Sağlık sektöründe yabancı dilin önemi artıyor
Türkiye, sağlık turizminin gelişmesiyle yabancı yatırımcılar için büyük bir pazar haline geliyor. Bu hızlı büyüme yabancı dil bilen çalışanların yetersizliğini gündeme getiriyor. British Time Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Karataş, sağlık alanında yabancı
17.12.2012 00:00:00
Estetik operasyonlardan kalp nakline kadar pek çok alanda başarılı ameliyatlar gerçekleştiren Türk doktorları ve Türk hastaneleri dünyanın her yerinden gelen hastaları kabul ediyor. Sağlık turizmindeki bu artışı gören yabancı sermayeli firmalar da Türkiye sağlık pazarında özel ve zincir hastaneler ile yerlerini alıyorlar.
British Time Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Karataş, sağlık sektörüne giren yabancı sermayeli firmalar ile artık sağlık sektörünün de globalleştiğine değinerek, “Özel hastaneler tek tek azalarak büyük zincir ve gruplara dönüşüyor, kurumsallaşıyorlar. Türk doktorlarımız da yaptıkları çalışmalar ile tüm dünyada biliniyor ve tercih ediliyor. Bu da artık dünyanın her yerinden hastaların ülkemize gelmesi demek” dedi. Sağlık turizmine olan ilginin devam etmesi ve ülkemizde ciddi kazanç haline gelebilmesi için Karataş, sağlık personelinin yabancı dil eksiklerinin hızla kapatılması gerektiğini belirtti. Sağlık kurumlarındaki farklı departmanlarda çalışanların farklı derecelerde yabancı dil bilmesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Karataş, “Bir doktora verdiğiniz dil eğitimi ile bir hasta bakıcıya verdiğiniz eğitim aynı olmaz, ülkemizde sağlık personelinin dil bilmesi hem imajımıza çok olumlu katkı sağlayacak, hem de bu alanda ne kadar iyi olduğumuzu iletişimimiz ile de ortaya koymamızı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Kapıda Emergency yazıyor ama
“Yeterli derecede yabancı dil hakimiyetine sahip olan doktor ve sağlık çalışanlarının olması kliniklerde oluşan vakit kaybının önlenmesini de sağlayacaktır” diyen Karataş, şu anki tabloda yabancı hastaların doktorla görüşene kadar sorununu yeterince anlatabileceği görevliler bulamadığına işaret etti. Karataş, şunları söyledi: “Kapıda Emergency yani Acil yazıyor. Hastane kapısına İngilizce ‘Acil' yazmakla olmaz bu iş, Acil'e koşan yabancı hasta kapıdaki tabeladan ibaret bir hizmet gördüğünü anlayınca bir daha ‘asla' diyor. Bunu dedirtmemek için Türkçesinin yanına İngilizcesini de yazdığımız Acil servislerimizdeki sağlık görevlilerinin, özellikle turist sirkülasyonun yoğun olduğu lokasyonlarda, en azından İngilizce bilmesi gerekliliğinin üzerinde durulması gerektiğini belirtiyor.”
Karataş, bizzat yaşadığı talihsiz bir olay sonucu sağlık sektörüne özel, dil eğitim programları geliştirmeye karar verdiğini belirterek, yaşadığı olayı şöyle anlattı: “Çocuğumuz ateşi çıktığında acile koştuk. O esnada bizimle aynı anda gelen yabancı bir çift daha vardı ve bebekleri hiç durmadan ağlıyordu. Sağlık personeli çifte bakıyor, İngilizce bilen birini bulmaya çalışıyorlardı. Bizler hemen yardımcı olduk ancak o anne ve babanın gözlerindeki endişe kimseye bir şey anlatamayan halleri hala gözlerimin önünden gitmiyor. O an itibari ile sağlık sektörüne özel İngilizce eğitim programları düzenlemeye karar verdim”. HABER MERKEZİ
British Time Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Karataş, sağlık sektörüne giren yabancı sermayeli firmalar ile artık sağlık sektörünün de globalleştiğine değinerek, “Özel hastaneler tek tek azalarak büyük zincir ve gruplara dönüşüyor, kurumsallaşıyorlar. Türk doktorlarımız da yaptıkları çalışmalar ile tüm dünyada biliniyor ve tercih ediliyor. Bu da artık dünyanın her yerinden hastaların ülkemize gelmesi demek” dedi. Sağlık turizmine olan ilginin devam etmesi ve ülkemizde ciddi kazanç haline gelebilmesi için Karataş, sağlık personelinin yabancı dil eksiklerinin hızla kapatılması gerektiğini belirtti. Sağlık kurumlarındaki farklı departmanlarda çalışanların farklı derecelerde yabancı dil bilmesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Karataş, “Bir doktora verdiğiniz dil eğitimi ile bir hasta bakıcıya verdiğiniz eğitim aynı olmaz, ülkemizde sağlık personelinin dil bilmesi hem imajımıza çok olumlu katkı sağlayacak, hem de bu alanda ne kadar iyi olduğumuzu iletişimimiz ile de ortaya koymamızı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Kapıda Emergency yazıyor ama
“Yeterli derecede yabancı dil hakimiyetine sahip olan doktor ve sağlık çalışanlarının olması kliniklerde oluşan vakit kaybının önlenmesini de sağlayacaktır” diyen Karataş, şu anki tabloda yabancı hastaların doktorla görüşene kadar sorununu yeterince anlatabileceği görevliler bulamadığına işaret etti. Karataş, şunları söyledi: “Kapıda Emergency yani Acil yazıyor. Hastane kapısına İngilizce ‘Acil' yazmakla olmaz bu iş, Acil'e koşan yabancı hasta kapıdaki tabeladan ibaret bir hizmet gördüğünü anlayınca bir daha ‘asla' diyor. Bunu dedirtmemek için Türkçesinin yanına İngilizcesini de yazdığımız Acil servislerimizdeki sağlık görevlilerinin, özellikle turist sirkülasyonun yoğun olduğu lokasyonlarda, en azından İngilizce bilmesi gerekliliğinin üzerinde durulması gerektiğini belirtiyor.”
Karataş, bizzat yaşadığı talihsiz bir olay sonucu sağlık sektörüne özel, dil eğitim programları geliştirmeye karar verdiğini belirterek, yaşadığı olayı şöyle anlattı: “Çocuğumuz ateşi çıktığında acile koştuk. O esnada bizimle aynı anda gelen yabancı bir çift daha vardı ve bebekleri hiç durmadan ağlıyordu. Sağlık personeli çifte bakıyor, İngilizce bilen birini bulmaya çalışıyorlardı. Bizler hemen yardımcı olduk ancak o anne ve babanın gözlerindeki endişe kimseye bir şey anlatamayan halleri hala gözlerimin önünden gitmiyor. O an itibari ile sağlık sektörüne özel İngilizce eğitim programları düzenlemeye karar verdim”. HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.