logo
04 ŞUBAT 2026

Milli Mücadele, Atatürk ve Bağımsızlık (2)

23.04.2021 00:00:00
'Milli Mücadele, Atatürk ve Bağımsızlık (2)' seslendirme dosyası:

23 Nisan haftasındayız. Egemenliğin ulusa tevdiinin yıl dönümü. Türk Milleti'nin, egemenliğini, kendisini temsil ettirdiği vekiller tarafından, ele alışının yıl dönümü. Geleceğimiz, güzel çocuklarımızın bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 

Bugün bu bayram özelinde biraz olayın evveliyatını da değerlendirmek istiyorum. Yıkılmış bir imparatorluk desek az olmaz. İngiliz'in emri ne ise "eyvallah" çeken bir idare, asla ve asla milletin menfaatine atılmayan adımlar, borçlanmış, tükenmiş, vergileri başka devletler eliyle toplanan, parası dahi başka devletlerin eliyle basılan, fiilen işgal altında olan bir devlet… 

Bu ortamda bir insan çıkıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkışı ile Anadolu'ya ulaşmıştı. Bir yandan düşman Anadolu'nun her köşesini işgal ediyordu. Zararlı cemiyetler olarak sayılan İngiliz muhipleri, Kürt Teali Cemiyeti gibi cemiyetler peydah oluyordu. O ise bağımsızlık fikrini bir tohum gibi ekmeye başlamış ve hiçbir örgütü olmayan Türk Milleti'ni Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile örgütlemeye başlamıştı. 

Merkezi hükümet Mustafa Kemal Atatürk'ü geri çağırmış ancak Atatürk bu emre uymamış ve ölümü göze alarak mücadelesine devam etmişti. Mustafa Kemal her bir vilayete telgraflar çekip örgütlenmelerini istemiş, genelgeler yayınlatarak kongreleri bildirmişti. Dört bir yakasından işgal edilen Osmanlı teslim olmuştu. Ancak Türk Milleti'nin teslim olmasının mümkün olmadığını millete O hatırlatıyordu. 

Hükümetin milleti sattığını çok net gören Atatürk mücadelesine bu bilinçle devam etti. Kongreler sürecini başlattı. Amasya Tamimi, Niksar Mitingi, Erzurum Kongresi, Sivas Kongresi ve arada Atatürk'ün direktifleri ile yapılan diğer kongrelerle birlikte mücadele harlanmış ve kararlılıkla yola devam edilmişti. 

Birçok din adamı bu kongrelere katılmış ve kongreler süreci, milletin bir ve beraber olduğu, bir birinden kopmadığı ve kopamadığı en önemli dönüm noktası haline gelmiştir. Ancak bu kongreler süreci çok basit geçmemiş, çetin mücadeleler yaşanmıştır. Kongreleri erteleme çabalarına girilmiş, Mustafa Kemal'in yolları kesilmiştir. 

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in kaleme almış olduğu Hoş Geldin Atatürk adlı eserinin 376'ncı sayfasında bahsi geçen hatırata bakalım. Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindeki ekip Sivas Kongresi yolunda yaşanan olay şu şekilde: 

Erzincan'dan çıkalı 1 saat olmuş ve Erzincan boğazına girmeye yakın yolun üzerinde jandarmaların beklediğini görürler. Zabit gelir ve Atatürk'e malumat verir. Boğazın kapalı olduğunu eşkıyanın pusu kurduğunu istihbarat aldıklarını girmenin ölümle sonuçlanabileceğini söyler. Bunun üzerine Atatürk "Biliyorsunuz ki işimiz acele, Sivas Kongresi'ne gününde yetişmek mecburiyetindeyiz. Yol programımızı değiştiremeyeceğimiz gibi, Kongre'nin açılmasını da geciktiremeyiz. Gecikmemiz, bilhassa yollarda eşkıya var diye gecikmemiz kongreyi felce uğratır ve çığ halinde büyültülecek şayialarla Sivas'ta siyasi bir panik olur. Ben, her ne pahasına olursa olsun vaktinde Sivas'ta bulunmak icap ettiği kanaatindeyim. Her ne olursa olsun, her türlü tehlikeyi göze alarak yolumuza devam etmeliyiz. 

Otomobilin birinde hafif mitralyözlerimiz var. Osman Bey ve birkaç arkadaş mitralyözleri ateşe hazır bulundurarak önden ilerlesin. Bizim arabalar da kendisini takip etsin. Etraftan gelecek ateşlere ehemmiyet vermeyerek otomobillerimiz bütün süratleriyle ilerlerler. Fakat önümüze eşkıya çıkar ve yol kapatılmış olursa o zaman da hemen otomobillerden atlayarak ve derhal birer mevzi edinerek mukabil ateşe başlarız. Müsademe sonunda ya yolu açmaya muvaffak oluruz yahut da ölürüz. Ancak, tavsiyem şudur ki; böyle bir hal vukuunda aramızda yaralanan ve ölenler bulunursa onlarla asla meşgul olmayacağız. Sağ kalanlar için, tek kişi dahi olsa, hedefi Sivas'a ulaşmak teşkil edecektir" dedi ve gözlerimizin içine bakarak; "Benim kararım bu, sizler de kabul ediyor musunuz?" diye sordu. 

Gerçekten bu kelle koltukta mücadele etmek değil de nedir? Vatan mücadelesi için canını ortaya koymuş mübarek bir insan Mustafa Kemal Atatürk. Allah şefaatlerinden mahrum eylemesin. 

Bunun gibi engellerin yanında kongrelerde yer alan Amerikan Mandasını, İngiliz Mandasını savunan insanlar da çıkmıştı. Mandayı savunmak merkezi hükümetin tavrından başka bir şey değildi. Mustafa Kemal bu mücadeleleri de alnının akıyla vermiş ve bağımsız bir devlet kurmak konusunda kararlıydı. 

