Dr. Ahmet Hamdi KEPEKÇİ
Şükürler olsun, duamız kabul oldu. "Ey Allah'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan'a kavuştur" diye yakarıyorduk. Nihayet Ramazan'ın, kucaklayan, kuşatan, yücelten iklimine ulaştık.
Ramazan Ay'ı oruç ibadeti ile özdeşleşmiştir. Bu ayda aynı zamanda namaz, teravih, zikrullah, hasılı, bütün ibadetlerin arttırılmasıyla kullukta şaha kalkılmıştır.
Recep'le birlikte bereketlenen manevi atmosfer Şaban'la irtifa katetmiş, Ramazan'la zirve yapmış durumdadır. İnsanımız maddi ve manevi olarak Ramazan'a hazırlanmış durumdadır. Bütün büyük doğuşlar bir hazırlığın, birçok müjdenin sonucunda ortaya çıkar. Ramazan'a Recep, Şaban ayları ve bu aylar içindeki mübarek gecelerin sonucunda teşrif buyurmuş durumdadır.
Kişisel kazanım olarak Ramazan
Selman'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz Şaban ayının son gününde onlara şöyle bir hutbe okumuştur: "Ey insanlar, büyük bir ay üzerimize gelmiştir. Bu ay bereketli bir aydır. Onda bir gece vardır ki, bin aydan hayırlıdır. Allah-ü Teala onda oruç tutmayı farz kılmış, gecelerini nmazala geçirmeyi tatavvu kılmıştır. Kim bu ayda hayır namına bir şey işlerse, sanki diğer aylarda farz kılmış (farzı eda etmiş gibi) sevabı alır. Kim bu ayda farz namaz kılarsa, diğer aylarda kılınan 70 farz sevabını alır. Bu ay bir sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise Cennet'tir. Bu ay eşitlik ayıdır. Bu ayda rızıklar artırılır. Kim bir oruçluya iftar verirse, günahları bağışlanır, Cehennem'den azad olur. Oruç tutanın bir misli sevabı da ona yazılır. Oruç tutanın sevabında da eksiklik olmaz. Orada bulunanlar dediler ki: "Ya Resulullah biz hepimiz iftar verecek durumda değiliz, ne buyurursunuz?" Peygamber Efendimiz şöyle devam etmiştir: "Allah-ü Teala bu sevabı hurma ile de olsa, bir yudum su ile de olsa, su ile karışık bir içim süt ile de olsa iftar verene verir. Bu ayın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem'den azad olmaktır. Kim elinin altında bulunanlara bu ayda hafiflik yaparsa Allah-ü Teala onun günahlarını bağışlar. Cehennem'den azad eder. Siz bu ayda şu dört hasleti çokça yapın. Bunlardan ikisiyle Rabb'inizi hoşnut edersiniz diğer ikisi ile de kendinizi kurtarırsınız. Rabb'inizi hoşnut edeceğiniz iki haslet, Kelime-i Şehadeti söylemek ve tevbe-i istiğfar okumak. Sizin için olan iki haslet ise, Allah-ü Teala'dan Cennet'i istemeniz ve Cehennem'den O'na sığınmanızdır. Kim bir oruçluya su verirse Allah da benim havzımdan ona bir su içirir ki, bir daha susuzluk duymaz."
(Tuhfetu'l-İhvan).
Dünya ahiretin tarlasıdır. Dolayısıyla dünya hayatındaki her bir an sonsuz kıymet taşımaktadır. Çünkü sonlu bir ömür sermayesiyle sonsuz bir hayatın kazanımı söz konusudur. Üstelik Ramazan Ay'ı boyunca makbul olan vakitler pek çoktur. Geceler makbuldür, gündüzler makbuldür; iftar vakitleri makbuldür. Bir başka makbul olan zaman da Ramazan içerisinde gizli olan "Kadir Gecesi"dir. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Kadir Gecesini idrak etmek, bu mübarek zaman dilimini hiyat etmek büyük bir nasiptir. Kadir Gecesi'nin zamanı konusunda Peygamber Efendimiz "Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on gününde arayın" şeklinde buyurmuştur. Kur'an-ı Kerim'de "Muhakkak ki biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sana haber veren oldu mu? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır" (Kadir: 1-3) buyurulmaktadır.
