12 Mart 1921'de ilk Mecliste ittifakla Milli Marş olarak kabul edilen ve iki kez ayakta dinlenip alkışlanan İstiklal Marşımız seksen altı yıldan beri elimizdedir. Seksenaltı yıldır bu ülkenin okullarında okuyan yeni nesiller; ilk iki kıtayı daha birinci sınıftan itibaren ezberliyor ve hayatı boyunca da çocuklarına okutuyor.Kaç kuşaktır İstiklal Marşı ile büyüyen nesillerimizin, bu şiirde verilmek istenen mesajı yeterince aldığını söylemek ne yazık ki mümkün değildir.Akif'i anlasaydık ve yeterince dinleseydik, bu gün içinde bulunduğumuz bir çok sıkıntıları, içimizi acıtan problemlerin bir çoğunu yaşamıyor olacaktık.Akif:"Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, "Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı"
Deyip, sıkı sıkıya tenbihatta bulunduğu halde, Akif'i en çok okuduğunu, şiirleri ile en çok haşir-neşir olduğunu tahmin ettiğimiz bir kadronun devri iktidarında, bu tenbihlerin tamamen zıddı yapılmış ve Akif'in kemikleri sızlatılmıştır.Akif, bizzat yaşayarak, yakınlarını, akrabalarını, arkadaşlarını, canı gibi sevdiği diyarları, tarif ettiği canavarın kanlı pençesinde can çekişirken görmüş, dişlerinden sızan kanlara şahit olmuş ve sonraki nesillere feryad ederek bu canavarı tanıtmaya çalışmış. Fakat, Akif'in şiirlerini okuyarak kitleleri coşturan ve oy toplayan bu kadro, devletin yönünü bu canavara doğru çevirmiş, bu tek dişli canavara taze kurbanlar sunmak için seferber olmuştur.Akif'in şiirleri ile kitleleri coşturup oy toplayan ve iktidarı ele geçiren bu kadro:"Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme tanıDüşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.Sen şehit oğlusun incitme, yazıktır, atanı:Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı"Mısralarının tamamının tersini yapmış, toprak gözü ile bakmamışlar, sadece paraya tebdil edilecek bir meta gözü ile bakmışlar, babalar gibi satmış savmışlar. Vatan toprağını babalar gibi satan bir zihniyetin, toprağın altındaki kefensiz yatanları aklına getireceğini düşünmek de herhalde akılsızlık olur.Ataların, ninelerin kemiklerini sızlatarak, karşılığında ne aldıklarını da açıklamadan maalesef bu cennet vatanı gavur parasına satmışlardır.Akif'i anlasaydık,dinleseydik, sadece İstiklal Marşımızdaki tenbihatlara kulak kabartsaydık, buradaki uyarıları hiçe sayan buy kadro hiç olmazsa ikinci defa iktidar koltuğuna oturamaz ve tahribatını sürdüremezdi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025