Gürcistan, Ukrayna ve Kırgısiztan'ın ardından SSCB sonrası kurulan cumhuriyetlerde başlayan "acaba sıra bizde mi" endişesi sıcaklığını korurken Özbekistan'dan gelen isyan haberleri "sıra Özbekistan'daymış" yorumlarına neden oldu. Sıra gerçekten Özbekistan'da mı, yoksa Özbekistan'ın Andican kentinde başgösteren isyan, dağınık olduğu iddia edilen muhalefet gruplarından herhangi birinin spesifik bir eylemi mi?
Dede tarafından Andicanlı olan eski bakanlardan Ahad Andican Özbekistan'daki olayların Kerimov yönetimine ciddi bir uyarı olduğunu, ancak organize bir hareket olmadığını belirtiyor ve Özbek muhalefetinin dağınık yapısına işaret ediyor.
Önce olayı hatırlayalım. Özbekistan'ın doğusundaki 300 bin nüfuslu Andican'da "dincilikle" suçlanan 23 kişinin yargılanmasının protesto edilmesiyle başlayan olaylar binlerce Özbek'in sokaklara dökülmesiyle iyice tırmandı. Birçok örgütle bağlantılandırılmaya çalışılan mahkumların bulunduğu cezaevinin basılıp mahkumların serbest bırakılmasına kadar varan olaylar hem Özbekistan'ı hem de Rusya'yı kaygılandırıyor. Görünüşte olaylar her ne kadar Rus karşıtı gibi görünmese de, bu kıvılcım sonrası gelişecek olayların Rusya ve Kerimov aleyhine dönme ihtimali çok yüksek. Çünkü ABD'nin başlattığı sözde sivil devrimler serisinde bir kıvılcımın yanması yetiyor. Bu kıvılcım önceden hazırlanan senaryonun icra edilmesinde, fitil ateşleyicisi olarak vazife görüyor.
Bugün Özbekistan'daki muhalefet her ne kadar dağınık, çıkan olaylar da organizesiz olsa da, sonuç itibariyle o spesifik olayları tek bir halkada birleştirmek ABD için çok da zor değil.
Kerimov Andican'da patlak veren olaylardan gereken mesajı aldı ve hiç vakit kaybetmeden Andican'a gitti. Andican'ın tüm dünya ile ilişkisi kesildi, televizyon kanalları, telefonlar iptal edilirken, tüm sınırları da kapatıldı. Kerimov, olayların Taşkent'e sıçramaması için gerekli tüm tedbirleri aldı ama bu tedbirler Özbekistan'ı kurtarmaya yetmeyebilir. Çünkü karşısındaki güç, Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'da hükümetler devirip, 5 milyar dolarlık bütçeyle yayıldığı 60 ülke hükümetinin tepesinde Demokles'in kılıcı gibi asılı duran George Soros. Yani öyle sıradan bir güçle mücadele etmiyor Kerimov.
Macar Yahudilerinden yoksul bir ailenin yoksul çocuğu olan Soros'un para sihirbazlığı ve spekülatörlüğün yanında "hükümet değiştiricilik" gibi bir mesleği de bulunuyor.
Soros'un son sırada saydığımız mesleğine dair Yugoslavya'dan Orta Asya'ya uzanan ciddi bir tecrübesi bulunuyor. Kerimov da Soros'un hedef tahtasında olduğunu bildiği için geçtiğimiz yıl, Özbekistan'da Soros'la ilgili her şeyi (gölgesini bile) yasaklamıştı. Soros'a karşı ciddi bir kampanya başlatan Kerimov'un, bugün Andican'da meydana gelen olaylarla nasıl bir diyet ödemek zorunda olduğunu görebiliriz.
Son 4 yıldır Türkiye üzerinde yoğunlaşan Soros'un aktardığı milyon dolarla Türkiye'de kurulan Açık Toplum Vakfı bugünlerde fazla göze batmamaya özen gösteriyor. Çünkü Soros'un fazlaca gündem olduğu bugünlerde göze batmak Orta Asya ülkeleri gibi kolay lokma olmayan Türkiye'de hesaplarını bozabilir. Soros'un Açık Toplum felsefesini de 1947 yılında kaçırıldığı İngiltere'deki London School of Economics'de, Britanya aristokrasisinin tanınmış ismi Sir Karl Pope ile bizdeki liberallerin idolü olan Fredrich von Hayek'ten öğrendiğini hatırlatalım.
Soros dünyanın 60 ülkesinde kurduğu Açık Toplum vakıfları marifetiyle, hükümetlerle kedinin fareyle oynaması gibi oynuyor. Soros bu işi sırf paralarına para katmak için yapmıyor.
