Onlar ümmetin en hayırlılarıdır
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı, gençliğini Allah'a itaatte tüketen, nefsini dünya lezzetlerinden alıkoyan, ahirete gönül bağlayandır. Şüphesiz Allah'ın ona vereceği mükafat cennetin en yüce dereceleridir."
24.07.2018 00:00:00
Kur'an'da Cenab-ı Hak, "Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan, Allah'a iman eden hayırlı bir ümmetsiniz. Kitab ehli iman etmiş olsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu; içlerinde iman edenler olmakla berâber, çoğu yoldan çıkmıştır" (Âl-i İmran, 110) buyuruyor.
Seçilmiş ümmet hususunda Resûlullah'ın (s.a.a) hadislerinden bazıları şöyledir:
"Benim ümmetim mübarek bir ümmettir. Başının mı, yoksa sonunun mu hayır olduğu bilinmez." (Kenz'ul-Ummal, 34451).
"Bu ümmetim merhamet edilmiş (merhume) bir ümmettir." (a.g.e., 34452).
Bu rivayetin anlamı hakkında da bir çok rivayet vardır.
"Şüphesiz siz yetmiş ümmet tamamlayacaksınız. Siz Allah nezdinde onların en hayırlısı ve değerlisisiniz." (a.g.e., 34462).
"Bu ümmeti değerlilik, dindarlık, yücelik, zafer ve yeryüzünde güç elde etmekle müjdele." (a.g.e., 34465).
"Hiçbir ümmete Benim ümmetime verilen yakînden daha yüce bir yakîn verilmemiştir." (a.g.e., 34483).
Ümmetin iyileri hususunda Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin iyileri Bana yüce alemden haber verildiği üzere Rab'lerinin rahmet genişliğinde açıktan gülenler ve Rablerinin azabının korkusundan gizlice ağlayanlardır." (a.g.e., 815).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlıları dünyaya en itinasız olanlar ve ahirete en çok rağbet edenlerdir." (Tenbih'ul-Havatir, 2/123).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı, gençliğini Allah'a itaatte tüketen, nefsini dünya lezzetlerinden alıkoyan, ahirete gönül bağlayandır. Şüphesiz Allah'ın ona vereceği mükafat cennetin en yüce dereceleridir."Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı kendini kaybedecek derecede refahta olmayan ve dilenecek ölçüde darlıkta bulunmayan kimsedir."
Yine Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlıları kendilerine akılsızlık edilince tahammül edenler, haklarında zulmedilince affedenler ve eziyet edilince sabredenlerdir." (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Seçilmiş ümmet hususunda Resûlullah'ın (s.a.a) hadislerinden bazıları şöyledir:
"Benim ümmetim mübarek bir ümmettir. Başının mı, yoksa sonunun mu hayır olduğu bilinmez." (Kenz'ul-Ummal, 34451).
"Bu ümmetim merhamet edilmiş (merhume) bir ümmettir." (a.g.e., 34452).
Bu rivayetin anlamı hakkında da bir çok rivayet vardır.
"Şüphesiz siz yetmiş ümmet tamamlayacaksınız. Siz Allah nezdinde onların en hayırlısı ve değerlisisiniz." (a.g.e., 34462).
"Bu ümmeti değerlilik, dindarlık, yücelik, zafer ve yeryüzünde güç elde etmekle müjdele." (a.g.e., 34465).
"Hiçbir ümmete Benim ümmetime verilen yakînden daha yüce bir yakîn verilmemiştir." (a.g.e., 34483).
Ümmetin iyileri hususunda Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin iyileri Bana yüce alemden haber verildiği üzere Rab'lerinin rahmet genişliğinde açıktan gülenler ve Rablerinin azabının korkusundan gizlice ağlayanlardır." (a.g.e., 815).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlıları dünyaya en itinasız olanlar ve ahirete en çok rağbet edenlerdir." (Tenbih'ul-Havatir, 2/123).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı, gençliğini Allah'a itaatte tüketen, nefsini dünya lezzetlerinden alıkoyan, ahirete gönül bağlayandır. Şüphesiz Allah'ın ona vereceği mükafat cennetin en yüce dereceleridir."Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlısı kendini kaybedecek derecede refahta olmayan ve dilenecek ölçüde darlıkta bulunmayan kimsedir."
Yine Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin en hayırlıları kendilerine akılsızlık edilince tahammül edenler, haklarında zulmedilince affedenler ve eziyet edilince sabredenlerdir." (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.