logo
05 NİSAN 2025

Uhud Savaşı’nda Hz. Ali

Kureyş’in ileri gelenlerinin çoğu Bedir’de öldürülmüş, Mekkeliler ağır bir yenilgiye uğramışlar, ciddi bir ruhi çöküntü içine girmişlerdi

05.01.2023 20:07:00
Uhud Savaşı’nda Hz. Ali
Uhud Savaşı’nda Hz. Ali
Kureyş'in ileri gelenlerinin çoğu Bedir'de öldürülmüş, Mekkeliler ağır bir yenilgiye uğramışlar, ciddi bir ruhi çöküntü içine girmişlerdi.

Kaybettikleri itibarlarını tekrar kazanmak ve ölenlerin intikamını almak için Kureyşliler Medine'ye saldırı kararı aldı. Bedir'in üzerinden bir yıl geçmeden Kureyş hazırlıklarını tamamladı.

Amr. b. As ve birkaç kişi Kenane ve Sakif kabilelerini orduya katmak işini üstlendiler. Neticede sayıları üç binin üzerinde olan müşrik ordusu, Hicret'in 3. yılının Şevval ayında Medine'ye doğru yola çıktı.

Hz. Peygamber bu gelişmeyi haber alınca, derhal askerî bir şûra oluşturdu ve savaş taktiği hakkında onlara danıştı.

Şûra üyelerinin çoğunluğu İslam ordusunun Medine'nin dışına çıkarak düşmanla savaşması gerektiği görüşündeydiler.

Bunun üzerine Hz. Peygamber Cuma namazını eda ettikten sonra beraberindeki 1000 kişiyle beraber Medine'den çıktı. Sancağı Ali b. Ebi Tâlib'e verdi.

Bu arada meşhur münafık Abdullah bin Selül, kendisine uyan 300 kişiyle yarı yoldan geri döndü.

Resulüllah, Uhud'a varınca ashabını savaşa hazırladı. Şevval ayının 7'sinde, sabahleyin iki ordu karşı karşıya geldi.

İslam ordusu karargâhını kurmuş, Uhud Dağı'nı çevirmişti. Dağın ortasında bir gedik vardı. Düşmanların dağın arkasından dolaşıp, İslam ordusunu vurma tehlikesini düşünen Hz. Peygamber Abdullah b. Cubeyr komutasındaki elli okçuyu bu noktaya yerleştirdi. Müslümanların topyekûn öldürüldüklerini görseler dahi yerlerini terk etmemelerini emretti.

Kureyş'in sancağını Abduddaroğulları'ndan Talha b. Ebi Talha taşıyordu. Hz. Peygamber bunu öğrenince, sancağı Ali'den alıp Mus'ab b. Umeyr'e teslim etti.

Çünkü Mus'ab, Abduddaroğulları'na mensuptu. Mus'ab şehit oluncaya kadar sancak O'nda kaldı. Mus'ab'dan sonra Hz. Peygamber sancağı Hz. Ali'ye verdi.

Savaş için bütün hazırlıkların tamamlandığı sırada Müşriklerin sancaktarı Talha b. Ebu Talha meydana geldi. Sesini yükselterek Müslümanlara meydan okuyordu. Hz. Ali ileri çıktı.

Talha ve Hz. Ali karşı karşıya geldiler.

Resulüllah Efendimiz, kendisi için hazırlanan tahta oturmuş, savaş alanını izliyordu.

Hz. Ali Talha'ya bir darbe indirerek ayağını kesti. Hz. Ali onu öldürmek için harekete geçince Talha avret yerlerini açtı ve Allah ve akrabalık adına kendisini öldürmemesi için yalvardı.

Hz. Ali onu bırakıp döndü. Resulüllah ve bütün Müslümanlar sevinçlerini dile getirerek tekbir getirdiler.

Ardından kardeşi Osman b. Ebu Talha ileri çıkıp, müşriklerin sancağını aldı. Hamza b. Abdulmuttalib ileri çıktı ve bir kılıç darbesiyle onu öldürdü.