Devam edecek...
Şükürler olsun, duamız kabul oldu. "Ey Allah'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan'a kavuştur" diye yakarıyorduk. Nihayet Ramazan'ın, kucaklayan, kuşatan, yücelten iklimine ulaştık.
Ramazan Ay'ı oruç ibadeti ile özdeşleşmiştir. Bu ayda aynı zamanda namaz, teravih, zikrullah, hasılı, bütün ibadetlerin arttırılmasıyla kullukta şaha kalkılmıştır.
Recep'le birlikte bereketlenen manevi atmosfer Şaban'la irtifa katetmiş, Ramazan'la zirve yapmış durumdadır. İnsanımız maddi ve manevi olarak Ramazan'a hazırlanmış durumdadır. Bütün büyük doğuşlar bir hazırlığın, birçok müjdenin sonucunda ortaya çıkar. Ramazan'a Recep, Şaban ayları ve bu aylar içindeki mübarek gecelerin sonucunda teşrif buyurmuş durumdadır.
Kişisel kazanım olarak Ramazan
Selman'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz Şaban ayının son gününde onlara şöyle bir hutbe okumuştur: "Ey insanlar, büyük bir ay üzerimize gelmiştir. Bu ay bereketli bir aydır. Onda bir gece vardır ki, bin aydan hayırlıdır. Allah-ü Teala onda oruç tutmayı farz kılmış, gecelerini nmazala geçirmeyi tatavvu kılmıştır. Kim bu ayda hayır namına bir şey işlerse, sanki diğer aylarda farz kılmış (farzı eda etmiş gibi) sevabı alır. Kim bu ayda farz namaz kılarsa, diğer aylarda kılınan 70 farz sevabını alır. Bu ay bir sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise Cennet'tir. Bu ay eşitlik ayıdır. Bu ayda rızıklar artırılır. Kim bir oruçluya iftar verirse, günahları bağışlanır, Cehennem'den azad olur. Oruç tutanın bir misli sevabı da ona yazılır. Oruç tutanın sevabında da eksiklik olmaz. Orada bulunanlar dediler ki: "Ya Resulullah biz hepimiz iftar verecek durumda değiliz, ne buyurursunuz?" Peygamber Efendimiz şöyle devam etmiştir: "Allah-ü Teala bu sevabı hurma ile de olsa, bir yudum su ile de olsa, su ile karışık bir içim süt ile de olsa iftar verene verir. Bu ayın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem'den azad olmaktır. Kim elinin altında bulunanlara bu ayda hafiflik yaparsa Allah-ü Teala onun günahlarını bağışlar. Cehennem'den azad eder. Siz bu ayda şu dört hasleti çokça yapın. Bunlardan ikisiyle Rabb'inizi hoşnut edersiniz diğer ikisi ile de kendinizi kurtarırsınız. Rabb'inizi hoşnut edeceğiniz iki haslet, Kelime-i Şehadeti söylemek ve tevbe-i istiğfar okumak. Sizin için olan iki haslet ise, Allah-ü Teala'dan Cennet'i istemeniz ve Cehennem'den O'na sığınmanızdır. Kim bir oruçluya su verirse Allah da benim havzımdan ona bir su içirir ki, bir daha susuzluk duymaz."
(Tuhfetu'l-İhvan).
Dünya ahiretin tarlasıdır. Dolayısıyla dünya hayatındaki her bir an sonsuz kıymet taşımaktadır. Çünkü sonlu bir ömür sermayesiyle sonsuz bir hayatın kazanımı söz konusudur. Üstelik Ramazan Ay'ı boyunca makbul olan vakitler pek çoktur. Geceler makbuldür, gündüzler makbuldür; iftar vakitleri makbuldür. Bir başka makbul olan zaman da Ramazan içerisinde gizli olan "Kadir Gecesi"dir. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Kadir Gecesini idrak etmek, bu mübarek zaman dilimini hiyat etmek büyük bir nasiptir. Kadir Gecesi'nin zamanı konusunda Peygamber Efendimiz "Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on gününde arayın" şeklinde buyurmuştur. Kur'an-ı Kerim'de "Muhakkak ki biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sana haber veren oldu mu? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır" (Kadir: 1-3) buyurulmaktadır.
Devam edecek...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.