Önceki gün CNN televizyonu saat başı geçtiği flaş haberde, Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği konusunda Türkiye'nin geri adım attığı iddiasında bulunmuştu.
İddiaya göre, Dışişleri Genelkurmay Başkanlığı'nı ikna etmiş böylece Türkiye diplomatik bir dille geri adım atmayı kararlaştırmıştı.
"Diplomatik dilde uzlaşma", "AGSP'de vetodan vazgeçtik" şeklinde manipülatif başlıklarla geçilen haberin detayları ilginçti:
"1) Hiç bir zaman veto anlamı çıkarılabilecek ifadeler kullanılmayacak.
2) NATO imkanlarının kullanılacağı operasyonlarda Türkiye karar mekanizmasına tam katılımda ısrarlı tutumunu taviz vermeden sürdürecek.
3) Ancak AB'nin NATO olanaklarını kullanmayacağı ve "Türkiye'ye coğrafi yakınlığı ve Türkiye'nin yaşamsal çıkarları sözkonusu olan bölgeler"de yapılacak operasyonlarla ilgili "karar mekanizmaları"na katılma ısrarından vazgeçecek.
4) Buna karşılık yapılacak müzakerelerde NATO imkanlarının kullanılmayacağı operasyonlar için "Dayanışma mekanizmaları"na katılım istenebilecek.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in geçen haziranda Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaret sırasında dağıtılan Genelkurmay'ın AGSP'ye (Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası) ilişkin bilgi notunda, Türkiye'nin istekleri karşılanmadığı taktirde NATO'daki görüşmeleri veto edebileceği ima edilmişti. Diplomatik kaynaklar Ecevit huzurunda varılan uzlaşmayla Genelkurmay'ın bu iki önemli yaklaşımını terkettiğini belirttiler".
Bir kaç ay önce İngiliz ve Amerikan medyası AB zirvesinde AGSK görüşülürken benzer manevralara başvurarak Türkiye'yi oldubittiye getirmeye çalışmıştı. Ama Genelkurmayın müteyakkız tavrı bu oyunu bozmuştu.
Benzer oyun bugünlerde ABD ve Avrupa'nın Türkiye'deki uzantısı işbirlikçi medya tarafından oynanıyor.
Türkiye oldubittiye getirilmek isteniyor. Genelkurmay Dışişleri yalan haberlerle yönlendirilmeye çalışılıyor.
Ancak Genelkurmay'ın bu konudaki kararlılığı sürüyor. Kötü niyetli senaristler Garnizonun duvarına çarpıyor. Dün iddiaları Genelkurmay yalanladı.
Ama bütün siyasi aktörlerin Avrupa Birliği sevdası gözünü kör ettiği için millet olarak oldubittilere duyarlı olmalıyız.
Avrupa Birliği uğruna Askerle çatışmayı göze alacak kadar gözü dönmüş siyasetçilerin ihanet ve gafletlerine fırsat vermemeliyiz.
İddiaya göre, Dışişleri Genelkurmay Başkanlığı'nı ikna etmiş böylece Türkiye diplomatik bir dille geri adım atmayı kararlaştırmıştı.
"Diplomatik dilde uzlaşma", "AGSP'de vetodan vazgeçtik" şeklinde manipülatif başlıklarla geçilen haberin detayları ilginçti:
"1) Hiç bir zaman veto anlamı çıkarılabilecek ifadeler kullanılmayacak.
2) NATO imkanlarının kullanılacağı operasyonlarda Türkiye karar mekanizmasına tam katılımda ısrarlı tutumunu taviz vermeden sürdürecek.
3) Ancak AB'nin NATO olanaklarını kullanmayacağı ve "Türkiye'ye coğrafi yakınlığı ve Türkiye'nin yaşamsal çıkarları sözkonusu olan bölgeler"de yapılacak operasyonlarla ilgili "karar mekanizmaları"na katılma ısrarından vazgeçecek.
4) Buna karşılık yapılacak müzakerelerde NATO imkanlarının kullanılmayacağı operasyonlar için "Dayanışma mekanizmaları"na katılım istenebilecek.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in geçen haziranda Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaret sırasında dağıtılan Genelkurmay'ın AGSP'ye (Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası) ilişkin bilgi notunda, Türkiye'nin istekleri karşılanmadığı taktirde NATO'daki görüşmeleri veto edebileceği ima edilmişti. Diplomatik kaynaklar Ecevit huzurunda varılan uzlaşmayla Genelkurmay'ın bu iki önemli yaklaşımını terkettiğini belirttiler".
Bir kaç ay önce İngiliz ve Amerikan medyası AB zirvesinde AGSK görüşülürken benzer manevralara başvurarak Türkiye'yi oldubittiye getirmeye çalışmıştı. Ama Genelkurmayın müteyakkız tavrı bu oyunu bozmuştu.
Benzer oyun bugünlerde ABD ve Avrupa'nın Türkiye'deki uzantısı işbirlikçi medya tarafından oynanıyor.
Türkiye oldubittiye getirilmek isteniyor. Genelkurmay Dışişleri yalan haberlerle yönlendirilmeye çalışılıyor.
Ancak Genelkurmay'ın bu konudaki kararlılığı sürüyor. Kötü niyetli senaristler Garnizonun duvarına çarpıyor. Dün iddiaları Genelkurmay yalanladı.
Ama bütün siyasi aktörlerin Avrupa Birliği sevdası gözünü kör ettiği için millet olarak oldubittilere duyarlı olmalıyız.
Avrupa Birliği uğruna Askerle çatışmayı göze alacak kadar gözü dönmüş siyasetçilerin ihanet ve gafletlerine fırsat vermemeliyiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014