İstanbul'un fethi, Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) hadis-i şeriflerinde Hendek muharebesi sırasında müjdelenmiş bir olaydı.
Mekkeli müşriklerin saldırılarına karşılık vermek için Hendek kazılırken pek sert bir kayaya rastlanmıştı. Taşı kırmak için herkes bütün kuvvetini sarf etmiş fakat hiç kimse onu kıramamıştı.
Durum Peygamberimize (s.a.a.) bildirildi. Hazreti Peygamber sivri balyozunu alarak hendeğe indi. Balyozu kayaya vurunca, o sert kaya kum gibi dağıldı.
"Peygamberimiz taşa ilk vurduğunda Bizans'ın sarayını, ikinci vuruşta İran'ın sarayını, üçüncüsünde de Yemen'in sarayını gördüğünü ve bu memleketlerin Müslümanların eline geçeceğini müjdeledi." (İmam-ı Buhari, c.10, s.213 Hadis no: 1588)
Medine'de kuşatmaya maruz kalmış Müslümanlara bu kadar sıkışık bir anda İslam Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.) tarafından o zamanın süper devletlerinin başkentlerinin Müslümanlar tarafından fethedileceğinin müjdesini vermesi büyük bir mucize idi.
İşte bu mucize aziz Türk milletinin elinde gerçekleşti.
İstanbul bence iki defa fethedilmiştir!
Birinci Fetih 29 Mayıs 1453 yılında Fatih Sultan II. Mehmet tarafından, Doğu Roma İmparatorluğu yıkılarak olmuştu.
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu'nun Mondros ateşkes antlaşmasını 30 Ekim 1918 tarihinde imzalamasından hemen sonra İngilizler tarafından 13 Kasım 1918 tarihinde işgal edildi.
İstanbul'un İtilaf devletleri tarafından işgal edilmesi, Avrupa başkentlerinde büyük sevinçle kutlanmıştı. Haçlılar İstanbul'u aynı Kudüs gibi tekrardan Müslümanların ellerinden aldıklarını düşünüyorlardı.
Bu arada bütün Müslümanlar Selahaddin Eyyubi'yi Kudüs'ün fatihi olarak bilir. Oysaki Kudüs ikinci halife Hz. Ömer'in hilafeti devrinde miladi 638 yılında fethedilmişti. Hiç birimiz Kudüs'ün fatihi olarak Hz. Ömer'i anlatmayız. Çünkü Kudüs'ü haçlıların elinden alan en son kişi olarak Selahaddin Eyyubi'yi fatih görürüz.
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı kuvvetlerinin yenilmesi neticesinde 7 Kasım 1917 Kudüs şehri İngilizlerin işgaline girdi. Günümüzde Kudüs'ün hala devam eden İşgali Müslümanların kalbinde derin bir sızıdır.
İstanbul'un kaderi bugün Kudüs ile aynı değilse, Bosna'nın Mostar'ın Üsküp'ün Gümülcine'nin, Manastır'ın, Belgrad'ın daha nice Balkan şehirlerinin Fetih günlerini artık kutlayamıyorsak, lütfen gözümüzü açıp İstanbul'un Fetih gününde bize İstanbul'u ikinci defa fetheden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Fatih Sultan Mehmet ile beraber analım.
Bu kadar nimete şükürsüzlük yapmayalım!
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024




























































