Daha sonra kardeşleri Ebu Said müşriklerin sancağını aldı. Hz. Ali onu da öldürdü. Ardından Ertat b. Şurahbil sancağı aldı. Hz. Ali, onu da öldürdü. Böylece Abduddaroğullar'ndan dokuz kişi ard arda Hz. Ali veya Hz. Hamza'nın kılıcıyla öldürüldü.

İmam Câfer-i Sâdık bu olayla ilgili şöyle buyuruyor:

"Uhud Savaşı'nda şirk ordusunun bayraktarları dokuz kişiydi. Hepsi de Ali'nin güçlü elleriyle helak oldular."

İbn Esir şöyle diyor: "Kureyş'in bayraktarlarını (yere sererek) yenen kişi Ali idi."

Sancağı son olarak Abduddaroğulları'nın kölesi Savab aldı. Savab çok iri gövdeli ve güçlü biriydi. Hz. Ali, onu da öldürdü. Müşriklerin sancağı savaş meydanının ortasına düştü. Kimse kaldırmaya cesaret edemiyordu.

Şeyh Sâdık'ın rivayetine göre Halife Ömer'in ölümünden sonra, halifeyi belirlemek için tayin edilen 6 kişilik şûrada, Hz. Ali bu konumunu belirterek şöyle buyurmuştu:

"... Allah aşkına söyleyin, içinizde Benden başka Abduddar bayraktarlarından dokuz kişiyi öldüren biri daha var mıdır?"

İmam Ali sözlerini şöyle sürdürdü:

"… Bu kişi öldükten sonra pek büyük gövdesi olan Sevâb adındaki köleleri savaş alanına girerek ağzından köpük saçıp, gözleri kan çanağına dönmüş bir halde 'efendilerimin intikamı için Muhammed'den başkasını öldürmem' diye haykırırken sizler (korkudan) hemen çekilmediniz mi? Ama Ben, onunla savaştım, karşılıklı vuruştuk ve ona öyle bir darbe indirdim ki belinden ikiye ayrıldı." Şûra üyeleri Hz. Ali'nin sözlerini doğruladılar.

İbn-i Esir, Tarih'inde şöyle yazıyor:

"İslam Peygamberi saldırmak üzere olan bir müşrik grubu görünce Hz. Ali'ye 'onlara saldır' buyurdu.

Hz. Ali, Hz. Peygamberin emri gereği onlara saldırdı. Bir kaçını öldürerek bozguna uğrattı.

Hz. Peygamber başka bir grubu gördü ve Hz. Ali'ye 'saldır onlara' diye emir verdi. Hz. Ali de üzerlerine saldırıp, bir kısmını öldürdü. Bir kısmını devre dışı bıraktı.

Bu sırada vahiy meleği Hz. Peygambere, 'Bu Ali'nin gösterdiği fedakârlıkların en üstünüdür' deyince Resulüllah, 'O Bendendir, Ben de O'ndanım' buyurdu. O anda gökten, 'Ali gibi kahraman, Zülfikar gibi kılıç yoktur' nidası duyuluyordu."

İbn-i Ebi'l Hadid şöyle yazıyor:

"Düşman birliklerinin Hz. Peygamber'e doğru akınları giderek artıyordu. Ben-i Kenane kabilesinden bir grup ve içlerinde namlı dört kahraman bulunduran Ben-i Abdümenaf kabilesinden bir grup Hz. Peygamber'e doğru saldırıya geçtiler.

Hz. Peygamber, 'Bunları def et' buyurdu. Piyade olarak savaşan Hz. Ali (toplam) elli kişi olan gruba saldırıp, onları bozguna uğrattı.

Onlar birkaç kere toplanıp saldırıya geçtiler. Her defasında Hz. Ali saldırıları geri püskürttü. Bu saldırılarda ünlü dört savaşçı ve on kişi daha Hz. Ali'nin elleriyle öldürüldü.

Cebrail, Resulüllah'a: 'Gerçekten Ali pek yiğitlik gösteriyor. Melekler O'nun yiğitliğine şaşmaktadır' dedi.

