Melekler... Onlar yoldaşımız, sırdaşımız, arkadaşımız, koruyucularımız ve aynı zamanda sır katiplerimiz.
Yediklerimizi yazarlar, dediklerimizi yazarlar, adımlarımızı yazarlar, yudumlarımızı yazarlar.
"Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir." (İnfitar: 9-12).
"Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın." (Tarık: 1-4).
"Yoksa biz onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmeyiz mi sanıyorlar? Hayır, işitiriz ve yanlarında bulunan elçilerimiz de her yaptıklarını yazarlar." (Zuhruf: 80).
Yahşi günde de yaman günde de, açık günde de duman günde de, sevinçli günde de kederli-elemli günde de, her dem yanımızda, yanıbaşımızda olan ayrılmaz arkadaşlarımız melekler.
O kadar candan, o kadar dost canlı arkadaşladır ki, hem bizleri korurlar, adeta koruma polisliği yaparlar hem de korunmamızı, affedilmemizi, mağfirete mazhar olarak cennet nimetlerine ailece erişmemizi Yüce yaratıcıdan talep ederler.
Hem yakın korumamızdırlar hem de "Yüce Makamda" duacımızdırlar:
"Arş'ı taşıyan, bir de O'nun etrafında bulunan melekler, Rablerinin yüceliğini hamd ile tenzih ve tesbih ederler ve O Allah'a iman ederler ve diğer mü'minlerin bağışlanmasını isterler:
Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır, o halde tevbe edenleri, Senin yoluna uyup gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru!'
Rabbimiz, onları da babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi hal ve güzel ahlak üzere olanları da, kendilerine vadettiğin Adn cennetlerine koy, şüphesiz ki sen, çok güçlü ve çok üstünsün, yaptığın her şeyi yerli yerince yapansın.
Ve onları kötü işler yapmaktan da koru, o hesap günü kötü işlerin lekesinden kimi korursan, ona rahmet etmişsindir. İşte bu da büyük bir kurtuluştur." (Mü'min: 7-9).
Yedinci ayette geçen; "tevbe edenler ve senin yoluna tâbi olanlar" cümlesinin altını çizelim, kafamıza ve gönlümüze yazalım ve tekrar tekrar bir birimize hatırlatalım ki meleklerin yaptıkları dua kapsamına girmek için tevbe edenlerden ve Allah'ın yoluna tabi olanlardan olmak şarttır ve de zaruridir.
İmanla ilgili ayetlerde; Allah'a imandan sonra hemen ikinci sırada meleklere imanın sayılması da, hem dünya hayatının düzeninde hem de ahiret hayatının kazanılmasında "meleklere imanın" ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Ahiret hayatına, hesaba-kitaba, mizana-teraziye, mahkeme-i kübraya inananların, o mahkemede okunacak olan sicil defterlerini tutan "Kerim Katiplere" iyi ameller, güzel sözler kaydettirmeye gayret etmelidirler.
Melekler...
"Yola girenlere" dua ederler.
Yediklerimizi yazarlar, dediklerimizi yazarlar, adımlarımızı yazarlar, yudumlarımızı yazarlar.
"Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir." (İnfitar: 9-12).
"Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına ) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın." (Tarık: 1-4).
"Yoksa biz onların sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmeyiz mi sanıyorlar? Hayır, işitiriz ve yanlarında bulunan elçilerimiz de her yaptıklarını yazarlar." (Zuhruf: 80).
Yahşi günde de yaman günde de, açık günde de duman günde de, sevinçli günde de kederli-elemli günde de, her dem yanımızda, yanıbaşımızda olan ayrılmaz arkadaşlarımız melekler.
O kadar candan, o kadar dost canlı arkadaşladır ki, hem bizleri korurlar, adeta koruma polisliği yaparlar hem de korunmamızı, affedilmemizi, mağfirete mazhar olarak cennet nimetlerine ailece erişmemizi Yüce yaratıcıdan talep ederler.
Hem yakın korumamızdırlar hem de "Yüce Makamda" duacımızdırlar:
"Arş'ı taşıyan, bir de O'nun etrafında bulunan melekler, Rablerinin yüceliğini hamd ile tenzih ve tesbih ederler ve O Allah'a iman ederler ve diğer mü'minlerin bağışlanmasını isterler:
Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır, o halde tevbe edenleri, Senin yoluna uyup gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru!'
Rabbimiz, onları da babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi hal ve güzel ahlak üzere olanları da, kendilerine vadettiğin Adn cennetlerine koy, şüphesiz ki sen, çok güçlü ve çok üstünsün, yaptığın her şeyi yerli yerince yapansın.
Ve onları kötü işler yapmaktan da koru, o hesap günü kötü işlerin lekesinden kimi korursan, ona rahmet etmişsindir. İşte bu da büyük bir kurtuluştur." (Mü'min: 7-9).
Yedinci ayette geçen; "tevbe edenler ve senin yoluna tâbi olanlar" cümlesinin altını çizelim, kafamıza ve gönlümüze yazalım ve tekrar tekrar bir birimize hatırlatalım ki meleklerin yaptıkları dua kapsamına girmek için tevbe edenlerden ve Allah'ın yoluna tabi olanlardan olmak şarttır ve de zaruridir.
İmanla ilgili ayetlerde; Allah'a imandan sonra hemen ikinci sırada meleklere imanın sayılması da, hem dünya hayatının düzeninde hem de ahiret hayatının kazanılmasında "meleklere imanın" ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Ahiret hayatına, hesaba-kitaba, mizana-teraziye, mahkeme-i kübraya inananların, o mahkemede okunacak olan sicil defterlerini tutan "Kerim Katiplere" iyi ameller, güzel sözler kaydettirmeye gayret etmelidirler.
Melekler...
"Yola girenlere" dua ederler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025