Mermerde de markalaşmak şart
Travertenin Avrupa ve Amerika pazarlarında gerilediğine dikkat çeken İMİB Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Selçuk Çevik, mermerin de aynı akıbeti yaşamaması için mutlaka markalaşmaya gidilmesi gerektiğini belirtti. Çevik, maden sektörü ihracatının ilk 10 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 arttığını kaydetti.
19.11.2017 00:00:00
Porselen ile traverten arasında fiyat farkı kalmayınca Amerika ve Avrupalı müşteriler porselen döşemeye yöneldi. Traverten üreticilerinin ciddi stoklarla baş başa kaldığını ve çalıştığını belirten İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Selçuk Çevik, yeni pazarlar bulunması için ihracatçı birliklerinin sektöre yön vermesi gerektiğini söyledi. Amerika ve Avrupalı müşterilerin artık ince traverteni yani fayans dediğimiz, 1.2 cm kalınlığındaki travertenleri almadığına dikkat çeken Çevik, "Porselen ile traverten arasında fiyat farkı kalmadı. Bu yüzden insanlar artık porselen döşemeyi tercih ediyor. Porselen çok gelişti, artık doğal taş görünümlü porselenler üretiliyor. Kalitesi yüksek ve hemen hemen aynı fiyatlarda ayrıca döşemesi daha kolay olduğu için tercih ediliyor. Traverten üreticilerimizin hepsi ciddi stoklarla çalışıyorlar. Fabrikalarını bugün kapatsalar ellerinde bir sene satacak kadar stokları var. Denizli'de 1 milyon metrekare traverten var" dedi.
Yeni pazarlar gerekiyor
Son 3 senedir Amerika ve Avrupa'da piyasaların mermere yöneldiğini kaydeden Çevik, "Bunun için traverten satabileceğimiz yeni gelişmekte olan pazarlar bulmamız lazım. Çünkü traverten mermerin bir alt kategorisi... Yani artık Amerika'da traverten devri bitti, mermer devri başladı. Traverten için Venezüella, Peru, Meksika, Arjantin gibi yeni pazarlar bulmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Mermer için de benzer tehlikenin oluşabileceğini, bu alanda faaliyet gösteren firmaların düzensiz çalıştığını ve seleksiyonu çok bozuk mermer ürettiklerini ileri süren Mustafa Selçuk Çevik, "Önümüzdeki dönemlerde mermerin de aynı duruma düşmemesi için bir politika oluşturmamız gerekiyor. Bir ocaktan 5 ayrı renk çıkıyor, her firma kendi sistemine ve müşterisine göre seleksiyon (seçim) yapıyor" dedi.
Mermer ihracatında Burdur'un yıllık 500 milyon dolara yakın satışla ilk sırada yer aldığını vurgulayan Çevik, şu konulara dikkat çekti: "Burdur bölgesinde 3 farklı taş çıkıyor. Bunları markalaştırmak için İhracatçı Birliklerimize görev düşüyor. Örneğin, Marmara Adası'nın mermeri, dünyada Marmara Mermeri olarak biliniyor. Fakat bunu her firma ayrı bir isimle satıyor. Mermeri tek marka olarak satarak hem kaliteyi yükseltmiş oluruz, hem de markalaşırız. Bölgelere göre her taşın markalaşması ve kalite standartları getirilmesi önemli. Sektör temsilcilerine bunun önemi anlatılmalı, öncü firmalardan rica edilerek katalog düzenlemesi yapılmalı. Herkesin bir isimde anlaşması durumunda mermerimiz markalaşabilir." ŞEVKET TEPETAŞ/İSTANBUL
Yeni pazarlar gerekiyor
Son 3 senedir Amerika ve Avrupa'da piyasaların mermere yöneldiğini kaydeden Çevik, "Bunun için traverten satabileceğimiz yeni gelişmekte olan pazarlar bulmamız lazım. Çünkü traverten mermerin bir alt kategorisi... Yani artık Amerika'da traverten devri bitti, mermer devri başladı. Traverten için Venezüella, Peru, Meksika, Arjantin gibi yeni pazarlar bulmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Mermer için de benzer tehlikenin oluşabileceğini, bu alanda faaliyet gösteren firmaların düzensiz çalıştığını ve seleksiyonu çok bozuk mermer ürettiklerini ileri süren Mustafa Selçuk Çevik, "Önümüzdeki dönemlerde mermerin de aynı duruma düşmemesi için bir politika oluşturmamız gerekiyor. Bir ocaktan 5 ayrı renk çıkıyor, her firma kendi sistemine ve müşterisine göre seleksiyon (seçim) yapıyor" dedi.
Mermer ihracatında Burdur'un yıllık 500 milyon dolara yakın satışla ilk sırada yer aldığını vurgulayan Çevik, şu konulara dikkat çekti: "Burdur bölgesinde 3 farklı taş çıkıyor. Bunları markalaştırmak için İhracatçı Birliklerimize görev düşüyor. Örneğin, Marmara Adası'nın mermeri, dünyada Marmara Mermeri olarak biliniyor. Fakat bunu her firma ayrı bir isimle satıyor. Mermeri tek marka olarak satarak hem kaliteyi yükseltmiş oluruz, hem de markalaşırız. Bölgelere göre her taşın markalaşması ve kalite standartları getirilmesi önemli. Sektör temsilcilerine bunun önemi anlatılmalı, öncü firmalardan rica edilerek katalog düzenlemesi yapılmalı. Herkesin bir isimde anlaşması durumunda mermerimiz markalaşabilir." ŞEVKET TEPETAŞ/İSTANBUL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.