'Yapı denetimine politika bulaşmasın' çağrısı
11 kentimizi vuran büyük depremlerin ardından yapı denetim süreçleri tartışılmaya başlandı. Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Çelik, "Siyasi erk ve belediyeler yapı denetim sisteminden çıkarılmalı" dedi
19.02.2023 16:03:00





Kahramanmaraş merkezli depremlerin neden olduğu yıkım, yapıların denetim süreçlerinde nerede hata yapıldığı sorusunu yeniden gündeme getirdi. Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı İnşaat ve Jeoloji Mühendisi Mehmet Emin Çelik, Türkiye'nin yapı denetim sistemindeki riskleri anlattı. Siyasi erkin ve belediyelerin yapı denetim süreçlerinden çıkarılması gerektiğini savunan Çelik, "imar barışı kararlarının sistemin altını oyduğunu" söyledi. Çelik, deprem sonrası yapılacağı söylenen imar planlarına ilişkin de uyarılarda bulunarak, "İlk etapta 30 bina yapılacağını söylüyorlar. Şudur, çok hızlı yaparsınız ama onlar da yıkılır. Yıkılmaması için zemin etüdünün iyi yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Mehmet Emin Çelik, şunları söyledi: "Türkiye'de 1999 yılına kadar yapı denetimi yoktu. Bu iş daha çok mühendis ve mimarların gözetim ve denetimi altındaydı. 99 depreminden sonra 2001 yılında bir yapı denetim kanunu çıkarıldı. Ve yapı denetim kuruluşları adı altında kuruluşlar oluşturuldu. Bu kuruluşlar yapının hem projesini hem de bu projenin doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını denetleyen, yeri geldiğinde inşaatı durdurabilen yetkilere sahip kurumlar. Bu süre içerisinde çeşitli değişimlere uğradı. İlk başta çok iyi çalışıyordu bu kurumlar. Sonra bazı gevşemeler yapıldı. Sonra bunun zararları görüldükten sonra tekrardan sıkılaşmalar yapıldı. 2019'dan sonra deprem yönetmeliği değiştirildi. Hem en iyi deprem yönetmeliğine sahibiz, Japonya'dan bile daha iyi bir deprem yönetmeliğimiz var. Hem de müthiş çalışan yapı denetim kuruluşlarımız var. Tabii aksaklıklar var, eksiklikler de var."
Bir binanın yapım sürecinin işleyişi hakkında bilgiler veren Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Çelik, "Bir yapı yapmak istediğinizde belediyeye gidiyorsunuz. Projelerinizi hazırlıyorsunuz. Ben şu projeyi burada uygulamak istiyorum diyorsunuz. Ve bakanlık size bir yapı denetim tayin ediyor. Şu kuruluş, kamu adına ve benim adıma sizi denetleyecek, diyor. Ücretini de yapı sahibinden alıyor. Yapı denetim denetimini yaptıkça bakanlıklar ücretini takdim ediyor ve işin bitiminde de belediyenin de kontrolüyle burada yapıların iskan dediğimiz yapı kullanım izin belgesi veriliyor. Ve insanlar orada yaşayabiliyor artık. Bu teknik bir süreç. Ancak bu teknik sürece maalesef çeşitli siyasal süreçler dahil oluyor. 2013 yılına kadar projeleri Mimarlar ve Mühendisler Odası onaylardı. Sonra bu yetki belediyelere verildi. Belediyeler siyasi kurumlar. Siyasi baskı altında odalar kadar rijit olamıyorlar.Bazen büyük bir proje geliyor. Bu proje nasıl geldi, diye soruyoruz. Başkanın imzasıyla geldiğini öğreniyoruz. Uygulanamayacak bir proje olduğunu görüyoruz ve iptal ediyoruz" dedi.
