Amerika'nın başını çektiği 'şer' koalisyonu hayli zamandan beri 'kitle imha yalanları' üretim merkezi haline gelmiştir.
Haçlı-siyonist ittifakı diyebileceğimiz bu dünya, İslam coğrafyasının başına bir çorap örmeye karar verdiği zaman, bu coğrafyanın kaynaklarına çökmeye ve çöreklenmeye karar verdiği zaman bu hain kararına gerekçeler üretebilmek için, katı açılmamış yalanlar üretip dünyaya servis etmekten asla haya etmemektedir.
İletişim teknolojisinin desteğinde görsel malzemeleri de çok ustaca kullanarak alt tarafta duran kuzunun akar suyu bulandırma bahanesinden çok daha gülünç, çok daha temelsiz yalanlar servis etmektedirler.
On beş sene evvel kalkıştıkları Irak işgalinin hemen öncesinde, tüm dünya bu envai çeşit kitle imha yalanlarını duydu, gördü ve ne yazık ki inandı.
2003 Yılının bir kaç ay öncesindeki gazeteleri, bu ülkede yayınlanan gazeteleri karıştırırsanız sözünü ettiğimiz 'kitle imha yalanlarının' bin bir çeşidine rastlayacaksınız.
Özellikle, Amerika'nın 'ağır misafiri' Pensilvanya sakini zatın kontrolündeki basın-yayın organlarına göre, yaydıkları 'kitle imha yalanlarına' göre Saddam'ın Ankara'yı vurması an meselesi idi ve derhal işgal başlamalıydı!
O malum şebeke yaptıkları yayınlarla, yaydıkları yalan haberlerle, söylenecek yalanlara 'akşamdan inanmaya hazır' kitleler oluşturmuşlar ve bu konuda siyasi iktidarı da peşlerine takmayı başarmışlardı.
O günün gazetelerini karıştırırken kesinlikle öfkeleneceğiniz, kesinlikle lanet okuyacağınız 'kitle imha yalanlarına' rastlayacaksınız.
Altmış bin Amerikan askerinin Anadolu topraklarında konuşlandırılmasını öngören '1 Mart tezkeresi' için; "Bu tezkereyi Meclisten geçirmek bizim misyonumuzdur" diyen bakanlara ve vekillere rastlayacaksınız.
Emperyalist güçlerin, Müslümanların yaşadıkları toprakları ve kaynaklarını işgal etmek için, gasp etmek için kuyruklu yalanlar üretip kitleleri yılanlar gibi zehirleme gayretlerini anlıyoruz, ısırmak yılanın doğasında var ama bu yalanlara 'akşamdan inanmaya hazır' Müslüman kitlelerin ve devletlerin olmasını anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz.
Bugün Suriye'ye bomba yağdıran 'şer şebekesinin' yedi sene evvel, Suriye'de 'muhalefet icad etmeye' karar verdikleri günden itibaren gerçekleri yansıtan bir tane bile haberlerine rastlayamazsınız.
Her zaman ve zeminde 'doğru haberin koordinatlarını' veren asıl haber kaynağından, Hayat Kitabının vaaz ettiği ölçülerden bihaber olan Müslümanların ne yazık ki bir süre daha 'kitle imha yalanlarının' peşinden sürüklenecekleri kesin gibi gözüküyor.
"Bakın, Allah nasıl güzel örnekler veriyor. Güzel bir kelimeyi (Kelime-i Tevhidi) kökü yerde, dalları göğe doğru yükselmiş güzel ve verimli bir ağaca benzetiyor.
Bu ağaç, Rabbinin izniyle her an meyve verir. Allah insanların düşünüp ibret almaları için işte böyle misaller vermektedir.
Küfür ve şirk ise, kökü yerden sökülmüş kuru bir ağaca benzer, bu ağacın ayakta kalma ve yaşama imkanı yoktur.
Allah (kökü yerde sabit ağaca benzeyen) sağlam söze; Kelime-i Tevhide inananları dünya hayatında (tıpkı o ağaç gibi) sapasağlam ayakta tutar, ahirette ise cennetine yerleştirir. Küfür ve şirk içinde olanları ise sapkınlıkları ile başbaşa bırakır (ve onlar o köksüz ağaç gibi kuruyup giderler. Çünkü Allah dilediğini yapar (iman edeni var kılar, sapıtanı da yok eder).
Ey Peygamber! Allah'ın verdiği nimetlere şükretmeyip nankörlük edenleri ve bu yüzden kavimlerini azap yurduna sürükleyenleri görmüyor musun?" (İbrahim: 24-28).
