işsizlik arttı...İflaslar patladı...İhracat tükendi...Alım gücü düştü...Üretim yok denecek seviyelere indi...Tüketim baştan tükendi...Borçlar dağları aştı...Kriz Türkiye'yi tam ortadan vurdu...Bütün bunlar söylendiğinde krizin bizi teğet geçeceğini duyduk sık sık bizzat Başbakan'ın ağzından.Demek teğet geçmek böyleymiş.Türkiye neredeyse bir asırdır görülmemiş bir şekilde küçülmesi yaşaması teğet geçmekmiş.Yukarıda ifade edilen gerçeklere bir şekilde kılıf bulabildi hükümet.Ya da bulduğunu sandı...Düşünmeye fazla zaman ayırmayan milletimizi kandırmakta zorlanmadı bu şekilde.Ama şimdi öyle bir küçülme rakamı açıkladı ki Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), buna bu konuda epeyce maharetli AKP hükümetinin bile kılıf bulması mümkün değil.Türkiye 1945 yılında gördüğü yüzde 15.3'lük küçülmeden sonraki en yüksek küçülmeyi AKP'li dönemde yakalamış oldu. 45'li yıllardaki küçülme İkinci Dünya Savaşı'ndan sert bir şekilde etkilenmiş olan Türkiye'de yaşanmıştı. Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve 1929 dünya ekonomik krizinde genç Türkiye Cumhuriyeti bugün olduğu kadar küçülme yaşamamıştı.Savaşlar görmüş, bir taraftan düşmanı denize dökerken bile görmediği yüzde 13,8 küçülme oranını Türkiye'ye AKP hediye etmiş oldu. 'Krizin dibi göründü' diyenler, 'tünelin ucunda ışık var' diyenler bakalım şimdi ne diyecekler. Daha durun!Krizin asıl etkilerini hissetmeye yeni başlıyoruz maalesef.Bu küçülme oranı ocak-şubat-mart döneminin verileri. Açıklandığında ikinci çeyrek verileri daha iyi olmayacak emin olun. Çünkü ülkenin tablosunu olumluya çevirmek için kılını kıpırdatmadı hükümet krizin başlangıcından bugüne geçen sürede. Bu tabloya şaşırmıyor olmam bundan. Bütün dünya ülkeleri krizle mücadele ederken 'tüketimi destekleyerek' Milli Ekonomi Modeli'nden istifade ederken yanı başındaki dünya çapındaki modelden istifade etmeyen AKP hükümetinin bundan daha iyi bir noktaya ülkeyi getirmesi zaten mümkün değildi. 'Zararın neresinden dönersek kardır' demiş atalarımız. Bundan dolayı gelin inat etmeyin ve Milli Ekonomi Modeli'ni hayata geçirmeye 'evet' deyin.Aksi takdirde tünelin ucunda ışık yok...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024




























































































