YÖK'ün hazırladığı Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi başlıklı rapora göre, üniversiteye giriş sınavı sisteminin topluma maliyeti 1.5 katrilyonu aşıyor.
YÖK'ün hazırladığı Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi başlıklı raporda, dershane sektörüne dikkat çekilerek, bu sektörün ortaöğretime yardımcı olmaktan çok onu ikame eder hale geldiği vurgulandı. Dershane sektörünün yanı sıra 'bire bir özel eğitim' alanının da gelişmeye başladığı belirtilerek, bunun kayıt dışı olduğuna işaret edilen raporda, sınav sisteminin topluma maliyetinin 1.5 milyar YTL'yi aştığı bildirildi. YÖK'ün Cumhurbaşkanı'na sunduğu raporda, yükseköğretimin sorunlarıyla ilgili tespitlere yer verildi.Dershane sektörü gelişiyorDershane sektörüyle ilgili de değerlendirme yapılan raporda, sınava girenlerin çok büyük kısmının üniversiteye yerleştirilemeyişinin, öğrencilerin ek bir hazırlık dönemi geçirerek ikinci, üçüncü kez sınava girmesine yol açtığına işaret edildi. Öğrencilerin kendilerini yeniden eğitme talebinin karşılanması "özel dershaneler" eliyle olduğu kaydedilen raporda, konuya ilişkin yapılan bir araştırmaya atıfta bulunuldu. Öğrencilerin yüzde 71.8'inin dershaneye gittiği, yüzde 16.5'nin hem dershaneye gittiği hem özel ders aldığı kaydedilen araştırmada, yükseköğretim önündeki yığılma arttıkça, dershane sektörünün genişlediği belirtildi.Rakamlar büyük2005-2006 eğitim-öğretim yılı itibarıyla, dershaneye devam eden öğrenci sayısının 940 bin 928 olduğu, bu sektörde 51 bin 692 öğretmenin görev yaptığı ifade edilen raporda, şöyle denildi: "Eğer bir ülkede ortaöğretim homojen nitelikte ve başarılı olarakverilemiyorsa, eğitimdeki açıkları kapatmak için 'özel dershanelerin' gelişmesi beklenen bir şeydir. Ama, Türkiye'de dershane sektörü konusunda yaşanmakta olan eleştiri yoğunlaşması bunların ortaöğretim kurumları üzerinde yarattığı olumsuz etkiler yüzünden olmaktadır. Dershane sektörü devletin ortaöğretim kurumlarında iyi yetişmiş öğretmenleri kendine kanalize etmektedir. Ayrıca, sınavların tek amaç haline gelmesi sonucu, öğrencilerin okullarına devam etmeyerek dershanelere gitmesi ve ortaöğretimin son sınıflarını boşaltan etkileryaratmasına yol açmaktadır. Bu tür bir etkileşme sonucu, 'özel dershaneler' ortaöğretimin açıklarını kapatacak bir işlev görmek için yola çıkarken, ortaöğretimin kalitesini daha da düşürenetkiler yaratmakta, kendine olan gereksinmeyi güçlendirmektedir."Vatandaşa maliyeti çok fazlaEleştirilerin bir başka yönünün de üniversiteye giriş sınavı sisteminin topluma ve ailelere maliyeti nedeniyle yapıldığı kaydedilen raporda, adayların hem sınav giderleri hem de dershane ve kitap kırtasiye giderleri hesaplanarak toplam maliyet çıkarıldı. Dershane ücretinin öğrenci başına ortalama bin 800 YTL olarak baz alındığı hesaplamaya göre, hem sınav hem de dershane ve kitap kırtasiye harcamalarının ailelere ve topluma maliyeti 1 milyar 533 milyon 371 bin 780 YTL'yi buluyor. Sadece sınavın ailelere toplam maliyeti 116 milyon 66 bin 660 YTL. Raporda, "kayıt dışı harcamalarıneklenmesi halinde bu miktarın daha da yükseleceğine" işaret edildi.
