Ben ekonomi tahsili görmedim. Hele hele ekonominin kitabını yazdım, diye hiçbir iddiamda olmadı. Ama gerçekten ekonominin kitabını yazan o büyük insanı tanıdım, okudum, dinledim anlamaya gayret ettim ve nasibim kadarıyla anladım.
Şimdi anladıklarımı, anlatayım. Yıllardır yaşadığımız ekonomik buhran bugün çöküşe dönüşmüş vaziyette. Bu çöküşten nasıl kurtuluruz, sorusunun cevabını bulmak için ilk önce bu çöküşe yol açan sebepleri tespit, kabul etmemiz gerekir.
Ama gördüğünüz üzere ne iktidar ve ne de muhalefet bu çöküşün asıl sebebini ne kabul ediyor ne de itiraf. Dahası dünyada yaşanan ekonomik krizleri örnek gösteriyorlar ama bu krizlerin sebeplerinden ders çıkarmıyorlar.
BTP Lideri Hüseyin Baş devamlı olarak: 'Bu kafayla sorunları çözemezsiniz. Çünkü sistem yanlış. Artık yeni bir sistem, yeni bir anlayış gerekliliğine' vurguluyor.
Yılların siyasetçileri bir dönüp de, 'gerçekten böyle mi' sorgusu yapmak yerine birbirlerinin yediklerini, içtiklerini, giydiklerini sorguluyorlar.
Diğer taraftan halka, 'sizi, faizcilere ezdirmeyeceğiz' diyorlar. Zamlarla, kendileri eziyorlar.
'İktidarın yaptıklarını burunlarından fitil fitil getireceğiz', diyorlar ama iktidarın bindiği kapitalizmin otobüsünden inmiyorlar.
Özetle iktidarı da, muhalefeti de ve de ekonomi alanında söz söyleyenlerin tamamı da, birilerinin dizayn ettiği oyun içerisinde, yine onların kurallarıyla 'ben, bu oyunu daha iyi oynarım' yarışındalar.
BTP Lideri Hüseyin Baş'ın, 'vücutta kan ne ise ekonomi de para odur' mantığını iktidarda, muhalefette idrak edemedi.
TL'nin özgür olmadığını bile idrak edemiyorlar. İşte bu idrakten yoksunluk, devletin piyasadan çekilmesi ve piyasanın belirleyicisinin yabancı sermaye olunca haliyle ortaya talan çıktı, borç çıktı, faiz, enflasyon çıktı. Emek hırsızlığı ve bu hırsızlığa göz yuman arsızlar çıktı.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş yıllarca, 'piyasadaki para, bizim milli paramız değil, doların tercümesidir. Maliyetli paradır. Yabancı sermaye ve borçlanarak büyüme mantığı ekonominin sonu olacaktır. Gün gelecek aldığınız borçların faizini bile ödeyemeyecek hale geleceksiniz. Dolar, ata binmiş süvari gibi olacak' şeklinde tarihi ikazlarını yaptı.
Geldik mi o noktaya!
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş: "Madenlerimizi üç-beş yabancıya, yandaşa peşkeş çekmeyin, cumhuriyetin kazanımlarını satmayın, tarım stratejiktir, ötelemeyin, piyasayı tefecilere bırakmayın, madenlerimizi karşılık göstererek senyoraj hakkını devreye koyup kendi milli paramızı basalım, ticaretimizi milli paralarımızla yapalım' dedi.
Tam tersini yaptılar mı? Yaptılar. Bugün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı sattıkları altın, bor, toryum gibi nice madenlerimizden aldıkları üç-beş kuruşu övünerek anlatıyor.
Para, başlığına dönelim. Bizde, bizi yönetenlerde bugüne kadar öğretilen ve de dayatılanın aksine 'para nedir' sorusunun cevabını iyice öğrenmedikten sonra bu krizlerden çıkış yolu yoktur.
Bizler de paranın mahiyetini öğrenmek zorundayız ki, birileri emeğimizi, alın terimizi, kaynaklarımızı iç etmesin, zenginleri daha da zengin yapmasın.
Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız , 'para hakkında günümüz iktisat modelleri yanlış ve eksik tarifler yapmışlardır. Kapitalist anlayışa göre para sadece mübadele ve tasarruf aracıdır' diyordu.
Bu tanımın doğruluğunu şimdi iliklerimize kadar hissediyoruz. Para takas-mübadele-değişim aracı ama piyasada yeterli miktarda takas-değişim aracı olmadığı için vatandaş kredi kartına, krediye, senetlere, faize mahkum ediliyor.
Prof. Dr. Haydar Baş, 'para tasarruf, değer saklama aracı ama bakıyorsunuz ki, milletimiz kendi parası yerine başka devletlerin paralarıyla tasarruf yapıyor, değer saklıyor. Öyle bir hale düşürülmüşüz ki, Türk Lirası itibarını, geçerliliği, değerini kaybetmiş' diyor ve paranın mahiyetini şöyle açıklıyordu:
Yarın…
- Çatlayan sadece fay hatları değil ar damarıdır / 24.04.2025
- Bizim 23 Nisan’dan anladığımız / 23.04.2025
- Türkiye’ye ‘Escobar sistemi’ kurmuşlar / 21.04.2025
- ‘Erdoğan Amca adım Danya Ebu Muhsin’ / 20.04.2025
- 2 bin değil 2 bin 600 yıldır yapılanamayanı yaptılar? / 19.04.2025
- Gazze’den tehciri, ‘hicret’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar / 18.04.2025
- Sahada yaşananlar Erdoğan’ı teyit etmiyor / 17.04.2025
- Erdoğan’ın ‘fakir fukara garip gureba’ çıkışı / 16.04.2025
- O zaman nedir bu Milli Ekonomi Modeli? / 15.04.2025