Hutbe okuyan Hoca Efendi ve kendisi gibi düşünen Emevi fikriyatı taşıyanlara demek istediğimizi biz de kalemimizle demeye çalışalım. İstedik?Ehl-i Beyt kimdir? Peygamberimiz Ehl-i Beyt'in kim olduğunu açıkça beyan ettikten sonra kimse kendince yorumlarla başka başka kimseleri onların arasına almaya kalkışmamalıdır. İnsanlık içerisinde birçok hayırlı kimseler vardır, Peygamberimizin övgüsüne ve sevgisine mazhar olmuş birçok sahabe olan ya da olmayan kimseler vardır. Veysel Karani gibi? Onlardan sonra da kıyamete kadar gelecek insanlar içerisinde hayırlı kimseler mutlaka bulunacaktır. Zaten bu dini gerçek manada yaşayan ve savunan kimseler kalmayınca kıyamet kopacaktır. Hayırlı insanların dünyada var olması ayrı bir şeydir; Ehl-i Beyt'in kimler olduğu çok daha ayrı şeydir. Ehl-i Beyt Peygamberimizin Abası altındakilerdir. Peygamberimizin Abası altındakilerin kimler olduğunu Peygamber'imizin eşleri Ümmü Seleme ve Hz. Ayşe şöyle nakleder: "Bir gün Peygamber sırtında yünlü bir aba ile evden çıktı. Onu gören Hasan bin Ali yanına geldi, Peygamber ona abasının altına girmesini söyledi. Sonra Hüseyin geldi. Peygamber onu da abasının altına aldı. Sonra Fatıma geldi, peygamber onu da abasının altına aldı. Daha sonra da Ali geldi, peygamber onu da abasının altına aldı. Sonra Peygamber, "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor" (Ahzab, 33) mealindeki ayeti okudu." (Sahih-i Müslim, c.4, s.1883, hadis. 2424; Kitab-ı Fezâili'l-Sahabe, bab-ı fezâil-i Ehl-i Beyt, 44500) Tirmizî, "Menakıb-ı Ehl-i Beyt" adlı eserinde (c. 2, s. 308) Ömer b. Ebî Seleme'den şöyle naklediyor: "Tathir Ayeti, Ümmü Seleme'nin evinde nazil olduğunda Peygamber (s.a.v.); Fatıma, Hasan, Hüseyin ve Ali'yi çağırarak onların üzerine bir aba örttü ve şöyle buyurdu: "Allah'ım, bunlar benim Ehl-i Beytimdir; onlardan her çeşit pisliği ve kötülüğü gider ve onları tertemiz kıl." O sırada Ümmü Seleme; "Ya Resulallah! Ben de onlarla birlikte miyim?" diye sordu. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Sen kendi mevkiine sahipsin ve hayır üzeresin." Görüldüğü gibi O abanın altına diğer aile fertleri dahi alınmamıştır. Çünkü Onlar yüce Allah'ın seçtiği özel bir gruptur. Bunun sorgulanması Allah'ın kaderine itirazdır ve vebal getirir. Bize düşen görev, bu seçilmiş ve sevilmiş kimseleri rehber edinmek, düşünce ve davranışlarını hayatımıza tatbik etmektir. Ehl-i Beyt'in kim olduğu bizatihi ilahi tercihle belirlenmişken; abanın altına sığınmaya yahut da birilerini sığdırmaya çalışmak olsa olsa büyük bir cehaletin ve yanlışlığın ürünüdür. Hâlbuki o Abanın altındakilerle birlikte olmanın yolu; abanın altına sığınmaya çalışmak değil, yollarına tabi olmak ve ortaya koydukları gerçeklerle amel etmektir. Size şu hadis yetmez mi?Resûlullah buyurdu: "Benim Ehl-i Beyt'imin sizin içinizdeki misali, Hz. Nuh'un kavmi içerisindeki Hz. Nuh'un gemisi gibidir. Kim gemiye binerse necat bulur, kim binmezse helak olur." (Suyuti, Tefsir-i Hulafa, s. 573; Taberani, Mu'cem'ül Kebir, s. 78). İşte size kurtuluş; Ehl-i Beyt'in gemisine binin ve kurtulun! Kendinize sahte abalar icat etmenize gerek yok ki!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025