Soruların cevapları İmamların yanındadır
İmam Zeynelabidin buyurdu ki: “İmamlar üzerine bazı farzlar vardır ki, taraftarlarına farz değildir. Allah Azze ve Celle, onlara bilmediklerini bize sormalarını emretmiştir. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun”
11.12.2021 06:00:00





Muhammed b. Müslim naklediyor:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'a dedim ki: "Bizden bazılarına göre, 'Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun' (Nahl, 43) âyetinde Yahudi ve Hıristiyanlar kastedilmiştir."
İmam buyurdu ki: "O zaman, Yahudi ve Hıristiyanlar sizi dinlerine davet ederler."
Sonra elini göğsüne koyarak, "Zikir ehli biziz, sorulması gerekenler biziz." Buyurdu.
el-Veşşa şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'ın şöyle dediğini duydum:
"Ali b. Hüseyin (aleyhisselâm) şöyle dedi: 'İmamlar üzerinde bazı farzlar vardır ki, bunlar taraftarlarının üzerinde farz değildir. Yine bizim şiflerimiz üzerine farz olan şeyler vardır ki, bunlar bizim üzerimizde farz değildir. Allah Azze ve Celle, onlara bilmediklerini bize sormalarını emretmiştir. 'Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun' (Nahl, 43) buyurmuştur.
Onlara, bize sormalarını emretmiş ama bizim cevap vermek gibi bir zorunluluğumuz yoktur. İstersek cevap veririz, istersek cevap vermeyiz."
Ahmed b. Muhammed b. Ebu Nasr şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'a bir mektup yazdım. Bu mektupta sorduğum sorulardan biri şöyley- di: "Allah, 'Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun' (Nahl, 43) buyurmuştur. Bir diğer âyette, 'Mü'minlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesi minde bir grup dinde geniş bilgi elde etmek ve kavimleri döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar' (Tevbe, 122) buyurmuştur. Bu âyetlerde anlaşıldığı kadarıyla mü'minlerin sormalarını zorunlu kılmış ama size cevap verme zorunluluğunu getirmemiştir."
İmam buyurdu ki: "Allah Tebareke ve Teâlâ bir âyette, 'Eğer sana cevap vermezlerse, bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. Allah'tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir' (Kasas, 50) buyurmuştur."
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'a dedim ki: "Bizden bazılarına göre, 'Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun' (Nahl, 43) âyetinde Yahudi ve Hıristiyanlar kastedilmiştir."
İmam buyurdu ki: "O zaman, Yahudi ve Hıristiyanlar sizi dinlerine davet ederler."
Sonra elini göğsüne koyarak, "Zikir ehli biziz, sorulması gerekenler biziz." Buyurdu.
el-Veşşa şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'ın şöyle dediğini duydum:
"Ali b. Hüseyin (aleyhisselâm) şöyle dedi: 'İmamlar üzerinde bazı farzlar vardır ki, bunlar taraftarlarının üzerinde farz değildir. Yine bizim şiflerimiz üzerine farz olan şeyler vardır ki, bunlar bizim üzerimizde farz değildir. Allah Azze ve Celle, onlara bilmediklerini bize sormalarını emretmiştir. 'Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun' (Nahl, 43) buyurmuştur.
Onlara, bize sormalarını emretmiş ama bizim cevap vermek gibi bir zorunluluğumuz yoktur. İstersek cevap veririz, istersek cevap vermeyiz."
Ahmed b. Muhammed b. Ebu Nasr şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'a bir mektup yazdım. Bu mektupta sorduğum sorulardan biri şöyley- di: "Allah, 'Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun' (Nahl, 43) buyurmuştur. Bir diğer âyette, 'Mü'minlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesi minde bir grup dinde geniş bilgi elde etmek ve kavimleri döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar' (Tevbe, 122) buyurmuştur. Bu âyetlerde anlaşıldığı kadarıyla mü'minlerin sormalarını zorunlu kılmış ama size cevap verme zorunluluğunu getirmemiştir."
İmam buyurdu ki: "Allah Tebareke ve Teâlâ bir âyette, 'Eğer sana cevap vermezlerse, bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. Allah'tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir' (Kasas, 50) buyurmuştur."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.