Soros hükümet değiştirmekten zevk alıyor!
Dede tarafından Andicanlı olan eski bakanlardan Ahad Andican Özbekistan'daki olayların Kerimov yönetimine ciddi bir uyarı olduğunu, ancak organize bir hareket olmadığını belirtiyor ve Özbek muhalefetinin dağınık yapısına işaret ediyor.
Önce olayı hatırlayalım. Özbekistan'ın doğusundaki 300 bin nüfuslu Andican'da "dincilikle" suçlanan 23 kişinin yargılanmasının protesto edilmesiyle başlayan olaylar binlerce Özbek'in sokaklara dökülmesiyle iyice tırmandı. Birçok örgütle bağlantılandırılmaya çalışılan mahkumların bulunduğu cezaevinin basılıp mahkumların serbest bırakılmasına kadar varan olaylar hem Özbekistan'ı hem de Rusya'yı kaygılandırıyor. Görünüşte olaylar her ne kadar Rus karşıtı gibi görünmese de, bu kıvılcım sonrası gelişecek olayların Rusya ve Kerimov aleyhine dönme ihtimali çok yüksek. Çünkü ABD'nin başlattığı sözde sivil devrimler serisinde bir kıvılcımın yanması yetiyor. Bu kıvılcım önceden hazırlanan senaryonun icra edilmesinde, fitil ateşleyicisi olarak vazife görüyor.
Bugün Özbekistan'daki muhalefet her ne kadar dağınık, çıkan olaylar da organizesiz olsa da, sonuç itibariyle o spesifik olayları tek bir halkada birleştirmek ABD için çok da zor değil.
Kerimov Andican'da patlak veren olaylardan gereken mesajı aldı ve hiç vakit kaybetmeden Andican'a gitti. Andican'ın tüm dünya ile ilişkisi kesildi, televizyon kanalları, telefonlar iptal edilirken, tüm sınırları da kapatıldı. Kerimov, olayların Taşkent'e sıçramaması için gerekli tüm tedbirleri aldı ama bu tedbirler Özbekistan'ı kurtarmaya yetmeyebilir. Çünkü karşısındaki güç, Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'da hükümetler devirip, 5 milyar dolarlık bütçeyle yayıldığı 60 ülke hükümetinin tepesinde Demokles'in kılıcı gibi asılı duran George Soros. Yani öyle sıradan bir güçle mücadele etmiyor Kerimov.
Macar Yahudilerinden yoksul bir ailenin yoksul çocuğu olan Soros'un para sihirbazlığı ve spekülatörlüğün yanında "hükümet değiştiricilik" gibi bir mesleği de bulunuyor.
Soros'un son sırada saydığımız mesleğine dair Yugoslavya'dan Orta Asya'ya uzanan ciddi bir tecrübesi bulunuyor. Kerimov da Soros'un hedef tahtasında olduğunu bildiği için geçtiğimiz yıl, Özbekistan'da Soros'la ilgili her şeyi (gölgesini bile) yasaklamıştı. Soros'a karşı ciddi bir kampanya başlatan Kerimov'un, bugün Andican'da meydana gelen olaylarla nasıl bir diyet ödemek zorunda olduğunu görebiliriz.
Son 4 yıldır Türkiye üzerinde yoğunlaşan Soros'un aktardığı milyon dolarla Türkiye'de kurulan Açık Toplum Vakfı bugünlerde fazla göze batmamaya özen gösteriyor. Çünkü Soros'un fazlaca gündem olduğu bugünlerde göze batmak Orta Asya ülkeleri gibi kolay lokma olmayan Türkiye'de hesaplarını bozabilir. Soros'un Açık Toplum felsefesini de 1947 yılında kaçırıldığı İngiltere'deki London School of Economics'de, Britanya aristokrasisinin tanınmış ismi Sir Karl Pope ile bizdeki liberallerin idolü olan Fredrich von Hayek'ten öğrendiğini hatırlatalım.
Soros dünyanın 60 ülkesinde kurduğu Açık Toplum vakıfları marifetiyle, hükümetlerle kedinin fareyle oynaması gibi oynuyor. Soros bu işi sırf paralarına para katmak için yapmıyor.
Soros hükümet değiştirmekten zevk alıyor!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
































































































