Son 4.5 yıldır hemhal olduğumuz Uluslararası Para Fonu (IMF) yıllık raporunu geçtiğimiz hafta içinde açıkladı. Rapor, bundan önceki raporlardan önemli ölçüde ayrılıyor. İlk kez bir IMF raporunda, IMF politikalarının gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde yol açtığı tahribata dolaylı da olsa dikkat çekiliyor; gelişmiş ülkelerin tarıma verdikleri sübvansiyonlar eleştiriliyor.
Raporda küreselleşmenin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yol açtığı tahribata dikkat çekiliyor, ancak bu çerçevede yine çare olarak da tarım sübvansiyonlarının (destekleme alımları) kaldırılması gerektiğinin altı çiziliyor. IMF'nin eleştirilerine rağmen ABD ve Avrupa Birliği'ne üye ülkeler 'tarıma verdikleri desteği' önemli ölçülerde artırırken, IMF bu görüşünde neden hala ısrar ediyor? Bunun tek bir izahı olsa gerek: Batılı ülkelerin ellerindeki tarım ürünleri fazlasını eritmek... Sinsi bir plan...
Dünya ekonomisindeki dengesizliklerin sebebi
Raporun ağırlıklı bölümü ise, dünya ekonomisindeki dalgalanmalara ayrılmış. IMF uzmanlarına göre bu "dramatik dengesizlikler" tehlike sinyali...
ABD Doları'nın değerinin yükselmesi, ticari akımlardaki dengesizlik, sanayisi gelişmiş toplumların tarım politikaları ya da Latin Amerika ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik kriz... Bunlar, Uluslararası Para Fonu IMF'ye göre küresel ekonomik kalkınmayı yavaşlatan faktör ve risklerden sadece birkaçı.
IMF gelişmiş ülkelere bugüne kadar müdahalede bulunmadı. Zaten bulunacak "güce ve kudrete" de sahip değil. İnsanın kendi evini soyması gibi br şey bu. Oysa Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerindeki 'yıkım'dan da bu kuruluş sorumlu. Arjantin ekonomisini çökerten IMF'den başkası değil. Dünya ticaretine egemen ülkelere müdahale edemeyen IMF, ağırlıklı olarak ABD olmak üzere Almanya, İngiltere, Fransa gibi IMF'de etkin ülkelerin girişimleriyle gelişmekte ve gelişmememiş ülkelerin ekonomilerini tahrib ediyor. Burada hedef, gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde beliren "düzensizlikleri", gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerden kaynak aktarımı yaparak telafi etmek!
IMF'den itiraf: Küreselleşme gelişmekte olan ülkelere
zarar veriyor
IMF'nin raporu, öte yandan, küreselleşme tartışmalarına yeni bir boyut getiriyor. Haddızatında rapordaki kimi ifadeler, bir itiraf niteliğinde. Rapor, küreselleşmenin bir çok yerel pazarı tüm dünyaya açtığını ancak bunun örneğin Latin Amerika, Afrika gibi bazı bölgelerde çok olumsuz sonuçlar doğurduğuna işaret ediyor. Son 10 yıldır küreselleşmenin yegane organı hatta polisi gibi hareket eden IMF'nin bu kabulü, 'günah çıkarmak' gibi bir şey... Ama söze yansıyan bu itiraf, IMF uygulamalırnda yer bulamayacak tabii. Sömürü sistemi devam edecek! Bunda kuşku yok!
Sanayileşmiş ülkeler
pazarlarını kapatıyor!
IMF raporunda, bizim bildiğimiz ve bugüne kadar pek çok kere ifade ettiğimiz kimi isabetli tespitler de yapılıyor. Bunlardan biri de, sanayileri gelişmiş ülkelerin pazarlarını, kalkınmakta olan ülkelerden gelen ürünlere açmamaları. IMF refah içinde yaşayan toplumlarda uygulanan tarım sübvansyonlarının kaldırılması durumunda bu refahın yeryüzüne yayılabileceğine işaret ediyor. Hesaplara göre yıllık gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin gelirlerinde bu yolla oluşacak 128 milyar dolarlık bir artış, sanayisi gelişmiş toplumların da işine yarayacak. Çünkü sanayi mallarını, döviz elde eden bu ülkelere satabilecekler...
Raporda geçtiğimiz yıl gelişmiş ülkelerdeki tarım sübvansyonlarının 300 milyar doları bulduğuna işaret ediliyor. Bu rakam, her çiftçinin cirosunun yüzde 30'unun devlet eliyle gerçekleştiğini gösteriyor.
IMF sanayiisi gelişmiş ülkelerin bu sübvansyonları bir an önce kaldırmasını talep ediyor. Ama 15 günde tütünden, şekere pek çok üründe çiftçiye verilen desteğin kaldırılması için Türkiye'ye 15 yasa çıkarttıran IMF, gelişmiş ülkelere her nedense dünya ekonomisini berbat eden bu konuda bir şey dikte ettiremiyor!
Ekonomideki dramatik dengesizlik
Bu yılın IMF raporunun en büyük bölümüne atılan başlık ise "Dünya ekonomisindeki dramatik dengesizlik". Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ticari bilanço açığı bir taraftan, ortak para birimi euro'yu kullanan Avrupa Birliği ülkelerinin ve Japonya'nın üretim fazlalığı diğer taraftan dünyadaki bütün dengeleri alt üst etmiş durumda.
