BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 12 Haziran seçimlerinin dönüm noktası olduğuna işaret ederek, Türk milletinin 12 Eylül 2010'da yapılan anayasa referandumunda 'hayır' oyu kullandığına işaret ederek, şuurlu halkın harekete geçirilmesi gerektiğini kaydetti Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 12 Haziran seçimlerinin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Meltem TV'de yayınlanan Siyaset Özel programında gazeteciler Sabahattin Önkibar, Gülgün Feyman, Rıza Zelyut'un sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Baş, Sabahattin Önkibar'in "12 Haziran seçimlerinin önemi nedir?" sorusuna cevaben Başbakan Erdoğan'ın Başkanlık sistemi önerisini hatırlattı. BTP Lideri, bu konuda şunları söyledi: "12 Haziran seçimi ne manaya geliyor? Sayın Başbakan bir ara ağzından kaçırdı, 'Başkanlık Sistemi' dedi. Arif olana tarif gerekmez. Federatif yapılar olmadan başkanlık olmayacağına göre, bu Türkiye'nin küçücük parçacıklara bölünmesi manasına gelir. Şimdi soruyorum, Türkiye'de Laz ile Kürt'ün bir meselesi var mı? Çerkez ile Arap'ın bir meselesi var mı? Boşnak ile Türk'ün bir meselesi var mı? Bu coğrafyada yaşayanların tamamı bir millet, bir yürek. Başkanlık sistemi 'Ben Türkiye'de Başkan olacağım' demekle olmuyor. Başkan olman için de ülkeyi eyaletlere ve etnik gruplara bölmen lazım. Bunu da böldüğün zaman federatif yapılar çıkacak ortaya, federasyon etrafında birleşerek ABD'de ve bazı ülkelerde olduğu gibi başkanlık sistemine geçilecek. Bizim böyle bir sisteme ihtiyacımız yok. Neden? Çünkü biz bir yürek, bir bilek milletiz. Bazen ben diyorum 'Laz'ın damarını kes oradan Kürt kanı akar, onunkini kes ondan Laz kanı akar. Niye? Maneviyatımız bir, kültürümüz bir, siyasetimiz bir, dinimiz bir, örfümüz bir, adetimiz bir."İttifak çalışmasıPeki Bağımsız Türkiye Partisi önümüzdeki seçimlerde nasıl bir strateji izleyecek. İttifak çalışması var mı? Prof. Dr. Haydar Baş, bu soruya da şu şekilde cevap verdi: "Çalışmanız var mı? Elbette var. Uzun zamandan beri bu çalışma devam ediyor, milletimiz dua ederse bu tahakkuk edecek. Biraz da bu işin manevi tarafı var. Gönüllerin bu işi istemesi lazım. Sadece bizim isteğimiz kafi değil. Bu çalışmayı yapıyoruz. Belirli bir noktaya da gelinmiştir. Kanaatim benim böyle. Ama olmadı... O olmadı, bu olmadı, o zaman 'Ya Allah' diyeceğiz, besmele cekip iş başa düştü deyip tek başına gireceğiz. İnşallah diyelim öyle olmaz da, önce söylediklerimiz olur. Bugün Türkiye'nin şartlarında benim görebildiğim kadarıyla dördüncü bir partinin mutlaka Meclise girmesi lazım. Diyeceksiniz ki diğer partilerle bu olmuyor mu? İnşallah olur. Esasen referandumun ardından MHP veya CHP ulusal bir bilincin ortaya konduğu dönemde şunu demeliydi; 'Biz Türkiye'de iyi veya kötü yüzde 42 oy aldık 'hayır' dedik' bunu deyip o günden bu tarafa ciddi bir çalışma yapılmış olsaydı bugün o oran kesinlikle artar yüzde 45 belki de yüzde 50'lere gelirdi. Bu yapılmadı ama geç kalınmış da değil. Yine de yapabilirler. Onlara dönük olarak söylüyorum. Yani bu bilincin uyanması, şuurlu halkın uyandırılması lazım."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.