logo
01 OCAK 2026


Savrulduk

03.01.2020 00:00:00

2019 yılına cinayetler ve cinnetler damgasını vurdu. Son on yılda, en fazla kadının katledildiği yıl oldu 2019. Tam 474 kadın öldürüldü. 

Öldürülme nedenlerine baktığımızda, ekonomik güçlüklerin ve boşanmaların ön plana çıktığını görüyoruz. Boşanma sebepleri arasında en önemli faktörlerden biri yine ekonomik yetersizlikler. 

Prof. Dr. Haydar Baş, "Ülke çok ama çok karanlık bir döneme girdi ve meclisteki partilerin bir çözümü yok" dediğinde, belki tam olarak anlayamamıştık onu, ama bakın şimdi geldiğimiz şu duruma.

Ekonomik güçlükler, işsizlik toplumu bütün değerlerinden kopardı. Savrulduk. Köylerden kentlere savrulduk. Ailede herkesin bir rolü, babanın saygınlığı, anne babanın çocuk üzerinde kontrolü vardı. Bir sorun olduğunda aile büyükleri devreye girer ve bireyler geri dönüşü olmayan hatalar yapmadan bir orta yol bulunurdu. Şimdi 60 yaşındaki babanın hala evine ekmek götürmekle ilgili endişesi var. Kira gibi, fatura gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışıyor. Çocuk çoktan savrulmuş, yeter ki bir işi olsun diye kopmuş gitmiş toprağından. Anne babanın en temel öğretisi "Aman oğlumun işi olsun", "Aman para kazansın, sürünmesin" olmuş. 

Düşünün, asgari ücretle çalışan bir erkek gündüz çalışıyor, akşam yorgun evine gidiyor. Kafasında bin tane cevap bulamadığı soru ve öğrenilmiş bir çaresizlik. Kabullenilmiş mi? Bir yere kadar. Giderler, istekler artıp, çözümsüz sorunlar umutsuzlukla birleşince sonuçları kestirmek mümkün değil. 

Bir tarafta, toplumun ailede ona verdiği bir rol var, bir tarafta yetersizlikler. Elinden tutacak, yol gösterecek, derdini anlatabileceği ya da anlatmadan halinden anlayacak bir büyük de yok ki...

Herkes düşmüş para derdine, kendi derdine. 

Savrulduk, bizi biz yapan değerlerimizi kaybettik. Ölüyoruz. Para denen kâğıt parçası ile ilgili sorunumuzu çözemediğimiz için ölüyoruz. 

Değerlerimiz ölüyor, kadınlarımız ölüyor, çocuklarımız ölüyor, merhametimiz ölüyor, ölüyoruz. 

Kapitalizmin savurduğu tek toplum biz değiliz aslında ama böyle giderse hatasından dönemeyen hem de bu kadar yakınındaki çözümden yararlanamayan tek toplum olma adayıyız.

Rusya'yı hatırlıyor musunuz?

Rus pazarlarını, bakıcılık yapmaya, temizlik yapmaya gelen eğitimli Rus kadınlarını. Namusunu satan Rus kadınlarını.

Sene 2013, Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte büyük bir heyetle Rusya'ya gittik. Haydar Baş Bey'in Rus Parlamentosundaki konuşması, Putin'in danışmanının Putin adına yaptığı konuşmada, Milli Ekonomi Modeli'ni uyguladıklarını ve uygulamaya devam edeceklerini dünyaya canlı yayında ilan etmesi, gerçekten yüzyılın en önemli olaylarındandı. Ancak bunları zaten biliyorsunuz. 

Ben o gece yaşadığım bir olayı size anlatmak istiyorum. Gece Rana Elik'le birlikte çocuklarımıza küçük hediyeler almak için Kremlin Meydanı'na gittik. Ben biraz tedirgindim aslında. Rusça bilmiyoruz, anlaşabilir miyiz diye. Satıcı kadın ile Türkçe konuşmaya çalışınca, üç kadın bize doğru geldi ve yardımcı oldular. İyi derecede Türkçe konuşuyorlardı. 

Sordum: "Türk müsünüz?" "Hayır" dediler. 

"Peki, nasıl böyle konuşuyorsunuz?" 

Türkiye'de uzun yıllar çalışmışlar. Özellikle biriyle aramızda çok sıcak bir sohbet oluştu. 

"Yine Türkiye'de çalışmayı düşünür müsün?" diye sordum.