Belediyenin izin verdiği projenin bir yapı denetimden geçmemesi halinde başka bir denetim firmasına verilebildiğini ancak bu aşamalarda denetleme eksiklikleri olduğuna dikkati çeken Mehmet Emin Çelik, şunları kaydetti: "Biz sorunlu bir işi almıyoruz diyoruz ama bu iş başka birine gidiyor. Ama düzeltilerek mi gidiliyor yoksa düzeltilmeden mi gidiyor, onu bilemiyoruz. Mesela bir belediyede bize sürekli güçlendirme projeleri gelirdi ve biz hiçbirini almazdık. Çünkü kusur görürdük. Ve daha sonra geçen sene eylül ayında obelediyenin imar biriminde 17-18 kişi rüşvetten tutuklandı. Bu projeler bazı siyasi baskılarla, mahkeme süreci başladığı için bunu söyleyebiliyoruz, veya çeşitli menfaat elde etme amacıyla onaylanabiliyor. Bu durum daha önce daha iyi bir koruma altındaydı, projeleri Mimarlar ve Mühendisler Odası onaylardı. Sonra bize gelirdi. Biz de onaylardık. Ve hayata geçerdi. Bizim çok güzel bir yapı denetim sistemimiz var. Ancak yapı denetim sistemimizin içerisinden siyasi erki, belediyeleri çıkarmamız lazım. Bu yalnızca yapı deneyim sürecinde de değil, mesela deprem toplanma alanlarının hepsinin imara açılması veya parsel bazlı imar planlarında da aynı."
İnşa süreci nasıl işliyor?
Bir binanın yapım sürecinin işleyişi hakkında bilgiler veren Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Çelik, "Bir yapı yapmak istediğinizde belediyeye gidiyorsunuz. Projelerinizi hazırlıyorsunuz. Ben şu projeyi burada uygulamak istiyorum diyorsunuz. Ve bakanlık size bir yapı denetim tayin ediyor. Şu kuruluş, kamu adına ve benim adıma sizi denetleyecek, diyor. Ücretini de yapı sahibinden alıyor. Yapı denetim denetimini yaptıkça bakanlıklar ücretini takdim ediyor ve işin bitiminde de belediyenin de kontrolüyle burada yapıların iskan dediğimiz yapı kullanım izin belgesi veriliyor. Ve insanlar orada yaşayabiliyor artık. Bu teknik bir süreç. Ancak bu teknik sürece maalesef çeşitli siyasal süreçler dahil oluyor. 2013 yılına kadar projeleri Mimarlar ve Mühendisler Odası onaylardı. Sonra bu yetki belediyelere verildi. Belediyeler siyasi kurumlar. Siyasi baskı altında odalar kadar rijit olamıyorlar.Bazen büyük bir proje geliyor. Bu proje nasıl geldi, diye soruyoruz. Başkanın imzasıyla geldiğini öğreniyoruz. Uygulanamayacak bir proje olduğunu görüyoruz ve iptal ediyoruz" dedi.
'Denetim sürecine siyasi müdahale oluyor'
Belediyenin izin verdiği projenin bir yapı denetimden geçmemesi halinde başka bir denetim firmasına verilebildiğini ancak bu aşamalarda denetleme eksiklikleri olduğuna dikkati çeken Mehmet Emin Çelik, şunları kaydetti: "Biz sorunlu bir işi almıyoruz diyoruz ama bu iş başka birine gidiyor. Ama düzeltilerek mi gidiliyor yoksa düzeltilmeden mi gidiyor, onu bilemiyoruz. Mesela bir belediyede bize sürekli güçlendirme projeleri gelirdi ve biz hiçbirini almazdık. Çünkü kusur görürdük. Ve daha sonra geçen sene eylül ayında obelediyenin imar biriminde 17-18 kişi rüşvetten tutuklandı. Bu projeler bazı siyasi baskılarla, mahkeme süreci başladığı için bunu söyleyebiliyoruz, veya çeşitli menfaat elde etme amacıyla onaylanabiliyor. Bu durum daha önce daha iyi bir koruma altındaydı, projeleri Mimarlar ve Mühendisler Odası onaylardı. Sonra bize gelirdi. Biz de onaylardık. Ve hayata geçerdi. Bizim çok güzel bir yapı denetim sistemimiz var. Ancak yapı denetim sistemimizin içerisinden siyasi erki, belediyeleri çıkarmamız lazım. Bu yalnızca yapı deneyim sürecinde de değil, mesela deprem toplanma alanlarının hepsinin imara açılması veya parsel bazlı imar planlarında da aynı."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.