Haçlı-siyonist ittifakı diyebileceğimiz bu dünya, İslam coğrafyasının başına bir çorap örmeye karar verdiği zaman, bu coğrafyanın kaynaklarına çökmeye ve çöreklenmeye karar verdiği zaman bu hain kararına gerekçeler üretebilmek için, katı açılmamış yalanlar üretip dünyaya servis etmekten asla haya etmemektedir.
İletişim teknolojisinin desteğinde görsel malzemeleri de çok ustaca kullanarak alt tarafta duran kuzunun akar suyu bulandırma bahanesinden çok daha gülünç, çok daha temelsiz yalanlar servis etmektedirler.
On beş sene evvel kalkıştıkları Irak işgalinin hemen öncesinde, tüm dünya bu envai çeşit kitle imha yalanlarını duydu, gördü ve ne yazık ki inandı.
2003 Yılının bir kaç ay öncesindeki gazeteleri, bu ülkede yayınlanan gazeteleri karıştırırsanız sözünü ettiğimiz 'kitle imha yalanlarının' bin bir çeşidine rastlayacaksınız.
Özellikle, Amerika'nın 'ağır misafiri' Pensilvanya sakini zatın kontrolündeki basın-yayın organlarına göre, yaydıkları 'kitle imha yalanlarına' göre Saddam'ın Ankara'yı vurması an meselesi idi ve derhal işgal başlamalıydı!
O malum şebeke yaptıkları yayınlarla, yaydıkları yalan haberlerle, söylenecek yalanlara 'akşamdan inanmaya hazır' kitleler oluşturmuşlar ve bu konuda siyasi iktidarı da peşlerine takmayı başarmışlardı.
O günün gazetelerini karıştırırken kesinlikle öfkeleneceğiniz, kesinlikle lanet okuyacağınız 'kitle imha yalanlarına' rastlayacaksınız.
Altmış bin Amerikan askerinin Anadolu topraklarında konuşlandırılmasını öngören '1 Mart tezkeresi' için; "Bu tezkereyi Meclisten geçirmek bizim misyonumuzdur" diyen bakanlara ve vekillere rastlayacaksınız.
Emperyalist güçlerin, Müslümanların yaşadıkları toprakları ve kaynaklarını işgal etmek için, gasp etmek için kuyruklu yalanlar üretip kitleleri yılanlar gibi zehirleme gayretlerini anlıyoruz, ısırmak yılanın doğasında var ama bu yalanlara 'akşamdan inanmaya hazır' Müslüman kitlelerin ve devletlerin olmasını anlamakta gerçekten zorluk çekiyoruz.
Bugün Suriye'ye bomba yağdıran 'şer şebekesinin' yedi sene evvel, Suriye'de 'muhalefet icad etmeye' karar verdikleri günden itibaren gerçekleri yansıtan bir tane bile haberlerine rastlayamazsınız.
Her zaman ve zeminde 'doğru haberin koordinatlarını' veren asıl haber kaynağından, Hayat Kitabının vaaz ettiği ölçülerden bihaber olan Müslümanların ne yazık ki bir süre daha 'kitle imha yalanlarının' peşinden sürüklenecekleri kesin gibi gözüküyor.
"Bakın, Allah nasıl güzel örnekler veriyor. Güzel bir kelimeyi (Kelime-i Tevhidi) kökü yerde, dalları göğe doğru yükselmiş güzel ve verimli bir ağaca benzetiyor.
Bu ağaç, Rabbinin izniyle her an meyve verir. Allah insanların düşünüp ibret almaları için işte böyle misaller vermektedir.
Küfür ve şirk ise, kökü yerden sökülmüş kuru bir ağaca benzer, bu ağacın ayakta kalma ve yaşama imkanı yoktur.
Allah (kökü yerde sabit ağaca benzeyen) sağlam söze; Kelime-i Tevhide inananları dünya hayatında (tıpkı o ağaç gibi) sapasağlam ayakta tutar, ahirette ise cennetine yerleştirir. Küfür ve şirk içinde olanları ise sapkınlıkları ile başbaşa bırakır (ve onlar o köksüz ağaç gibi kuruyup giderler. Çünkü Allah dilediğini yapar (iman edeni var kılar, sapıtanı da yok eder).
Ey Peygamber! Allah'ın verdiği nimetlere şükretmeyip nankörlük edenleri ve bu yüzden kavimlerini azap yurduna sürükleyenleri görmüyor musun?" (İbrahim: 24-28).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025