Sonunda 27 Aralık 1919 günü Temsil Heyeti Ankara'ya ulaşır. Cemiyetlerin örgütlenmesi, Milletin silahlandırılması, Orduya verilen talimatlarla ordunun mücadeleye hazırlanması ile mücadele devam eder. 

16 Mart 1920 günü İstanbul resmen işgal edilmiş ve fiili işgal geliştirilmişti. İstanbul'un işgal edildiği haberinin Mustafa Kemal Paşa'ya bildirilmesi ile Mustafa Kemal Paşa Türk Milleti'ne bir beyanname yayınlamıştır. "...Bugün İstanbul'u zorla işgal etmek suretiyle, Osmanlı Devleti'nin 700 senelik hayat ve hâkimiyetine son verildi. Yani, bugün Türk Milleti medeni kabiliyetinin, hayat ve istiklal hakkının ve bütün istikbalinin müdafaasına davet edildi." Bu günden tam bir hafta sonra 23 Nisan 1920 tarihinde Büyük Millet Meclisi açılacaktır.

21 Nisan 1920 günü Kolordulara (14'üncü Kolordu Komutan Vekilliğine), 61'inci Tümen Komutanlığına, Refet Beyefendiye, Bütün Valiliklere, Bağımsız Sancaklara, Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetlerine, Belediye Başkanlıklarına gönderilmek üzere bir telgraf çekildi. 

Telgrafı okuduğumuzda ne kadar özenle hazırlanmış nasıl bir manevi güçle, imanla yazılmış olduğunu ve 23 Nisan Günü bu maneviyatın aktığını da görüyoruz. Aynen telgrafta olduğu gibi Meclis Cuma günü Cuma namazından sonra, Kur'an okunarak Mevlid-i Şerif okunarak dualar edilerek, kurban kesilerek açılıyor. Bizlerin bugün bu hassasiyetlere sahip olan Atatürk'ü tanımamız gerekiyor. Bu mücadeleyi ortaya koyan imanın sahibini tanımamız gerekiyor. Gençlerimiz, çocuklarımız, geleceğimizin bunu çok iyi öğrenmesi ve yaşaması gerekiyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün onlara armağan ettiği bu bayramı ardında nasıl bir mücadele yattığını bilerek ve vatanını O'nun gibi müdafaa ederek yaşaması ve yaşatması gerekiyor. Bizlere bu manada Mustafa Kemal Atatürk'ü, O'nun mücadelesini, inancını ve ideallerini öğreten, bayramlarımızı bayram gibi kutlamamızı sağlayan, değerlerimize sahip çıkmayı bizlere öğreten Hoca Atatürk'ü, Prof. Dr. Haydar Baş Bey'i, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bu vatanı bizlere armağan eden aziz şehitlerimizi de saygı, sevgi ve minnetle anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun.

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Abdülkadir Mısır / diğer yazıları
MHP'li Feti Yıldız:
"Umut hakkı konusunda uzlaştık"
Kanserlerin yüzde 30 ila 50'si önlenebilir
Korkulan ama konuşulmayan hastalık!
Refah'ta İsrail kotası
Refah Sınır Kapısı'ndan Gazze’ye girişlerde İsrail’den ağır şartlar
Dijital çağda zihinsel denge arayışı
Dijital detoks Türkiye'de yaygınlaşıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır'da
Sisi tarafından resmi törenle karşılandı
Atatürk resimleri için buluştular
Niğde'de anlamlı çalıştay
Manavgat Irmağı taştı
Onlarca işletme sular altında kaldı
Transferin ardından
Sadettin Saran'dan Erdoğan'a teşekkür
Emekli maaş farkları hesaplara yatırıldı
Bozdur bozdur harca!
Torik ağları doldurdu
Tekirdağlı balıkçılar sevindi
Sessiz istila devam ediyor
İki yılda 300 binden fazla kaçak göçmen yakalandı
Kaybolan genç kız için arama çalışması başlatıldı
En son yakınlarıyla görüntülü görüşmüş
Bakandan "en ucuz elektrik" açıklaması
Asıl mesele vatandaşa yansıyacak mı?
BM Raportörü Albanese'den Gazze açıklaması
"Ateşkesin başından beri yaklaşık 500 kişi öldü"
MHP'li Feti Yıldız:
"Umut hakkı konusunda uzlaştık"
Kanserlerin yüzde 30 ila 50'si önlenebilir
Korkulan ama konuşulmayan hastalık!
Refah'ta İsrail kotası
Refah Sınır Kapısı'ndan Gazze’ye girişlerde İsrail’den ağır şartlar
Dijital çağda zihinsel denge arayışı
Dijital detoks Türkiye'de yaygınlaşıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır'da
Sisi tarafından resmi törenle karşılandı
Atatürk resimleri için buluştular
Niğde'de anlamlı çalıştay
Manavgat Irmağı taştı
Onlarca işletme sular altında kaldı
Transferin ardından
Sadettin Saran'dan Erdoğan'a teşekkür
Emekli maaş farkları hesaplara yatırıldı
Bozdur bozdur harca!
Torik ağları doldurdu
Tekirdağlı balıkçılar sevindi
Sessiz istila devam ediyor
İki yılda 300 binden fazla kaçak göçmen yakalandı
Kaybolan genç kız için arama çalışması başlatıldı
En son yakınlarıyla görüntülü görüşmüş
Bakandan "en ucuz elektrik" açıklaması
Asıl mesele vatandaşa yansıyacak mı?
BM Raportörü Albanese'den Gazze açıklaması
"Ateşkesin başından beri yaklaşık 500 kişi öldü"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.