Daha önceki yıllarda orta yaştaki bireylerde rastlanan kalp-damar hastalıklarının görülme yaşı bugün yirmili yaşlara kadar düştü. Bunun en büyük nedeni kötü beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteden uzak bir yaşam... Türkiye'de son 10 yıl içerisinde 100 bin erkekten 800'ü ve 100 bin kadından 470'i kalp-damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Türkiye bu sayı ile dünyanın ilk sıralarında yer alıyor. Kafeinli içeceklerin aşırı tüketimi, aşırı şekerli ve yağlı yiyecekler kötü beslenme alışkanlıklarının başında yer alıyor.
Kafeinin çocuklara etkisi
Kafeinin çocuklar ve yetişkinler üzerindeki etkileri de benzer. Kafeinin çocuklar üzerindeki en belirgin etkisi uykuya geçmelerini zorlaştırması. İçinde kafein bulunan yiyecekleri ya da içecekleri tüketen çocuklar zor uyur. Çocuklar kafeine karşı yetişkinlerden çok daha fazla duyarlıdır. Bunun yanı sıra kafein aşırı idrara çıkmaya neden olur. Vücutta aşırı su kaybı meydana gelir. Uzun süreli ve aşırı su kaybı, vücudun susuz kalmasına neden olabilir.
Kola çocuklara yarar mı?
Yapılan araştırmalar kafeinin kalsiyum, magnezyum, potasyum ve sodyum atımını da artırdığını gösteriyor. Aynı zamanda, çocukların kafeinli içeceklere (kolalı içecekler) olan eğilimi, onların süt gibi kalsiyum içeren içeceklere olan isteğini azaltmakta ve günlük kalsiyum alımının yetersiz olmasına neden olabilmekte. Çocuklar kafeini, kola ve diğer sodalı içeceklerden alırlar. Ayrıca bu tür içecekler şeker açısından son derece zengin olmalarına karşın, hiçbir yararlı besin öğesi içermezler. Kafein çikolata, kahve ve çayda da bulunur. Bazı ebeveynler, gazlı olan kolalı içecekler yerine buzlu çay dediğimiz (ice-tea) içeceklerin daha iyi bir seçenek olduğunu düşünürler. Oysa buzlu çay tarzındaki içeceklerde de, en az kolalı içecekler kadar kafein ve şeker ihtiva eder.
Aşırı şekerli besinlerin zararları
Kafeinli içeceklerin neden olduğu en büyük sorunlardan biri de içerdikleri şekerdir. Yapılan çalışmalar sonucunda, beş yaşlarındaki bir çocuğun günlük olarak en fazla altı silme yemek kaşığı şeker alması önerilir. Kolalı içeceklerin bir kutusu (330 cc) yaklaşık üç yemek kaşığı şeker içerir. Bu da günlük şeker alımının yarısının tüketildiği anlamına gelir. Şekerin en bilinen etkisi dişlerde meydana getirdiği yıpranma ve çürüklerdir. Aşırı şeker tüketimi şişmanlıkla da doğru orantılıdır.
Çocukların yediği şekerli besinler
Bununla birlikte, aşırı şeker tüketiminin çocuklarda hiperaktif davranışları artırdığına dair çalışmalar da bulunuyor. Ancak bundan şekerin hiperaktiviteye neden olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Çocuk ve ergenlerde şekerin en belirgin kaynakları; hazır meyve suları, kolalı içecekler, diğer meşrubatlar, tatlı bisküviler, kekler, şekerlemeler ve her türlü tatlıda bulunan şekerdir. Meyveler de şekerin doğal bir kaynağıdır. Fakat meyveler, şekerin yanında, posa ve birçok değerli vitamini içeren dengeli besinlerimizdendir.
Aşırı yağın getirdikleri
Çocuklar ve ergenler arasında, fast-food beslenmenin bir yaşam biçimi halini aldığı günümüzde aşırı yağ tüketimi karşımıza çıkıyor. Ülkemizde yapılan bir çalışmada on iki-on dokuz yaşları arasındaki bireylerde yağ ve tuz tüketiminin önerilenin çok üzerinde, vitamin ve mineral tüketiminin ise son derece düşük oranlarda olduğu belirlendi. Bütün bu olumsuzlukların yanında sebze ve meyve tüketimin toplamı neredeyse iki porsiyondan daha az. Aşırı yağlı besinlerin tüketilmesi; çocuk ve ergenlerde damar yapısının daha hızlı bozulmasına neden olur. Bu da erişkinlik döneminde damarların elastikiyetinin azalmasına neden olur. Bunun sonucu da, kalp-damar hastalıklarının oluşmasıdır.
