Hayrünnessac Hazretleri; "Ey Şibli! Sen, Cüneyd-i Bağdadi'nin yakınlarındansın. Senin nasibin ondadır" diyerek Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerine gönderdi. Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri önce; "Git, çıra sat!" buyurdu. Bunun üzerine bir sene çıra satıp tekrar huzurlarına çıktıklarında; "Daha düşüncelerinde dünyaya muhabbet var" buyurarak başka bir iş verdiler. Bir sene sonra tekrar huzurlarına çıktığında; "Bir sene de burada hizmet et!" buyurdular. Bu hizmetten sonra hocası; "Şimdi halin nasıldır?" diye sordu. Şibli Hazretleri; "Artık kendini insanlardan üstün tutmuyorum" dedi. Bunun üzerine Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri; "İşte şimdi kendini kurtardın" buyurdu. Sonra Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerinin derslerine devam ederek, onun gözde talebelerinden oldu. Tasavvufta yüksek mertebelere kavuştu. Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerinden sonra yüzlerce talebe yetiştirdi.
Şibli Hazretleri buyurdu ki "Dört yüz hocadan ders okudum. Bunlardan dört bin hadis-i şerif öğrendim. Bütün bu hadiselerden bir tanesini seçip kendimi ona uydurdum, diğerlerini bıraktım. Çünkü, kurtuluşu ve ebedi saadete kavuşmayı bunda buldum ve bütün nasihatları hep bunun içinde gördüm. Seçtiğim hadis-i şerif şudur: Peygamber Efendimiz bir Sahabiye buyurdu ki; "Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış! Ahiret için, orada sonsuz kalacağına göre çalış! Allah-u Teâlâ'ya muhtaç olduğun kadar itaat et! Cehennem'e dayanabileceğin kadar günah işle!"
Ebu Bekr-i Şibli'yi sevmeyen ve sohbetlerine gitmek isteyenlere mani olan bir zat vardı. Bir gün Ebu Bekr-i Şibli'yi imtihan için yanına gelerek; "Beş devenin zekatı nedir?" diye sordu. Ebu Bekr-i Şibli cevab vermek istemedi ise de, o zatın ısrarı üzerine şöyle dedi; "Şer'i ölçülere göre bir koyun, bu vacibdir. Fakat bizim gibiler için olan hüküm ise, hepsini vermektir." Bunun üzerine o zat; "Bu dediğinle kime uyuyorsun? İmamın kim?" diye sual edince, Ebu Bekr-i Şibli hiç düşünmeden; "Hazret-i Ebu Bekr. Ona uyuyorum. O evine gidip neyi varsa, Peygamber Efendimize getirdi. Çocuklarına ne bıraktın? sorusuna "Allah ve Resulünü" diye cevab verdi" dedi. O zat bu cevabı beğendi ve hiçbir şey söylemeden gitti. Bundan sonra da, Ebu Bekr-i Şibli'nin sohbetine gidenlere mani olmadı.
Şibli Hazretleri buyurdu ki "Dört yüz hocadan ders okudum. Bunlardan dört bin hadis-i şerif öğrendim. Bütün bu hadiselerden bir tanesini seçip kendimi ona uydurdum, diğerlerini bıraktım. Çünkü, kurtuluşu ve ebedi saadete kavuşmayı bunda buldum ve bütün nasihatları hep bunun içinde gördüm. Seçtiğim hadis-i şerif şudur: Peygamber Efendimiz bir Sahabiye buyurdu ki; "Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış! Ahiret için, orada sonsuz kalacağına göre çalış! Allah-u Teâlâ'ya muhtaç olduğun kadar itaat et! Cehennem'e dayanabileceğin kadar günah işle!"
Ebu Bekr-i Şibli'yi sevmeyen ve sohbetlerine gitmek isteyenlere mani olan bir zat vardı. Bir gün Ebu Bekr-i Şibli'yi imtihan için yanına gelerek; "Beş devenin zekatı nedir?" diye sordu. Ebu Bekr-i Şibli cevab vermek istemedi ise de, o zatın ısrarı üzerine şöyle dedi; "Şer'i ölçülere göre bir koyun, bu vacibdir. Fakat bizim gibiler için olan hüküm ise, hepsini vermektir." Bunun üzerine o zat; "Bu dediğinle kime uyuyorsun? İmamın kim?" diye sual edince, Ebu Bekr-i Şibli hiç düşünmeden; "Hazret-i Ebu Bekr. Ona uyuyorum. O evine gidip neyi varsa, Peygamber Efendimize getirdi. Çocuklarına ne bıraktın? sorusuna "Allah ve Resulünü" diye cevab verdi" dedi. O zat bu cevabı beğendi ve hiçbir şey söylemeden gitti. Bundan sonra da, Ebu Bekr-i Şibli'nin sohbetine gidenlere mani olmadı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.