Çok partili siyasi tarihimizde dini motif, simge, emir ve yasakları en çok sloganlaştıran ve meydanlara taşıyan anlayış Milli Görüştür. Yıllarca her söylem ve icraatlarına dinden bir bakış veya açıklama getirme gayretine girdiler. Şimdilerde ise gayretin yerini itiraflar ve ortaya çıkan gerçekler aldı. Milli Görüşün tepedeki isimlerinden Şevket Kazan, Erdoğan'ı Milli Görüş gömleğiyle "düz duvarlara" tırmanırdı, diyerek tarif ediyor ve ekliyordu; "Ne zamanki bu gömleği çıkardı işte o zaman AB'nin, ABD'nin emir eri oldu. Yani bizim delikanlı gerçekti, hayal oldu, diyordu.Evet, "o gömleği çıkardım, diyen Erdoğan şu sözüyle de, kendisi gibi Milli Görüşünde bir hayalden ibaret olduğunu vurguluyordu; "Milli Görüş, kapitalizmin minyatürüdür" Kapitalizm insanlığı sömürmektedir. Bu sömürünün can damarı "dolar" ve "faiz"dir. Dünkü yazımda dinimizin faize bakışını ve günümüz faiz gerçeğini, Prof. Dr. Haydar Baş'ın tabir ve tarifleriyle anlattım. Faizsiz ekonomi gerçeğini ise yine Sayın Baş'ın, Milli Ekonomi Modeliyle (MEM) dünya gördü, anladı. Anlamayanlar ise dünün düz duvarlara tırmanan sözde faiz düşmanlarıydı. Erdoğan bir zamanlar şöyle diyordu; "İktidar olduğumuzda faizi rant olarak görüyorsam, o zaman bana sorabilirsiniz. Şu anda Türkiye'de ancak kendi sesini duyurmaya çalışan bir grubun elemanı durumundayım..." (1994 Cumhuriyet) Bu açıklamadan tam iki yıl sonra Milli Görüşün sesi her yerden duyuluyor, insanlar çocuklarına Erdoğan'ın isimlerini veriyor, Erbakan sonrası hayaller kuruyorlardı. İşte o yıllarda Erdoğan, Yenişafak'tan Mustafa Karaalioğlu'na verdiği demeçte şöyle diyordu; "Faiz, şuan bunu tehir ediyoruz. Ama kaldırmaktan vazgeçmiş değiliz. Faiz de vermiş değiliz. Yine aynı düşünüyoruz ama şu anda buzdolabına koyuyoruz." (6 Ekim 1996)Gün oldu devran döndü. Erdoğan başbakan oldu. Daha başbakanlığının ilk yılları. Yani Erdoğan'ı devirmek için birileri plan filan hazırlamamış. Gezi olayları yaşanmamış. Yüzlerce suikast girişimi filan olmamış. Paralelcilerle kardeş, AB'nin, ABD'nin desteğini almış, ABD askerlerine dua etmiş olan Erdoğan, önceden başındaki "M" harfini "Müslüman" olarak okutturan daha sonra "müstakil" olan MÜSİAD'ın 13. Genel kurulunda şöyle diyordu; "İktidar olunca, ertesi gün bu faizleri ödemeyecek misiniz? Buna inanıyor musunuz? Bunun olması mümkün mü? Mümkün değilse ödemek zorundasınız. Gerçekleşmeyecek şeyleri söyleyip toplumu boş umutlarla oyalamıyoruz."(eski) Başbakan Erdoğan, kendisine sorulan; "İleride faizsiz bir ekonomik modele geçmeyi hedefliyor musunuz?" şeklinde bir soruya da; "Faiz dünyanın gerçeğidir, bu gerçeği reddedemeyiz" şeklinde cevap veriyordu.Tam 3 dönem iktidarda kalan, 11 yıl başbakanlı yapan Erdoğan, tamı tamına 367 milyar dolar faiz ödedi. Kime ödedi? Hani bu yıllarda, bu günlerde, her sıkıştığında yapıştığı "faiz lobisine". Evet, dünyada, ülkemizde bir "faiz lobisi" gerçeği var. Peki, bu faiz lobisinin en çok sevdiği kişi kimdir? Rakamlar ortada. Yanıt Erdoğan'dır, AKP'dir. Çünkü Erdoğan 367 milyar dolar ile Türkiye'yi, dünyanın en yüksek faizini ödemeye mahkum eden bir başbakandır. Şimdi yeni başbakan atandı. Ne mi düşünüyorum? Armudu, dibine düşürdüler? Son söz Allah Resulü ve Halifesinden olsun?"Hz. Peygamber faizi yiyene de, yedirene de lânet etti" (Müslim Müsâkât 25 Ebu Dâvud Büyü 4 Tirmizî 2001 Büyü 2 İbn Mâce, Ticaret 58)İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah katından, "Elif, Lam Mim. İnsanlar "inandık" demekle, imtihan edilmeden bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar!" ayeti indiğinde anladım ki, Resulullah (s.a.a) aramızdayken bize fitne inmez. "Ey Allah'ın Resulü! Allah'ın bu ayetle sana haber verdiği fitne nedir?" dedim... Şöyle buyurdu: "Ey Ali! Bu kavim mallarıyla aldanacak, dinleriyle Rablerine minnet etmeye kalkışacak, rahmetini dileyecek, azabından emin olacak. Haramını yalancı şüpheler ve gaflete düşürücü isteklerle helal kılacaklar. Böylece içkiye nebiz (şıra), rüşvete hediye, faize alışveriş adını takarak, helal sayacaklar." (Nechul Belağa)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Çatlayan sadece fay hatları değil ar damarıdır / 24.04.2025
- Bizim 23 Nisan’dan anladığımız / 23.04.2025
- Türkiye’ye ‘Escobar sistemi’ kurmuşlar / 21.04.2025
- ‘Erdoğan Amca adım Danya Ebu Muhsin’ / 20.04.2025
- 2 bin değil 2 bin 600 yıldır yapılanamayanı yaptılar? / 19.04.2025
- Gazze’den tehciri, ‘hicret’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar / 18.04.2025
- Sahada yaşananlar Erdoğan’ı teyit etmiyor / 17.04.2025
- Erdoğan’ın ‘fakir fukara garip gureba’ çıkışı / 16.04.2025
- O zaman nedir bu Milli Ekonomi Modeli? / 15.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -2- / 14.04.2025
- Bizim 23 Nisan’dan anladığımız / 23.04.2025
- Türkiye’ye ‘Escobar sistemi’ kurmuşlar / 21.04.2025
- ‘Erdoğan Amca adım Danya Ebu Muhsin’ / 20.04.2025
- 2 bin değil 2 bin 600 yıldır yapılanamayanı yaptılar? / 19.04.2025
- Gazze’den tehciri, ‘hicret’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar / 18.04.2025
- Sahada yaşananlar Erdoğan’ı teyit etmiyor / 17.04.2025
- Erdoğan’ın ‘fakir fukara garip gureba’ çıkışı / 16.04.2025
- O zaman nedir bu Milli Ekonomi Modeli? / 15.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -2- / 14.04.2025