Mübarek, bereketli, feyizli olan Ramazan ayına kavuştuk.
Farziyyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. İslam'ın beş temel esasındandır.
Hz. Âdem'den (a.s) Hatemü'l-Enbiya Hz. Muhammed Mustafa Efendimize kadar, bütün peygamberlerin ve mü'minlerin ibadet olarak yerine getirdikleri İlahi bir emirdir.
Kul olan insan ibadetin çeşitleri ile muhataptır. Oruç beden ile yapılan bir ibadettir.
Ayet-i kerime iman edenlere seslenir:
"Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz." (Bakara, 183).
Müslüman iman ettikten sonra amel edendir. Kur'an-ı Kerim'in emri budur. İmanın tarifinde de bu vardır. İnanmak ve inandığını ibadet ve diğer görevlerle hayata geçirmektir.
"Size farz kılındı" hitabını duymak imanla olur.
Yine ayet-i kerimede buyrulur:"Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakiri doyuracak fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (Bakara, 184).
Can tehlikesi, oruç tutmaya mani olan hastalıklar olmadıkça Ramazan ayında oruçlu olmak gerekir.
"Oruç tutmak sizin için daha hayırlıdır" hitabını duymak iman ile olur
Yine ayet-i kerimede buyrulur:
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir." (Bakara, 185).
Öyle bir kıymetli ay ki Ramazan ayı; baş, göz üstüne diyerek, hoşça karşılamak, oruç tutmak iman ile olur.
Mü'minler, Allah'ın bu ayı mübarek kılmasından ve övmesinden dolayı seferber olurlar. Gelişi güzeldir. Nezaket ve dikkatle, hürmetle karşılanacak bir büyük misafirdir. Bu sebepten mahyalarda, "Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan" ışıl ışıl kandiller saçar.
Merhaba diyerek gönlümüze sekinet getirdin. İhsan ile geldin. İrfan ile geldin. Cömertliğin ile geldin, denir. Dervişlerin edeb ile karşılık verdikleri söz gibi, Eyvallah denir.
Farziyyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. İslam'ın beş temel esasındandır.
Hz. Âdem'den (a.s) Hatemü'l-Enbiya Hz. Muhammed Mustafa Efendimize kadar, bütün peygamberlerin ve mü'minlerin ibadet olarak yerine getirdikleri İlahi bir emirdir.
Kul olan insan ibadetin çeşitleri ile muhataptır. Oruç beden ile yapılan bir ibadettir.
Ayet-i kerime iman edenlere seslenir:
"Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz." (Bakara, 183).
Müslüman iman ettikten sonra amel edendir. Kur'an-ı Kerim'in emri budur. İmanın tarifinde de bu vardır. İnanmak ve inandığını ibadet ve diğer görevlerle hayata geçirmektir.
"Size farz kılındı" hitabını duymak imanla olur.
Yine ayet-i kerimede buyrulur:"Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakiri doyuracak fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (Bakara, 184).
Can tehlikesi, oruç tutmaya mani olan hastalıklar olmadıkça Ramazan ayında oruçlu olmak gerekir.
"Oruç tutmak sizin için daha hayırlıdır" hitabını duymak iman ile olur
Yine ayet-i kerimede buyrulur:
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir." (Bakara, 185).
Öyle bir kıymetli ay ki Ramazan ayı; baş, göz üstüne diyerek, hoşça karşılamak, oruç tutmak iman ile olur.
Mü'minler, Allah'ın bu ayı mübarek kılmasından ve övmesinden dolayı seferber olurlar. Gelişi güzeldir. Nezaket ve dikkatle, hürmetle karşılanacak bir büyük misafirdir. Bu sebepten mahyalarda, "Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan" ışıl ışıl kandiller saçar.
Merhaba diyerek gönlümüze sekinet getirdin. İhsan ile geldin. İrfan ile geldin. Cömertliğin ile geldin, denir. Dervişlerin edeb ile karşılık verdikleri söz gibi, Eyvallah denir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Feyyaz inanç / diğer yazıları
- İnsanı bilmek insanca davranmak / 09.06.2019
- Eski Boğaziçi'nden Türkiye'ye baktım? / 30.06.2017
- Dini, menfaate alet etmek / 29.06.2017
- Çok şükür bayrama eriştik / 24.06.2017
- Elveda yâ Şehr-i Ramazan / 23.06.2017
- Zekât kimlere verilmez? / 22.06.2017
- Kadir gecesine erişmek / 21.06.2017
- Zekât kimlere verilir? / 20.06.2017
- Zekat kimlere, nelerden verilir? / 19.06.2017
- Bir hatırlatma ve sadakanın fazileti / 18.06.2017
- Eski Boğaziçi'nden Türkiye'ye baktım? / 30.06.2017
- Dini, menfaate alet etmek / 29.06.2017
- Çok şükür bayrama eriştik / 24.06.2017
- Elveda yâ Şehr-i Ramazan / 23.06.2017
- Zekât kimlere verilmez? / 22.06.2017
- Kadir gecesine erişmek / 21.06.2017
- Zekât kimlere verilir? / 20.06.2017
- Zekat kimlere, nelerden verilir? / 19.06.2017
- Bir hatırlatma ve sadakanın fazileti / 18.06.2017




























































































