Hükümet, Libya'ya yönelik tezkereyi onaylayarak, Haçlı seferlerine karşı duran Kılıçarslan'ın değil, bilakis Fransa'da 1095 yılında Clermont Meclisini toplayarak 1. Haçlı seferini başlatan Papa Urban'ın safında olmayı tercih etti AKP'li milletvekilleri, Libya'da 'güya' istikrar ve güvenliğin yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda bulunmak üzere TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda hükümete 1 yıllığına yetki verilmesini öngören Başbakanlık tezkeresini TBMM Genel Kurulunda kabul etti. Tezkere uyarınca, Libya'ya yönelik silah ambargosunu denetleyecek NATO deniz gücünde TSK unsurları da görev alacak. Kapalı oturum!Genel Kurulda tezkerenin kapalı oturumdaki görüşmeleri, yaklaşık 3 saat sürdü. Görüşmelerde önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Genel Kurulu bilgilendirdi. Daha sonra AKP'den Yaşar Yakış (Düzce), CHP'den Hüseyin Pazarcı (Balıkesir), MHP'den Deniz Bölükbaşı (Ankara), BDP'den Hasip Kaplan (Şırnak) söz alarak partilerinin görüşlerini dile getirdiler. Gruplar ve kişisel konuşmaların ardından yeniden kürsüye gelen Bakan Davutoğlu yöneltilen eleştiri ve sorulara cevap verdi. Daha sonra yapılan işari oylamada tezkere kabul edildi. Görüşmelerde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile bazı bakanlık bürokratları da hazır bulundu. TSK, kara harekatına da katılabilir!Kabul edilen tezkerede, Libya'daki olayların 15 Şubat 2010'de başladığı belirtilerek, şu ifadelere yer veriliyor: "Olaylar neticesinde ortaya çıkan şiddet ortamının sona erdirilebilmesini teminen BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan 26 Şubat 2011 tarihli ve 1970 sayılı kararla 17 Mart 2011 tarihli 1973 sayılı kararda kayıtlı hüküm ve çağrıları dikkate alarak ve meskur kararlar çerçevesinde Libya'da istikrar ve güvenliğin yeniden tesisine yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda bulunmak üzere; lüzum, sınır, kapsam, şekil, yöntem ve zamanı hükümetçe takdir ve tespit edilmek kaydıyla TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin hükümet tarafından yapılması için Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle izin istenilmesi Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmıştır." Bu arada, tezkerenin gerekçesinde, Libya'da 15 Şubat 2011'de başlayan olaylar sonucunda, kısa sürede iç çatışma ortamı doğduğu belirtilerek, Türkiye'nin olayların başlamasından itibaren, bu ülkeyle yakın tarihi ve kültürel bağlara sahip ülke olarak 'ilkeli, aşamalı ve belli bir stratejiye dayandırılmış kararlı ve kendi içinde tutarlı politika izlediği' ifade ediliyor. Tezkerede TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) ibaresi yer aldığından, ileride Türk kara ve hava kuvvetlerinin de bir oldu-bitti ile harekâta dâhil olmalarına zemin hazırlandığı belirtildi. Erdoğan lafını çiğnediBaşbakan Erdoğan, Almanya'da 28 Şubat'ta Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) tarafından düzenlenen Türk Alman Ekonomi Buluşması adlı toplantıda yaptığı konuşmada, şu ifadeleri kullanmıştı: "Bize basın mensupları soruyor: NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? "Böyle saçmalık olabilir mi ya? NATO'nu ne işi var Libya'da? NATO, mensubu olan ülkelerden birine herhangi bir müdahale yapılması halinde böyle bir şeyi gündeme getirebilir. Bunun dışında Libya'ya nasıl müdahale edebilir? Bakın Türkiye olarak biz dedik ki, bunu karşısındayız. Böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez." Erdoğan, 14 Mart'ta İstanbul'da düzenlenen Değişim Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, NATO'nun Libya'ya müdahalesine karşı çıkarak, "Libya'ya veya bir başka ülkeye yapılacak bir Nato müdahalesini, bir askeri operasyonu son derece faydasız görüyoruz" demişti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.