Allah'ın lanet ettiği İsrailli Bakan Ben-Gvir'in, 'Mescid-i Aksa'yı sinagog yapacağız' açıklaması için AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 'kırımız çizgimizdir' diyerek tepki göstermiş.
Hayret! Oysa bu açıklama büyük bir miting yapmak, insanımızı galeyana getirmek için çok büyük bir fırsat. Sadece 'kırımızı çizgi' ile geçiştirmelerine şaşırdım!
Sahi Mescid-i Aksa sinagog olsa ne olur? Daha doğrusu ne yaparsınız? Yaptıklarınız, yapacaklarınız garantisidir. Öyle değil mi?
Kudüs, Menbiç kırmızı çizginizdi! Fırat'ın doğusu kırmızı çizginizdi. Kur'an yakan Finlandiya, İsveç, ABD'li rahip gibi nice kırmızı çizgiler çizmiştiniz.
ABD ve AB, elinize bez vererek hepsini yine size sildirmedi mi?
İşin Türkçesine gelirsek! AKP'nin kırmızı çizgisi Müslüman kanıdır. Libya'dan Afganistan'a, Irak'tan Suriye'ye, Yemen'den Filistin'e bütün İslam coğrafyası, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Müslüman kanıyla boyandı.
21. yüz yılda Ortadoğu'da akan kanda başta Erdoğan olmak üzere ABD ile AB ile İsrail ile her daim direk ve dirsek teması olanların (İslam devletlerini yönetenler) payı vardır. Bu pay sahiplerini destekleyenler de o paya ortaktır.
Sayın Çelik! Ellerinize bakın. Gördünüz mü kırmızı çizgileri. Verin mahkemeye, NAS ile ispat edeyim.
Mü'minin canı bütün mescitlerden kutsaldır
Evet, Kabe, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa dahil bir mü'minin canı bütün mescitlerden kutsaldır. Aksini iddia edebilecek biri var mıdır?
O, Allah ki (c.c.), mü'minin canına kastın bedeli olarak ebedi cehennemi koymuştur. (Nisa, 93)
'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayan, cana kıymayan bir kişiyi öldürmeyi, bütün insanlığı öldürmek' (Maide, 32) ile eş tutan ilahi çizgi ortadadır.
"Allah katında dünyanın yok olması, mü'min bir kimsenin öldürülmesinden daha iyidir." (Tirmizî, Diyat, 7; Nesaî, Tahrim,2) 'Müslümanlar arasında aldatma olmaz. Bizi aldatan bizden değildir', 'Bize, kılıç kaldıran bizden değildir' hadisleri netken, Ortadoğu'daki vahşette, emperyalistlerin safında olanlar, Kabe'ye, Mescid-i Nebevi'ye, Mescid-i Aksa'ya sahip çıksa ne olur, çıkmasa ne!
Hz. Mevlana şöyle der:
"Bu gönül evinin içinde kimin bulunduğunu biliyorsanız, bu gönül sahibinin kapısı önünde ettiğiniz terbiyesizlik nedendir?
Ahmaklar, insan yapısı mescide saygı gösterirler de, gönül sahiplerinin gönüllerini kırmaya çalışırlar." (Mesnevi, II, 3108-109)
BOP kapsamında 4 milyondan fazla Müslüman katledilmiş, yüz binlerce Müslüman kadın tecavüze uğramış, şehirler, devletler parçalanmış ama 'Mescid-i Aksa kırımız çizgiymiş'.
Bu mantık beladır. Hem de en büyüklerinde.
Sahi Mescid-i Aksa'yı sinagoga çevirseler ne yaparsınız? Herkes saklıyor ama kutsal mabedimiz zaten sinagoga çevrildi. Namaz saatlerinde Müslümanlar giriyor, onun dışında kalan vakitlerde Yahudiler, kendi inançlarını gerçekleştiriyor.
Ömer Çelik bilmiyor mu?
Tarihler 21 Ağustos 1969'u gösteriyordu ve Avusturyalı Michael Denis Rohan adlı bir Hristiyan, Mescid-i Aksa'yı yaktı.
Bu şahıs, Müslüman kılığına bürünmüş uzun süre Müslümanlarla birlikte Mescid-i Aksa'da namaz kılmış, her geldiğinde yanıcı maddeleri azar azar getirip, saklamış.
Cemaatin en az olduğu bir sabah namazından sonra Mescid-i Aksa'yı ateşe verip, çıkıp gitmiş.
Bu bireysel bir eylem mi?
Asla. Mescid-i Aksa'dan yükselen dumanları gören Müslümanlar hemen koşmuş.
Ama İsrail devleti, Mescid-i Aksa'nın sularını kesmiş, Mescid-i Aksa'ya ulaşan bütün yolları kapatarak müslümanların yangına müdahalesini engellemiş.
Kalabalıklar çığ gibi artınca yolları açmışlar ve insanlar kovalarla taşıdıkları su ile Mescid-i Aksa'daki yangını 5 saat sonra söndürebilmiş.
O yangında, Mescid-i Aksa tavanında 1500 metrekarelik kısmı ve birçok tarihi simgeler tamamen yandı.
Yangından 36 saat sonra Denis Michael Rohan yakalandı. Avustralya vatandaşı bir Hristiyan olan ve İsrail'de turist vizesiyle ikamet eden Rohan, yangını Mesih'in gelişini hızlandırmak için çıkardığını söyledi...
Başbakanın itirafı
İsrail'in ilk kadın Başbakanı olan Golda Meir o gün şunları söylüyordu: "O gece sabaha kadar korkudan uyuyamadım. Zannediyordum ki, Müslümanlar dört bir taraftan İsrail'e girecekler. Lâkin sabah oldu ve korkulan olmadı. İşte o zaman idrak ettim ki: Biz dilediğimizi yapabiliriz, zira Müslüman ümmeti uyuyan bir ümmettir."
O kadın başbakan haklı çıktı. Aynen bugünkü gibi birkaç sözlü kınama dışında hiçbir şey olmadı.
Daha dün İsrail ile askeri, siyasi ve ekonomik işbirliğinde tavan yapan, son katliam sürecinde direk veya dolaylı ticarete devam eden, 'İsrail'e ihtiyacımız var, İsrail ile dostuz' diyen iktidarın sözcüsü Ömer Çelik şimdi kırımızı çizgi çekiyor.
Hesap gününü dehşetinden Allah'a sığınırım
- Peygamberimiz ile ilk namaz ve Miraç / 26.01.2025
- Kişisel haklar, adalet ve AKP / 25.01.2025
- ‘Kürt sorunu’ tabiri kime aittir? / 24.01.2025
- Atatürk paydasından Kuva-yi Milliye ittifakı şarttır / 23.01.2025
- Tek adamı ayakta tutan tek adamlar / 22.01.2025
- Sayın Erdoğan ‘devletin dini adalettir’ dedi / 20.01.2025
- Neden BTP? / 19.01.2025
- Milletin derdine gelecek olursak! / 18.01.2025
- Soykırımda ikinci safha ve Suriye / 17.01.2025