YÖK'ün hazırladığı Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi başlıklı raporda, dershane sektörüne dikkat çekilerek, bu sektörün ortaöğretime yardımcı olmaktan çok onu ikame eder hale geldiği vurgulandı. Dershane sektörünün yanı sıra 'bire bir özel eğitim' alanının da gelişmeye başladığı belirtilerek, bunun kayıt dışı olduğuna işaret edilen raporda, sınav sisteminin topluma maliyetinin 1.5 milyar YTL'yi aştığı bildirildi. YÖK'ün Cumhurbaşkanı'na sunduğu raporda, yükseköğretimin sorunlarıyla ilgili tespitlere yer verildi.Dershane sektörü gelişiyorDershane sektörüyle ilgili de değerlendirme yapılan raporda, sınava girenlerin çok büyük kısmının üniversiteye yerleştirilemeyişinin, öğrencilerin ek bir hazırlık dönemi geçirerek ikinci, üçüncü kez sınava girmesine yol açtığına işaret edildi. Öğrencilerin kendilerini yeniden eğitme talebinin karşılanması "özel dershaneler" eliyle olduğu kaydedilen raporda, konuya ilişkin yapılan bir araştırmaya atıfta bulunuldu. Öğrencilerin yüzde 71.8'inin dershaneye gittiği, yüzde 16.5'nin hem dershaneye gittiği hem özel ders aldığı kaydedilen araştırmada, yükseköğretim önündeki yığılma arttıkça, dershane sektörünün genişlediği belirtildi.Rakamlar büyük2005-2006 eğitim-öğretim yılı itibarıyla, dershaneye devam eden öğrenci sayısının 940 bin 928 olduğu, bu sektörde 51 bin 692 öğretmenin görev yaptığı ifade edilen raporda, şöyle denildi: "Eğer bir ülkede ortaöğretim homojen nitelikte ve başarılı olarakverilemiyorsa, eğitimdeki açıkları kapatmak için 'özel dershanelerin' gelişmesi beklenen bir şeydir. Ama, Türkiye'de dershane sektörü konusunda yaşanmakta olan eleştiri yoğunlaşması bunların ortaöğretim kurumları üzerinde yarattığı olumsuz etkiler yüzünden olmaktadır. Dershane sektörü devletin ortaöğretim kurumlarında iyi yetişmiş öğretmenleri kendine kanalize etmektedir. Ayrıca, sınavların tek amaç haline gelmesi sonucu, öğrencilerin okullarına devam etmeyerek dershanelere gitmesi ve ortaöğretimin son sınıflarını boşaltan etkileryaratmasına yol açmaktadır. Bu tür bir etkileşme sonucu, 'özel dershaneler' ortaöğretimin açıklarını kapatacak bir işlev görmek için yola çıkarken, ortaöğretimin kalitesini daha da düşürenetkiler yaratmakta, kendine olan gereksinmeyi güçlendirmektedir."Vatandaşa maliyeti çok fazlaEleştirilerin bir başka yönünün de üniversiteye giriş sınavı sisteminin topluma ve ailelere maliyeti nedeniyle yapıldığı kaydedilen raporda, adayların hem sınav giderleri hem de dershane ve kitap kırtasiye giderleri hesaplanarak toplam maliyet çıkarıldı. Dershane ücretinin öğrenci başına ortalama bin 800 YTL olarak baz alındığı hesaplamaya göre, hem sınav hem de dershane ve kitap kırtasiye harcamalarının ailelere ve topluma maliyeti 1 milyar 533 milyon 371 bin 780 YTL'yi buluyor. Sadece sınavın ailelere toplam maliyeti 116 milyon 66 bin 660 YTL. Raporda, "kayıt dışı harcamalarıneklenmesi halinde bu miktarın daha da yükseleceğine" işaret edildi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.