20 günü aşkın bir süreden beri hiç ara vermeden, gece demeden gündüz demeden İsrail adlı terör devletinin Gazze'de oluk oluk kan akıtması karşısında, Amerikan liderliğindeki Batı blokunun tavrı zaten belliydi, iyice belli oldu.
Dünyanın gözü önünde bir millete açık açık soykırım uygulayan eli kanlı bir katilin kanlı ellerini sıkmak için adeta yarışa girdiler.
Bir kez daha iyice anlaşıldı ki, söz konusu dünya için, insan hakları evrensel beyannamesi, herkes için yaşam hakkı, demokrasi, insan hakları ve benzeri kavramlar, sadece hatiplerinin hitabelerini süslemek için kullandıkları boyadan ve ciladan ibaret şeylermiş.
Dolayısıyla, böyle bir dünyadan adalet beklemek, zalimin elini tutmasını, mazlumların gözyaşlarını ve akan kanlarını dindirmesini beklemek abesle iştigal olur.
Mazlumların, evleri başlarına yıkılan, susuz ve bir lokma ekmeksiz bırakılan milyonların yardım bekledikleri İslam dünyası ise; 'himmete muhtaç bir dede/ Nerde kaldı gayriye himmet ede' vaziyetinde ne yazık ki.
Yaklaşık iki milyarlık nüfusu ile koskoca bir İslam dünyası, on milyonu dahi bulmayan bir İsrail'in kanlı pençelerinden kardeşlerini kurtarmaktan aciz bir durumda.
İslam dünyasının halihazırdaki acziyet fotoğrafı, güçsüz ve çaresiz durumu elbette ki, Yüce İslam'ın eseri değil ama İslam'ı, Yüce Kuran'ı gereğince anlamayan, mesajlarını yeterince kavrayamayan geçmişteki ulemanın eseridir.
Toplumları, milletleri asırlar içerisinde şekillendiren, onları her bakımdan istikbale hazırlayan amillerin başında inanç sistemleri ve dünyaya bakışları gelir ve kaynak metinleri yorumlayıp halkın önüne sunanlar da o toplumların bilginleri, bilgeleri, felsefecileri, edebiyatçıları, kültür ve sanat insanlarıdır.
İslam âleminin bugün görüntüdeki fotoğrafı, acziyet içindeki durumu, ne yakın ne de uzaklardaki kardeşlerinin yardımlarına koşamamaları, Yüce Kur'an'ın yanlış yorumlanmasının bir sonucudur.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hoca, hemen her sohbetinde şu örneği hatırlatırdı; bıçak, doktorun elinde ameliyat aracıdır, şifa kaynağıdır, annelerimizin elinde mutfakta yemek yapma aracıdır, bir katilin elinde ise ölüm ve belki de katliam aracıdır.
Şimdi, İslam dünyası, asırlara yayılan tembellik, ihmalkarlık, gaflet ve umursamazlık sebebi ile bıçağı katillerin eline bıraktığı için, yaşanan katliamlardan sorumludur.
Bundan sonra yetişecek olan âlimler, bilginler ve bilgeler, öncekilerin hatalarını titizlikle tespit ederek içinde bulundukları İslam toplumlarını ona göre şekillendirmelidirler.
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025