Muharrem ayının ilk on günü Kerbela hadisesi ve İmam Hüseyin hakkında yazılara ağırlık verdiğimiz için kamuoyunda gelişen olaylar hakkındaki fikirlerimizi daha sonra sizlerle paylaşacağımızı belirtmiştik. Umarız ki Kerbela vahşetinden ve İmam Hüseyin (a.s.)'ın duruşundan gerekli dersler çıkartılmıştır. Bu arada yaşanan olaylardan öne çıkanlardan başlayalım dilerseniz. Sayın Başbakan, erkek ve kız öğrencilerin bazı yurt ya da evlerde aynı odaları paylaştığından duydukları rahatsızlıktan bahsederek bu konuda gerekli adımların atılacağı hakkında bir söz sarf etti.Başbakan'ın bu sözünü emir telakki eden kraldan fazla kralcı valiler, görevliler çıktı. Başbakan'ın talimatıyla İktidar, kız ve erkek öğrencilerin aynı evde kalmalarına karşı bazı adımlar atmaya başladı. Bu konuda herkes kendince bir şeyler yazdı, bir şeyler konuştu. Ben bu makalemde farklı bir noktaya değinmek istiyorum. Bazı bakanlar ve vekiller Başbakan'a destek verdiler. İktidar milletvekillerinden biri de sanki TRT ve RTÜK muhalefetin elindeymiş gibi: "Dizilerle Türkiye'ye bir hayat tarzı sunulmaya çalışıldı." Diyerek Başbakan'a destek çıktı. Bir milletin dizlerle mahvedildiğini, yıllar önce Bağımsız Türkiye Partisinin değerli kadroları haber vermişti hâlbuki. BTP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi 30 Nisan 2007 Pazartesi günü Meltem TV'de yayınlanan Haftanın Sohbeti programında; TV ekranlarından bir milletin nasıl yönlendirilerek kendi değerlerinden koparıldığını dile getirirken çarpıcı tespitlerde bulunmuştu:"Milletimiz televizyon ekranlarında türlü türlü oyunlarla başkalarının istekleri doğrultuda düşünmeye teşvik edilmektedir. Sanki ülkemizde bir "dizi üniversitesi" kurulmuş, her bir televizyon kanalı ayrı bir "dizi fakültesi" olmuş milletimize bu kanallardan diziler yoluyla birileri istedikleri kültürü, istedikleri düşünceyi kabul ettirmeye çalışmaktadır." Sayın Başbakan ve destekçilerine deriz ki; "Bunlar, atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra konuşulan konulardır." Beyler cin şişeden çıktı. Girmek için can attığınız AB ve batılı sözde müttefiklerinizin talimatlarıyla aile kurumunu yok etmek için yapılması gereken ne varsa yapılmadı mı? Buna da siz sebep olmadınız mı? Bunun vebalinden de asla kurtulamayacaksınız. Allah size öyle şeyler nasip etti ki; yedi ceddinizi bile vebal altına koyacak kötü işlere imza attınız. Koskoca bir milletin milli ve dini bütünlüğünü mahvettiniz. Şimdi de pişmanlık rolü oynuyorsunuz; boşuna!Size bir hadisi şerifi hatırlatarak konumuzu noktalayalım: "Kim İslâm'da güzel bir çığır açarsa ona bunun ve bununla amel edenlerin ecri kadar sevap vardır. Hiçbirinin sevabı da noksanlaşmaz. Kim de İslâm namına kötü bir çığır açarsa, hiçbirinin günahı eksilmeden, bu çığırı açan üzerine, hem yaptığı günah, hem de onunla amel edenlerin günahı yazılır. "(Riyâzu's-Salihîn, 19, bab. 172. hadis, s. 158 Müslim'den).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025