İslami söylemleri kullanarak, yüce İslam'ın sırtından geçinerek iktidar koltuğuna oturdukları günlerde irtifa kaybı başlamıştı zaten. Hatta kendilerini iktidara taşıyan parti adındaki oluşumun ilk adımlarında, ilk açıklamalarda irtifa kaybının ilk işaretleri verilmişti.O gün bu gündür ülke olarak, millet olarak ve devlet olarak irtifa kaybındayız.Son on iki seneden beri yaşanan irtifa kaybını gözlerden ırak tutmak, algılardan uzaklaştırmak için hesabı bilinmeyecek miktarda boya kullandılar, evet, on iki seneden beri boya ve makyaj desteğinde günü kurtarmanın peşindeyiz.Ülkenin iktidarına aday olanlar, daha ilk adımlarda, daha ilk beyanlarda, haçlı dünyasının büyük abilerine bağlılık yeminleri, sadakat yeminleri ettiklerinde anlayanlar anlamıştı ki, iniş başlamıştır, irtifa kaybı başlamıştır.Boya ve makyaj desteğinde, medyanın etkin gücü desteğinde bu iniş, bu sert düşüş, bu irtifa kaybı kitlelerin dikkatinden kaçırıldı, her dönem "cambaza bak" oyunları icad edildi ve işte bu günlere geldik.Tam da "nereden nereye?" sorusunun sorulması gereken noktadayız.Yedi düvele karşı, hindu ve yamyamlara karşı amansız mücadele vermiş, yurdunu düşmanlardan temizlemiş; "Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın" şeklindeki dede nasihatine harfiyyen uymuş bir millet, bir devlet, bir ordu, sadece on iki yıl içerisinde, kışlasının önündeki bayrağı koruyamayacak duruma düşürülmüş?Nerden nereye değil mi?Yaptığınız yollar, hem de milletin vergisiyle yaptırdığınız yollar sizi, devleti ve milleti bu sonuca ulaştırdı ise, yaptırdığınız yolların sonu bu ise, alın başınıza çalın yollarınızı.İşin daha başlarında, haçlılarla aynı yola girmenizden, bu vatanın ezeli düşmanları ile beraber yol tutmanızdan belliydi, sonu uçurum olan bir yola girdiğiniz.Namaz kılıyor göründünüz; günde beş vakit, günde kırk defa Allah'tan "Sırat-ı Müstekim" talep ettiniz, Yahudi ve Hıristiyanların yollarına sapmaktan korunma istediniz, ama sadece dillerinizle bunu istediniz ve fakat fiilleriniz, icraatlarınız, dillerinizle söylediklerinizi sürekli yalanladı, gidip gidip haçlılarla, gidip Siyonistlerle beraber yol tuttunuz, aynı yollara girdiniz, bu fakir milletin kaynaklarını o dünyanın tefecilerine peşkeş çektiniz, stratejik kurumlarını o dünyaların şirketlerine sattınız.Günde beş vakit, günde kırk öğün, ağzınız ne söyledi ise, onları günde kırk bin defa fiillerinizle yalanladınız, icraatlarınızla tam tersine yollar tuttunuz.Ey millet, bakın size duble yollar yapıyoruz diyerek oy topladınız ama, yaptığınız duble yollar işte bu gün uçurumun başına çıktı, bir adım ötesi binlerce metre yükseklikten düşüp parçalanmaktır.Ey millet, aç gözün gafletten, sürekli bir irtifa kaybındayız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025