Kafeinin çocuklara etkisi
Kafeinin çocuklar ve yetişkinler üzerindeki etkileri de benzer. Kafeinin çocuklar üzerindeki en belirgin etkisi uykuya geçmelerini zorlaştırması. İçinde kafein bulunan yiyecekleri ya da içecekleri tüketen çocuklar zor uyur. Çocuklar kafeine karşı yetişkinlerden çok daha fazla duyarlıdır. Bunun yanı sıra kafein aşırı idrara çıkmaya neden olur. Vücutta aşırı su kaybı meydana gelir. Uzun süreli ve aşırı su kaybı, vücudun susuz kalmasına neden olabilir.
Kola çocuklara yarar mı?
Yapılan araştırmalar kafeinin kalsiyum, magnezyum, potasyum ve sodyum atımını da artırdığını gösteriyor. Aynı zamanda, çocukların kafeinli içeceklere (kolalı içecekler) olan eğilimi, onların süt gibi kalsiyum içeren içeceklere olan isteğini azaltmakta ve günlük kalsiyum alımının yetersiz olmasına neden olabilmekte. Çocuklar kafeini, kola ve diğer sodalı içeceklerden alırlar. Ayrıca bu tür içecekler şeker açısından son derece zengin olmalarına karşın, hiçbir yararlı besin öğesi içermezler. Kafein çikolata, kahve ve çayda da bulunur. Bazı ebeveynler, gazlı olan kolalı içecekler yerine buzlu çay dediğimiz (ice-tea) içeceklerin daha iyi bir seçenek olduğunu düşünürler. Oysa buzlu çay tarzındaki içeceklerde de, en az kolalı içecekler kadar kafein ve şeker ihtiva eder.
Aşırı şekerli besinlerin zararları
Kafeinli içeceklerin neden olduğu en büyük sorunlardan biri de içerdikleri şekerdir. Yapılan çalışmalar sonucunda, beş yaşlarındaki bir çocuğun günlük olarak en fazla altı silme yemek kaşığı şeker alması önerilir. Kolalı içeceklerin bir kutusu (330 cc) yaklaşık üç yemek kaşığı şeker içerir. Bu da günlük şeker alımının yarısının tüketildiği anlamına gelir. Şekerin en bilinen etkisi dişlerde meydana getirdiği yıpranma ve çürüklerdir. Aşırı şeker tüketimi şişmanlıkla da doğru orantılıdır.
Çocukların yediği şekerli besinler
Bununla birlikte, aşırı şeker tüketiminin çocuklarda hiperaktif davranışları artırdığına dair çalışmalar da bulunuyor. Ancak bundan şekerin hiperaktiviteye neden olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Çocuk ve ergenlerde şekerin en belirgin kaynakları; hazır meyve suları, kolalı içecekler, diğer meşrubatlar, tatlı bisküviler, kekler, şekerlemeler ve her türlü tatlıda bulunan şekerdir. Meyveler de şekerin doğal bir kaynağıdır. Fakat meyveler, şekerin yanında, posa ve birçok değerli vitamini içeren dengeli besinlerimizdendir.
Aşırı yağın getirdikleri
Çocuklar ve ergenler arasında, fast-food beslenmenin bir yaşam biçimi halini aldığı günümüzde aşırı yağ tüketimi karşımıza çıkıyor. Ülkemizde yapılan bir çalışmada on iki-on dokuz yaşları arasındaki bireylerde yağ ve tuz tüketiminin önerilenin çok üzerinde, vitamin ve mineral tüketiminin ise son derece düşük oranlarda olduğu belirlendi. Bütün bu olumsuzlukların yanında sebze ve meyve tüketimin toplamı neredeyse iki porsiyondan daha az. Aşırı yağlı besinlerin tüketilmesi; çocuk ve ergenlerde damar yapısının daha hızlı bozulmasına neden olur. Bu da erişkinlik döneminde damarların elastikiyetinin azalmasına neden olur. Bunun sonucu da, kalp-damar hastalıklarının oluşmasıdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.