Medeniyetler İttifakı (Mİ), İspanya Başbakanı Zapatero'nun teklifi üzerine, o dönemde Başbakanlık görevini sürdürmekte olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Zapatero tarafından 2005 yılında başlatılmıştır. Bu proje küresel yapıyı desteklemek dünya çapında yardımlaşma ve paylaşma, sözüm ona insanlığa hizmet teşebbüsü olarak görülmüş ve BM genel sekreterliğince de kabul görmüştür. Girişim, tüm toplumların kalkınma, güvenlik, çevre ve refah konularında birbirlerine bağımlı oldukları hususunu esas almakta ve öncelikle ön yargı, yanlış algılama ve kutuplaşmayla başa çıkmak amacıyla ortak siyasi bir irade oluşturmayı hedeflemiştir.
Başlatıldığı günden bu yana artan bir görünürlük kazanan girişim, bugün kültürler ve dinler arası diyalog bağlamında önde gelen bir proje konumuna ulaşmıştır. Bu projenin ortaya çıkarılması tamamen büyük hesapların bir sonucudur. Şöyle ki, İslam dünyasını zayıflatmak, Hristiyan inancını insanlık alemine yerleştirmek, sömürü düzenlerini sağlamlaştırmak için 1600 yılından itibaren devam eden misyonerlik faaliyetlerinden bir başarı elde edememişlerdir. Birkaç küçük ve İslam'ı anlayamamış kabile dışında esas gayelerini elde edememişlerdir. Sonuçta, Misyonerlik teriminin tepki uyandırdığını fark eden papalık, Dinlerarası Diyalog adı verdiği misyonerlik faaliyetini 1964 yılından itibaren sürdürmüştür. 1964 yılında 2. Vatikan Konsilinde kurulan Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası bu maksatla kurulmuştur.
1973 yılında, sekreterlik görevine getirilen Pietro Rossano, Sekreterya'nın yayın organı Bulletin'deki bir yazısında şunu belirtiyordu: "Diyalogdan söz ettiğimizde, açıktır ki bu faaliyeti, Kilise şartları çerçevesinde misyoner ve İncil'i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz. Kilise'nin bütün faaliyetleri, üzerinde taşıdığı şeyleri yani Mesih'in sevgisini ve Mesih'in sözlerini nakletmeye yöneliktir. Bu sebeple diyalog, Kilise'nin İncil'i yayma amaçlı misyonunun çerçevesi içinde yer alır."
Şimdi anladınız mı?
Tüm toplumların kalkınması, Güvenlik, çevre ve refah konuları işin kamuflajı . Esas hedef dinler arası diyalog . Ağızlarına yüzlerine bulaşınca mecburen ismini Kültürler arası diyalog yaparak hala devam ettirilmektedir. Açılan sayısız kiliseler, Serbest bırakılan, zina ve kasaplara zorunlu sattırılan domuz eti, Ne idüğü belli ithal et. Hedef Endülüs'ün yıkımı projesinin bir tekrarıdır. İspanya bu konuda tarihsel bir tecrübeye sahip olması nedeni ile ileri atılmıştır.
Sayısı elli binin çok üzerinde kilise evlerinin kurulduğu bir ülkede yaşamaktayız. TV kanallar dahi faaliyettedir. Misyoner faaliyetleri son derece açık ve yoğundur. Ülkemizde hala diyalog mahsulü kurulmuş dört adet dinler bahçesi ile övünenler, vardır. Tarihte bir örnek ancak Endülüs'te gösterebilirler. Zaten onların felaketinin sebebinin bu olduğu aşikârdır. Dırar mescidinin akıbetini bilmeyen bir Müslüman kaldı mı? Yazık bu millete hala uyanmaya niyeti yok.
Uyu yavrum uyu.
Uyuttular seni.
Senden önce de ,
Kaç kuşaktan dedeni.
Ne dedilerse inandın,
Sormadın niçin, ya da nedeni.
Ayıp olurdu sanki,
Öyle ya sen cahilsin,
Onlar medeni.
Vah milletim vah
Uyanınca bizi ara
Hadi eyvallah.
Başlatıldığı günden bu yana artan bir görünürlük kazanan girişim, bugün kültürler ve dinler arası diyalog bağlamında önde gelen bir proje konumuna ulaşmıştır. Bu projenin ortaya çıkarılması tamamen büyük hesapların bir sonucudur. Şöyle ki, İslam dünyasını zayıflatmak, Hristiyan inancını insanlık alemine yerleştirmek, sömürü düzenlerini sağlamlaştırmak için 1600 yılından itibaren devam eden misyonerlik faaliyetlerinden bir başarı elde edememişlerdir. Birkaç küçük ve İslam'ı anlayamamış kabile dışında esas gayelerini elde edememişlerdir. Sonuçta, Misyonerlik teriminin tepki uyandırdığını fark eden papalık, Dinlerarası Diyalog adı verdiği misyonerlik faaliyetini 1964 yılından itibaren sürdürmüştür. 1964 yılında 2. Vatikan Konsilinde kurulan Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası bu maksatla kurulmuştur.
1973 yılında, sekreterlik görevine getirilen Pietro Rossano, Sekreterya'nın yayın organı Bulletin'deki bir yazısında şunu belirtiyordu: "Diyalogdan söz ettiğimizde, açıktır ki bu faaliyeti, Kilise şartları çerçevesinde misyoner ve İncil'i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz. Kilise'nin bütün faaliyetleri, üzerinde taşıdığı şeyleri yani Mesih'in sevgisini ve Mesih'in sözlerini nakletmeye yöneliktir. Bu sebeple diyalog, Kilise'nin İncil'i yayma amaçlı misyonunun çerçevesi içinde yer alır."
Şimdi anladınız mı?
Tüm toplumların kalkınması, Güvenlik, çevre ve refah konuları işin kamuflajı . Esas hedef dinler arası diyalog . Ağızlarına yüzlerine bulaşınca mecburen ismini Kültürler arası diyalog yaparak hala devam ettirilmektedir. Açılan sayısız kiliseler, Serbest bırakılan, zina ve kasaplara zorunlu sattırılan domuz eti, Ne idüğü belli ithal et. Hedef Endülüs'ün yıkımı projesinin bir tekrarıdır. İspanya bu konuda tarihsel bir tecrübeye sahip olması nedeni ile ileri atılmıştır.
Sayısı elli binin çok üzerinde kilise evlerinin kurulduğu bir ülkede yaşamaktayız. TV kanallar dahi faaliyettedir. Misyoner faaliyetleri son derece açık ve yoğundur. Ülkemizde hala diyalog mahsulü kurulmuş dört adet dinler bahçesi ile övünenler, vardır. Tarihte bir örnek ancak Endülüs'te gösterebilirler. Zaten onların felaketinin sebebinin bu olduğu aşikârdır. Dırar mescidinin akıbetini bilmeyen bir Müslüman kaldı mı? Yazık bu millete hala uyanmaya niyeti yok.
Uyu yavrum uyu.
Uyuttular seni.
Senden önce de ,
Kaç kuşaktan dedeni.
Ne dedilerse inandın,
Sormadın niçin, ya da nedeni.
Ayıp olurdu sanki,
Öyle ya sen cahilsin,
Onlar medeni.
Vah milletim vah
Uyanınca bizi ara
Hadi eyvallah.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017