Beşiktaş-Atiker Konyaspor maçından sonra basın mensubu arkadaşımızın Mustafa Reşit Akçay'a yabancı sınırı hakkında sorduğu soru çok önemliydi. Neden önemliydi? Ne dedi Mustafa Hoca, "Bu ülkenin çocuğunu iyi eğitmeden, iyi eğitilmiş kişilerle rekabete sokuyorsunuz. Bayern Münih bütçesinin %10'unu, Barcelona ise %9'unu altyapısına ayırıyor. Siz %1 bile ayırmıyorsunuz. O çocukları biz eğitiyoruz sonra yüksek eğitimi almış kişilerle yarış diyorsun, bu adil değil. Almanya'da 5 milyon Türk'ten 300 tane yetenekli oyuncu çıkıyor da, buradan 85 milyondan, nüfusunun %52'si 26 yaşın altında bir ülkeden niye olimpiyatlara ya da sporcu yetişmiyor" dedi. A Milli Futbol Takımımız, Ukrayna'ya yenildikten sonra bir çok emektar futbolcu TV programlarında yabancı sınırı kaldırılsın yaygarası koyardı. Süper Lig'de milli marşı söyleyecek futbolcu kalmamış. Sen eğitmezsen, büyütmezsen, yetiştirmezsen nasıl olacak?
3-4 yıldır birçok ortamda alt yaş kategorilerde maçlar izliyorum. Ufak yaşlarda milli takımlarımız o güçlü ve iyi eğitim almış genç futbolcuları yeniyorlar. Ama belli bir yaştan sonra bizim çocuklarımızın gelişimi duruyor ve sonrasında yenilmeye başlıyorlar. U21 Ligi diye bir karın ağrısı var. Bence çok saçma bir lig, U21 Ligi. Neden? Çünkü 21 yaşına gelmiş bir futbolcu hala kendisini A takıma atamadıysa veya bu ortamı bulamıyorsa bu ligin oynanmasının bir mantığı yok. U21 liglerinde kulüplerimiz formaliteden profesyonel sözleşme yaptığı gençlere asgari ücret vermeyi uygun görüyor. Yarısından çoğu amatör lisansla oynuyor. Bana göre U21 ligi olacaksa bu çocukların çoğunun maddi kaygısı olmamalı ve hepsi profesyonel sözleşmeye sahip olmalı. Bu sayede belki kulüplerin vermediklerini, oyuncular parasıyla beslenmesini ve gelişmek için özel antrenmanlarını yapmak imkanı bulabilir. TFF, 17-21 yaş arası çocuklarımız için bir proje üretmeli. 17 yaşına kadar gördüğüm kadarıyla aslında futbolda güçlü ülkelerle rekabet konusunda pek bir sorunumuz gözükmüyor. Üstelik onlardan daha yetenekli ve daha kabiliyetliyiz ama sonrasında ne oluyorsa bu çocukları kaybetmeye başlıyoruz. Devletimizin spor konusunda maalesef bir planı, programı bulunmuyor.
Mustafa Reşit Akçay, konuşmasında ayrıca çocukların eğitim kalitesine, zemin kalitesine, saha sayısına ve oyunculara ayrılan bütçeye, yöneticilerin mantığı ve bakış açısına da parmak bastı. Çok doğru cümleler kurdu, çok bilinçli cümlelerdi bunlar. Bu bakış açısını sporun her dalına yaymalı ve sözde değil eylemle yaparak bu konuda yapıcı ve öz kaynak düzenine bağlı bir politika belirlemeliyiz.
Saygılar...
3-4 yıldır birçok ortamda alt yaş kategorilerde maçlar izliyorum. Ufak yaşlarda milli takımlarımız o güçlü ve iyi eğitim almış genç futbolcuları yeniyorlar. Ama belli bir yaştan sonra bizim çocuklarımızın gelişimi duruyor ve sonrasında yenilmeye başlıyorlar. U21 Ligi diye bir karın ağrısı var. Bence çok saçma bir lig, U21 Ligi. Neden? Çünkü 21 yaşına gelmiş bir futbolcu hala kendisini A takıma atamadıysa veya bu ortamı bulamıyorsa bu ligin oynanmasının bir mantığı yok. U21 liglerinde kulüplerimiz formaliteden profesyonel sözleşme yaptığı gençlere asgari ücret vermeyi uygun görüyor. Yarısından çoğu amatör lisansla oynuyor. Bana göre U21 ligi olacaksa bu çocukların çoğunun maddi kaygısı olmamalı ve hepsi profesyonel sözleşmeye sahip olmalı. Bu sayede belki kulüplerin vermediklerini, oyuncular parasıyla beslenmesini ve gelişmek için özel antrenmanlarını yapmak imkanı bulabilir. TFF, 17-21 yaş arası çocuklarımız için bir proje üretmeli. 17 yaşına kadar gördüğüm kadarıyla aslında futbolda güçlü ülkelerle rekabet konusunda pek bir sorunumuz gözükmüyor. Üstelik onlardan daha yetenekli ve daha kabiliyetliyiz ama sonrasında ne oluyorsa bu çocukları kaybetmeye başlıyoruz. Devletimizin spor konusunda maalesef bir planı, programı bulunmuyor.
Mustafa Reşit Akçay, konuşmasında ayrıca çocukların eğitim kalitesine, zemin kalitesine, saha sayısına ve oyunculara ayrılan bütçeye, yöneticilerin mantığı ve bakış açısına da parmak bastı. Çok doğru cümleler kurdu, çok bilinçli cümlelerdi bunlar. Bu bakış açısını sporun her dalına yaymalı ve sözde değil eylemle yaparak bu konuda yapıcı ve öz kaynak düzenine bağlı bir politika belirlemeliyiz.
Saygılar...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Yasin Erkol / diğer yazıları
- Gençlere muhtaç olun / 25.09.2017
- Sporumuz nereye gidiyor? / 21.09.2017
- Kritik 3 mevki! / 14.08.2015
- Tek eksik 'Gol secdesi' / 20.08.2014
- İlk maçların ardından! / 19.06.2014
- Milli atlet! / 26.07.2013
- 6+0+4 ve Avrupa'nın iki yüzü / 13.07.2013
- Ağustos böceği / 27.03.2013
- Şirazemiz kaymış / 21.05.2012
- Şirazemiz kaymış / 18.05.2012
- Sporumuz nereye gidiyor? / 21.09.2017
- Kritik 3 mevki! / 14.08.2015
- Tek eksik 'Gol secdesi' / 20.08.2014
- İlk maçların ardından! / 19.06.2014
- Milli atlet! / 26.07.2013
- 6+0+4 ve Avrupa'nın iki yüzü / 13.07.2013
- Ağustos böceği / 27.03.2013
- Şirazemiz kaymış / 21.05.2012
- Şirazemiz kaymış / 18.05.2012