Bu kadar pişkinlik düdüklü tencerede pişmiş tavukta bile görülmemiştir. Bu kadar pişkinlik, insanlık tarihinin çok az şahit olduğu pişkinlikler cinsindendir. Olmaz, bir dakika. Şu hesabı bir verin de ondan sonra uydurma özür hikayeleri ile gündemi değiştirin. Sayın başbakan, şahsına, partine hafifçe dokunulduğunda gök kubbeyi inletiyorsun da, sıra Türk bayrağına ihanete gelince niye sesin kısılıyor? Diyarbakır meydanında yüz binlerin toplandığı bir alanda tek Türk bayrağı olmamasına, sıradan bir vatandaşın tepkisi sizden daha sert, daha gür sesli idi. Siz ki on seneden beri bu ülkeyi yöneten bir başbakansınız, meydanlarda Türk bayrağının olmayışına gösterdiğiniz tepki, seksen yaşındaki Fadime ninemden daha kısık sesli idi. Olmaz, bir dakika. Koca Türk devletini terörün, teröristin önünde diz çöktürmenizin hesabını vermeden lütfen özürden-mözürden bahis açmayın. Millet şimdi yüksek sesle soruyor, size de soruyor, sözcünüz Arınç'a da soruyor; hangi ülke ile ve hangi savaşı yaptık ve dahi nasıl bir hezimete uğradık ki Modros Mütarekesinin şartlarından daha ağır şartlara razı olduk? Hangi barış sürecinden söz ediyorsunuz? Habur meselesinde de barış demiştiniz, umutlar yeşerdi demiştiniz, size nasıl inanacağız şimdi? Habur rezaletinden sonra nelerin yeşerdiğini, kimlerin ekmeğine yağ sürüldüğünü hep beraber gördük. O gün dağdan inene teröristleri sekiz dakikada berat ettirip illerde, ilçelerde şeref kürsülerinde ağırlanmalarına göz yumanlar sizlerdiniz, şimdi de idam mahkumu bir katilin mektubunun tüm dünyaya naklen yayınlanmasına göz yumdunuz ve kimi bakanlarınız bunu bir jest olarak değerlendirdi. Bu millet sizin hangi sözünüze güvenecek ve inanacak? On seneden beri tek başınıza yönettiğiniz ülkede, sözde barış yaptığınız terör örgütünün katlettiği, yaralayıp yarım bıraktığı vatan evlatları ve yakınları milyonlarla ifade ediliyor. Koskoca devleti diz çöktürmenizin hesabını bu milyonlara bir verin de ondan sonra şu özür meselesini konuşuruz. Hem siz hangi kitapta okudunuz, katil İsrail özür diledi diye dokuz vatandaşımızın kanının yerde kalmadığını?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025