Erzurumlu merhum âşık Reyhani'nin bir dörtlüğünden esinlenerek bugün böyle bir başlık attık.
Reyhani yıllar evvel şöyle demişti:
Nerde bu binayı yapan ustalar
Koymuş malasını türkü besteler
Yüksek saraylarda ağır hastalar
Ebedi bir yara saran olmamış
Hatırlanacağı üzere 6 Şubat depremlerinin ardından yıkılan binlerce binaya ve kamu binalarına bakanlar hep bu soruyu sorup durdular; 'Nerde bu binayı yapan mühendis, müteahhit ve ustalar?'
Malum seçimlerin üstünden bir ay geçti geçmedi, hışımla yağan doluya tutulmuş gibi öyle bir zam yağmuruna tutulduk ki, hep bir ağızdan sormadan edemedik; 'nerde bu havuzu yapan ustalar?'
Havuzun dört köşesine kocaman hortumlar yerleştirmiş, yetmemiş bir de tutmuş tam orta yerine yerleştirmiş, bizler de saf saf yıllardır havuzun dolmasını bekleyip duruyoruz.
Ha babam, de babam, çoğu gitti azı kaldı, çoğu doldu azı kaldı diye diye koca bir çeyrek asrı geride bıraktık.
Şimdi de yapılan yaygaralara bakarsanız, havuzun dolmasına çok az bir şey kalmış, biraz bebek bezine zam, biraz bebek mamasına zam, biraz temizlik maddelerine, bir miktar da tuvalet kâğıdına zam yapılırsa havuzun eksiği tamamlanacakmış.
Akla gelen-gelmeyen, elle tutulan-tutulmayan hayatta her ne varsa hepsinin her türlü vergileri artırılarak hem havuz doldurulmaya çalışılıyormuş, hem de, beş maaşlı, on maaşlı bürokratlara mahcup olmamak için, onların maaşlarını zamanında ödeyebilmek için bir çeşit seferberlik ilan edilmiş.
Her zaman olduğu gibi bu seferberlik de ön sıralarda vatandaş yer alacakmış, bebeği olan bezini ve mamasını zamlı alarak, arabası olan iki defa vergi ödeyerek, haliyle akaryakıtı zamlı alarak ilan edilen seferberliğe katkıda bulunacakmış.
İyi güzel de, insan sormadan edemiyor; nerde bu havuzu yapan ustalar, kolları sıvasalar da şu delikleri kapatmayı bir deneseler, havuzu durmadan boşaltan hortumlara birer tapa uydursalar olmaz mı?
Aksi halde, görüldüğü üzere nice yıldır bekliyoruz ki, havuz dolsun da bizim ekmeğimize, zeytinimize, sütümüze, peynirimize dokunmasınlar ama olmuyor işte, dolmuyor işte.
Sonunda iş geldi bebek mamasına ve bebek bezine dayandı.
Ayıp değil mi, günah değil mi?
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025