Gerek seçim gerekse de seçim sonrasında AKP balonuna nefes üfleyenlerin içerden ve dışardan çıkar çevrelerinin olduğunu bunda da kartel medyanın etkili olduğunu yazmıştık. Bu tespiti sadece biz değil aklı izanı olan hemen herkes seslendirmişti. Ortaya çıkan balonun büyüklüğü bu sefer nefes üfleyenleri bile rahatsız etmeye başladı.Neden mi?Ellerinde; "yaptırmıyorlar" diyecek bahanelerinin kalmamasından, başarısızlıklarına kalkan oluşturacak, hatalarını kamufle edecek bir muhalefetin bile olmamasından korkulmaya başlanılmıştır. Balonun büyüklüğünden şikayet edenler arasında Abdullatif Şener de bulunmaktadır.Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi ve Ankara Temsilcisi Metin Özkan'ı makamında kabul eden Şener, Türk medyasının durumunu tehlikeli bulduğunu belirterek şunları söyledi:"Seçimin en yoğun yaşandığı dönemde bile manşetlerde ilginç başlıklar atıldı. Dünyanın hiç bir yerinde böyle medya desteği sağlanmamıştır. Bu nasıl bir destek? Hiçbir dönemde medya iktidar partisini bu kadar desteklememiştir. Bu, hem iktidar için, hem de Türkiye için zararlıdır."Ekonomide iyi tablolar bulunmasına rağmen cari açık tehlikesinin büyük tehdit olduğunu söyleyen Şener; "ihracatın artmasına rağmen ithalatın da arttığını ve ithalat ile ihracat arasındaki makasın da açıldığını" da belirtti.***Kim takar cari açığı, devletin borçlarını, satılan kurumları, toprakları, varsa yoksa "günü kurtarmak" Peki bu kadar destek veren yerli yabancı kurum kuruluş medya; desteği vatan millet Sakarya niyetiyle mi verildi sanıyorsunuz? Asla! Her destek veren kendi menfaatleri uğruna bu tavırları sergilediler. Bu davranışlarının karşılığını almak için şimdiden sıraya girdi bile (!) Eee, "nimet külfetsiz olmaz" Destek külfetine katlananlar, nimet paylaşımı için tabii ki isteklerde bulunacaktır. Söz verenlerde vaatlerini yerine getirecekler tabi ki..! Haliyle, AKP kendine destek verenlerin emeklerini karşılıksız bırakmayacaktır. Başbakan vekillere; "iş takibi yapmayın" demesine rağmen, ağalar paşalar gibi iş takipleri yapılacaktır. Özellikle belediyeler vaatleri karşılamakla uğraşacaktır. Yabancısından yerlisine, dinlisinden dinsizine, Hıristiyanından, Musevisine vakıflar, cemaatler ne buyururlar efendim? Okul arazisi mi? Vakıf arazisi mi? Yurt arazisi mi? Boğaza nazır mı olsun, deniz görsün mü? Yoksa şöyle sote bir yerde mi olsun, lütfen beğenin efendim, nasılsa satıyoruz biz bunları, siz de istifade edin bu vatanın nimetlerinden (!) Desteklerinize karşılık lütfen kabul buyurun..! Rüşvet mi? Aman efendim rüşvet haram. Bu bir hediye mukabilindedir. Emeğinize karşılık..! ***Verin efendim verin, tohumuna para mı saydınız? Bedel ödeyenler nasılsa toprağın bağrında yatmaktadır. Kimsenin de bir şey deme hakkı zaten yok. Başarının oranı belli?Siz yola devam edin lütfen hiç durmadan (!) Demokrasinin gereği buymuş; çoğunluğun azınlığa tahakkümü, haklılık değil esas olan (!)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025