"Hayır" dedi "Asla!"

"Neden?" dedim. 

"Çünkü ben artık oğluma ülkemde bakabiliyorum" dedi. 

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayan Rusya, halkını savrulduğu uzak diyarlardan topluyordu. Ve ilerleyen zamanlarda, Rusların ülkemize çalışmaya değil de tatil yapmaya geldiğine hepimiz şahit olduk. 

Bizim de acilen toparlanmamız lazım. Yasalar, caydırıcı cezalar, cinnet geçiren insanlarda işe yaramıyor. Yürüyüşler, sloganlar, kadınlarımızı korumaya yetmiyor. 2019'daki kadar kadına şiddeti engellemek için program, yürüyüş, konuşmaların yapıldığı bir yıl görmedim. Bu kadar cinayetin yaşandığı bir yıl da.

Ben Bağımsız Türkiye Partisi Kadın Kolları Başkanı'yım. Bazen kadın platformları, kadınların sorunlarını konuştukları programlara davet ediyor bizi, dinleyici olarak. Diyorum ki; hala çözümü konuşmanın vakti gelmedi mi?

Halbuki BTP olarak biz, kadının sorunlarına çözümü olan tek partiyiz. Dünya nüfusunun yarısını doların esaretinden kurtarmış Prof. Dr. Haydar Baş gibi bir lidere sahip tek partiyiz. Her şeyden önce "para" sorununa çözümü olan tek partiyiz. 2002 'den beri "Ev Hanımı Maaşı", "Vatandaşlık Maaşı" ve yoksulluk sınırının üstünde bir "asgari ücret" ile vatandaşımıza sahip çıkacağımızı anlatıp duruyoruz.

2019'un en güzel ve veciz sözü BRICS ülkeleri adına ülkemize gelip BTP'nin sosyal medya yemeğinde konuşma yapan Prof. Dr. Gorbanovski'den geldi: "Haydar Baş demek, zenginlik demek!"

Gelin, bu sese kulak verin, artık ailelerimizi, değerlerimizi ve canlarımızı kâğıt parçası uğruna feda etmeyelim.

Elimizde kalan, bizi biz yapan her şeyimiz, parmaklarımızın arasından akıp gitmeden bu kör karanlığa bir son verelim. 

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Seçil Mumcuoğlu / diğer yazıları
Filistin'e destek eylemi sona erdi
Binlerce kişi eyleme destek verdi
ÖTV'den MTV'ye zam yağmuru
2026 yılı zamlarla geldi
İsviçre'de kayak merkezinde patlama
Çok sayıda ölü ve yaralı var
İsrail, Gazze'nin geleceğini de yok etti
2025'te 7 bin 903 öğrenci ve eğitim personelini öldürdü
Zekenkskiy anlaşma için şartını açıkladı
"Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz"
İstanbul'da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor
Sarıyer ve Arnavutköy'de etkisini artırdı
Somaliland'ın lideri İsrail'e gidecek
Abraham Anlaşmalarına katılmayı planlıyor
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
DEAŞ'a karşı 25 ilde operasyon
125 şüpheli daha yakalandı
'Bataklıkta sinek avlayarak olmaz'
BTP'den dikkat çekici açıklama
Kasım ayı dış ticaret verileri belli oldu
11 aylık açık 82.6 milyar dolar
Yoksulluk sınırı 100 bine dayandı
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
Filistin'e destek eylemi sona erdi
Binlerce kişi eyleme destek verdi
ÖTV'den MTV'ye zam yağmuru
2026 yılı zamlarla geldi
İsviçre'de kayak merkezinde patlama
Çok sayıda ölü ve yaralı var
İsrail, Gazze'nin geleceğini de yok etti
2025'te 7 bin 903 öğrenci ve eğitim personelini öldürdü
Zekenkskiy anlaşma için şartını açıkladı
"Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz"
İstanbul'da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor
Sarıyer ve Arnavutköy'de etkisini artırdı
Somaliland'ın lideri İsrail'e gidecek
Abraham Anlaşmalarına katılmayı planlıyor
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
DEAŞ'a karşı 25 ilde operasyon
125 şüpheli daha yakalandı
'Bataklıkta sinek avlayarak olmaz'
BTP'den dikkat çekici açıklama
Kasım ayı dış ticaret verileri belli oldu
11 aylık açık 82.6 milyar dolar
Yoksulluk sınırı 100 bine dayandı
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.