve rengi de belli olur. Pisliği dışarda bırakır (mikrobu temizler).
Ariflerin arılığı zahirdir; tekrar aslına erer, birikir. Arifler katında şirk murdardır (pistir); onu içlerinde bırakmaz, dışarı atarlar. Kendileri arıdırlar ve başkalarını da arıtırlar.
Öyleyse, şöyle bilmek gerekir ki kendisini arıtmayan başkalarını da arıtamaz."
"Bu, dünyalık biriktirenler türlü türlü azaplardan nasıl kurtulacaklardır? Nitekim Resul Aleyhis's–selâm buyurmuştur: 'Bu dünya, bir derin denizdir; insanların çoğu onun içinde boğulmuşlardır.'
Zâhidlerin ibâdetleri; gece gündüz Allah'ı zikretmek, besmeleyi her işte yâd etmek, korku ve ümit içinde olmak ve arzuları dünyada âhiret için yararlı işler yapmaktır. Hâlleri de ilm–i ledüne (gayb ilmi) ermektendir ve kendi bilgilerinden memnun kalmışlardır. Nerden gelip nereye gittiklerini bilmezler. Eriştikleri her mertebeye kendi gayretleri ile gelmişlerdir. Bunların bölüğü de hemen bu kadardır.
İnsanlardan bir bölüğün adına da 'arif' denir. Bunların aslı sudandır ve bunlar marifet taifesidir. Suyun, hem kendisi temizdir, hem de temizleyicidir. Bu sebeple arif de hem temiz olmalı, hem de temizleyici.
Arifler katında her sözün üç yüzü önü ve bir arkası vardır. Manâ ehli katında ise (her sözün) yetmiş iki yüzü ve bir ardı vardır. Ayrıklar, câhiller bilmediklerinden kelimenin ardını söylerler de kendilerini ateşe atarlar. Fakat arifler her kelimenin yüzünü söylerler de ateşten kurtulurlar.
Şimdi, su temizdir sonra, temiz su herhangi bir kaba girerse o kap suya döner su (gibi temizlenir). Aynı zamanda kendinden başka şey kalmaz (birikmez) ve rengi de belli olur. Pisliği dışarda bırakır (mikrobu temizler).
Ariflerin arılığı zahirdir; tekrar aslına erer, birikir. Arifler katında şirk murdardır (pistir); onu içlerinde bırakmaz, dışarı atarlar. Kendileri arıdırlar ve başkalarını da arıtırlar.
Öyleyse, şöyle bilmek gerekir ki kendisini arıtmayan başkalarını da arıtamaz."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.