"Ne sorunu var" demiştiniz ve eklemiştiniz; "bu sorun bir Başbakan olarak benim sorunumdur."Şimdi Diyarbakır'ı cehenneme çeviren; yüzelliye yakın güvenlik görevlisini yaralayan bu vatandaşlarımızın galiba o dediğiniz sorunu depreşti! Havaların ısınması, karların eriyip sellerin coşması demek ki sizin üzerine bastığınız o sorunu ciddi ciddi azdırıyor ve artırıyor! Peki, aylar öncesinden bizzat mahalline giderek teşhis ettiğiniz, kameralar önünde adını koyduğunuz ve "benim sorunumdur" diye de altını çizdiğiniz bu meselede bir çözümünüz, bir reçeteniz var mı?Bir derdin binbir dermanı vardır demişler. Eğer, sözünüzü ettiğiniz, altını çizdiğiniz şey bir dert ise, bir hastalık ise, bunun mutlaka bir dermanı vardır, olmalıdır ve bu ülkenin başbakanı, içişleri bakanı da bu dermanı mutlaka bulmalıdır.Hiç düşündünüz mü Sayın Başbakan?Kendi oturduğunuz şehrin caddesini, sokağını, iş yerini ateşe veren, mağazaların camlarına taş yağdıran bu insanlar, sizin sözünüzü ettiğiniz "Kürt sorunu"ndan ötürü mü bütün bu taşkınlıkları yapıyorlar? Bu sorun nasıl bir sorun, bu zıkkım nasıl bir dert, bir illet hastalık ki, kime musallat olmuşsa onu saldırgan bir hale getirmiş ve devleti hatırlatan her şeye saldırıyorlar.Kamu binaları ateşe veriliyor, devletin polisi, jandarması döner bıçakları ile yaralanıyor.Siz hala, sözünüzün arkasında iseniz, siz hala; "Kürt sorunu vardır ve benim sorunumdur" diyorsanız, bakın işte, sorun diye adını koyduğunuz şey depreşti, azdı, çıban gibi patladı ve bir bölgeyi tehdit ediyor. Bu sorunun adını koyan en üst düzey bir yetkili olarak siz hala orta yerde görünmüyorsunuz ve çözüm paketinizi açıklamıyorsunuz.Yoksa, yaptığınız bu teşhis ve tespitte bir yanlışlık, bir isabetsizlik, bir münasebetsizlik olduğunu fark ettiniz de onun için mi mahcubiyetinizden ötürü ortalıkta görünmüyorsunuz? Eğer böyleyse, olsun, bu da bir aşamadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025