Resulüllah, 'Neden olmasın, O Bendendir, Ben de O'ndanım' buyurdu.

Cebrail, 'Ben de sizdenim' dedi. O gün gök tarafından bir ses devamlı olarak: 'Ali gibi kahraman, Zülfikar gibi kılıç yoktur' diye nida ediyor, ancak söyleyen görülmüyordu. Hz. Peygamber'e bunu kimin söylediği sorulduğunda "'O, Cebrail'dir' buyurdu."

Uhud'da, Hz. Peygamberin emrine itaat etmeyen Abdullah b. Cubeyr komutasındaki okçuların bu davranışı adeta savaşın gidişini tersine çevirdi. Müslümanlar galipken mağlup durumuna düştüler.

Savaş başladıktan sonra, Kureyş büyük kayıplar vererek geri çekilmeye başladı. Dağdaki gediğe yerleştirilmiş olan okçular, Kureyşliler'in dağılmaya başladıklarını görünce, yerlerinde durmalarına gerek olmadığını sanarak, ganimet toplamak maksadıyla bulundukları yeri terk ettiler.

İyi bir savaşçı olan Halid b. Velid, savaşın başından beri dağdaki o gediği izliyor ve savaşı kazanmanın yolunun buradan geçerek Müslümanları arkadan vurmak olduğunu biliyordu.

Bu yüzden okçular yerlerini terk edince Halid bu fırsattan yararlandı ve gedikten geçerek Müslümanlara arkadan saldırdı. İki ateş arasında kalan İslam ordusunda büyük bir kargaşa başladı. Savaşın seyri tam tersine döndü.

Mus'ab b. Ümeyr şehit edildi. Yüzü örtülü olduğu için, O'nun Resulüllah olduğunu zannettiler ve "Muhammed öldürüldü" feryatları duyulmaya başlandı. Saflar iyice dağıldı. Ve amcası Hz. Hamza da şehit oldu.

Hz. Ali bir konuşmasında Uhud'daki fedakârlıklarını şöyle anlatıyor:

"Kureyş ordusu, tıpkı bir sel gibi bize hücum ettiler. Ensar ve Muhacirler evlerinin yolunu tutarken, Ben bedenimdeki yetmiş yara ile Hz. Peygamberi müdafaa ediyordum," İmam, sonra abasını açtı ve elini Uhud Savaşı'nda aldığı yaraların izlerinin üzerine sürdü.

Hisal-i Sâduk'un naklettiğine göre Hz. Ali Hz. Peygamberi korumaya çalışırken, kılıcı kırılmıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber Zülfikar adlı kılıcını Hz. Ali'ye bağışladı ki, Hz. Ali cihada devam edebilsin."

Hz. Ali Hz. Peygamberi korumak için savaşıyor, diğer yandan Hz. Peygamberin yüzüne ve başına bulaşan kanları yıkaması için deri kalkanıyla Allah Resulü'ne su taşıyordu.

Savaş meydanından ayrılan Ebu Süfyan ve yanındakileri takip etmesi için Hz. Peygamber, Hz. Ali'yi göndermiş ve şöyle buyurmuştu:

"Onları takip et, bak ne yapıyorlar. Eğer atları yanlarına alıp, develere binmişlerse bil ki Mekke'ye gitme niyetindeler. Şayet atlara binmiş, develeri yanlarında sürüyorlarsa, Medine'ye gelme niyetindeler."

Hz. Ali şöyle diyor: "Onları takip ettim. Baktım ki atları yanlarına almışlar, develere binmişler, o zaman anladım ki Mekke'ye gitmek niyetindeler…" (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Nasıl kapanacak bu açık?
Dış ticaret açığı dikiş tutmuyor?
Otomobil tırın altına girdi
4 kişi hayatını kaybetti
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Nasıl kapanacak bu açık?
Dış ticaret açığı dikiş tutmuyor?
Otomobil tırın altına girdi
4 kişi hayatını kaybetti
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.