AKP iktidarı bildiğimiz tiyatrolarına devam ediyor.
Mevcut iktidar milletimizi aşağılama, yok sayma, acılarını ve sancılarını görmezlikten gelme örneklerini sürdürüyor.
Sen bin yıldan beri bu coğrafyada Tevhid akidesinin bayraktarlığını yapan bir millet imişsin, “Bir hilal uğruna ne güneşler batırmışsın” inancını ve vatanını muhafaza ve müdafaa için milyonlarca civanını toprağa gömmüşsün… Mevcut iktidarın hiç umurunda bile değil.
Onlar için varsa da yoksa da bölücüler, uzantıları, yani insanımızda ve toprağımızda gözü olan küresel işgalcilerin maşaları…
Hükümet için, sözcüsü için, gözcüsü için, bakanları için bölücülerin kurguladıkları, zaman zaman sahneledikleri tiyatrolar önemli.
Onlar şimdi teşekkür kuyruğundalar.
Sıradaki gelsin hesabı…
Hükümet sözcüsü teşekkürlerini sunuyor, ardından bir başka yerde bir başka bakan teşekkürlerini arz ediyor ve Şemdinli’de kahpelerin kurşunları ile şehit düşen beş civanımız ne gündemlerinde var ne de dillerinde.
Adamlar bebek katiliyle baş başa yazdıkları oyunu sahneye koyuyorlar, nasıl açlık grevi ise kilo bile alıyorlar ve sergiledikleri bu oyunla iktidardan bütün istediklerini alıyorlar ve ardından da demet demet teşekkür alıyorlar.
Hükümetin, kabine üyelerinin ve sözcüsünün bu davranışı hiç tartışmasız milleti aşağılamaktır, milletin acısını, ıstırabını duymamaktır, “olsan da olur olmasan da olur” demekten başka bir şey değildir.
Aynı zihniyet Ortadoğu politikalarında da kelimenin tam anlamıyla çuvallamıştır.
Haçlı dünyasının taşeronluğuna soyunarak Suriye’nin kolunun-kanadının kırılmasında önemli rol oynamış ve İsrail’in saldırılarına kapı aralamıştır, cesaret vermiştir, tıpkı Irak’ın işgalinde işgalcileri cesaretlendirdiği gibi.
Şimdi sayın Başbakan çıkmış İsrail’in terörist devlet olduğunu söylüyor.
Günaydın sayın Başbakan.
Malatya/ Kürecik’e yerleştirdiğiniz füze savunma sistemleri kimi korumak içindi?
Haberdar değil misiniz yoksa?
Hem terörist ilan et, hem de aynı terörist devlete lojistik hizmetler sunmaktan bir an bile geri durma.
Mücahitliğin yeni versiyonu bu mu yoksa?
Onlar şimdi teşekkür kuyruğundalar.
Ey millet sen başının çaresine bak.
Mevcut iktidar milletimizi aşağılama, yok sayma, acılarını ve sancılarını görmezlikten gelme örneklerini sürdürüyor.
Sen bin yıldan beri bu coğrafyada Tevhid akidesinin bayraktarlığını yapan bir millet imişsin, “Bir hilal uğruna ne güneşler batırmışsın” inancını ve vatanını muhafaza ve müdafaa için milyonlarca civanını toprağa gömmüşsün… Mevcut iktidarın hiç umurunda bile değil.
Onlar için varsa da yoksa da bölücüler, uzantıları, yani insanımızda ve toprağımızda gözü olan küresel işgalcilerin maşaları…
Hükümet için, sözcüsü için, gözcüsü için, bakanları için bölücülerin kurguladıkları, zaman zaman sahneledikleri tiyatrolar önemli.
Onlar şimdi teşekkür kuyruğundalar.
Sıradaki gelsin hesabı…
Hükümet sözcüsü teşekkürlerini sunuyor, ardından bir başka yerde bir başka bakan teşekkürlerini arz ediyor ve Şemdinli’de kahpelerin kurşunları ile şehit düşen beş civanımız ne gündemlerinde var ne de dillerinde.
Adamlar bebek katiliyle baş başa yazdıkları oyunu sahneye koyuyorlar, nasıl açlık grevi ise kilo bile alıyorlar ve sergiledikleri bu oyunla iktidardan bütün istediklerini alıyorlar ve ardından da demet demet teşekkür alıyorlar.
Hükümetin, kabine üyelerinin ve sözcüsünün bu davranışı hiç tartışmasız milleti aşağılamaktır, milletin acısını, ıstırabını duymamaktır, “olsan da olur olmasan da olur” demekten başka bir şey değildir.
Aynı zihniyet Ortadoğu politikalarında da kelimenin tam anlamıyla çuvallamıştır.
Haçlı dünyasının taşeronluğuna soyunarak Suriye’nin kolunun-kanadının kırılmasında önemli rol oynamış ve İsrail’in saldırılarına kapı aralamıştır, cesaret vermiştir, tıpkı Irak’ın işgalinde işgalcileri cesaretlendirdiği gibi.
Şimdi sayın Başbakan çıkmış İsrail’in terörist devlet olduğunu söylüyor.
Günaydın sayın Başbakan.
Malatya/ Kürecik’e yerleştirdiğiniz füze savunma sistemleri kimi korumak içindi?
Haberdar değil misiniz yoksa?
Hem terörist ilan et, hem de aynı terörist devlete lojistik hizmetler sunmaktan bir an bile geri durma.
Mücahitliğin yeni versiyonu bu mu yoksa?
Onlar şimdi teşekkür kuyruğundalar.
Ey millet sen başının çaresine bak.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025