Ancak IMF bütün bu dengelerin yerine oturtulması konusunun aceleye de getirilmemesi gerektiğini savunuyor. Raporda bu çerçevede, "Avrupa'da orta vadeli olarak özellikle de iş pazarı alanında yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Japonya da deflasyonla mücadelenin yanısıra Bankalar sektörünün yeniden yapılandırılmasına ağırlık vermeli" diyor.
İşte IMF raporunun özeti... Değişen? Sözler ve tespitler değişmiş. Uygulama ise gelişmiş ülkelerin işine geldiği sürece aynen sürecek.
Raporda küreselleşmenin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yol açtığı tahribata dikkat çekiliyor, ancak bu çerçevede yine çare olarak da tarım sübvansiyonlarının (destekleme alımları) kaldırılması gerektiğinin altı çiziliyor. IMF'nin eleştirilerine rağmen ABD ve Avrupa Birliği'ne üye ülkeler 'tarıma verdikleri desteği' önemli ölçülerde artırırken, IMF bu görüşünde neden hala ısrar ediyor? Bunun tek bir izahı olsa gerek: Batılı ülkelerin ellerindeki tarım ürünleri fazlasını eritmek... Sinsi bir plan...
Dünya ekonomisindeki dengesizliklerin sebebi
Raporun ağırlıklı bölümü ise, dünya ekonomisindeki dalgalanmalara ayrılmış. IMF uzmanlarına göre bu "dramatik dengesizlikler" tehlike sinyali...
ABD Doları'nın değerinin yükselmesi, ticari akımlardaki dengesizlik, sanayisi gelişmiş toplumların tarım politikaları ya da Latin Amerika ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik kriz... Bunlar, Uluslararası Para Fonu IMF'ye göre küresel ekonomik kalkınmayı yavaşlatan faktör ve risklerden sadece birkaçı.
IMF gelişmiş ülkelere bugüne kadar müdahalede bulunmadı. Zaten bulunacak "güce ve kudrete" de sahip değil. İnsanın kendi evini soyması gibi br şey bu. Oysa Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerindeki 'yıkım'dan da bu kuruluş sorumlu. Arjantin ekonomisini çökerten IMF'den başkası değil. Dünya ticaretine egemen ülkelere müdahale edemeyen IMF, ağırlıklı olarak ABD olmak üzere Almanya, İngiltere, Fransa gibi IMF'de etkin ülkelerin girişimleriyle gelişmekte ve gelişmememiş ülkelerin ekonomilerini tahrib ediyor. Burada hedef, gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde beliren "düzensizlikleri", gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerden kaynak aktarımı yaparak telafi etmek!
IMF'den itiraf: Küreselleşme gelişmekte olan ülkelere
zarar veriyor
IMF'nin raporu, öte yandan, küreselleşme tartışmalarına yeni bir boyut getiriyor. Haddızatında rapordaki kimi ifadeler, bir itiraf niteliğinde. Rapor, küreselleşmenin bir çok yerel pazarı tüm dünyaya açtığını ancak bunun örneğin Latin Amerika, Afrika gibi bazı bölgelerde çok olumsuz sonuçlar doğurduğuna işaret ediyor. Son 10 yıldır küreselleşmenin yegane organı hatta polisi gibi hareket eden IMF'nin bu kabulü, 'günah çıkarmak' gibi bir şey... Ama söze yansıyan bu itiraf, IMF uygulamalırnda yer bulamayacak tabii. Sömürü sistemi devam edecek! Bunda kuşku yok!
Sanayileşmiş ülkeler
pazarlarını kapatıyor!
IMF raporunda, bizim bildiğimiz ve bugüne kadar pek çok kere ifade ettiğimiz kimi isabetli tespitler de yapılıyor. Bunlardan biri de, sanayileri gelişmiş ülkelerin pazarlarını, kalkınmakta olan ülkelerden gelen ürünlere açmamaları. IMF refah içinde yaşayan toplumlarda uygulanan tarım sübvansyonlarının kaldırılması durumunda bu refahın yeryüzüne yayılabileceğine işaret ediyor. Hesaplara göre yıllık gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin gelirlerinde bu yolla oluşacak 128 milyar dolarlık bir artış, sanayisi gelişmiş toplumların da işine yarayacak. Çünkü sanayi mallarını, döviz elde eden bu ülkelere satabilecekler...
Raporda geçtiğimiz yıl gelişmiş ülkelerdeki tarım sübvansyonlarının 300 milyar doları bulduğuna işaret ediliyor. Bu rakam, her çiftçinin cirosunun yüzde 30'unun devlet eliyle gerçekleştiğini gösteriyor.
IMF sanayiisi gelişmiş ülkelerin bu sübvansyonları bir an önce kaldırmasını talep ediyor. Ama 15 günde tütünden, şekere pek çok üründe çiftçiye verilen desteğin kaldırılması için Türkiye'ye 15 yasa çıkarttıran IMF, gelişmiş ülkelere her nedense dünya ekonomisini berbat eden bu konuda bir şey dikte ettiremiyor!
Ekonomideki dramatik dengesizlik
Bu yılın IMF raporunun en büyük bölümüne atılan başlık ise "Dünya ekonomisindeki dramatik dengesizlik". Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ticari bilanço açığı bir taraftan, ortak para birimi euro'yu kullanan Avrupa Birliği ülkelerinin ve Japonya'nın üretim fazlalığı diğer taraftan dünyadaki bütün dengeleri alt üst etmiş durumda.
Ancak IMF bütün bu dengelerin yerine oturtulması konusunun aceleye de getirilmemesi gerektiğini savunuyor. Raporda bu çerçevede, "Avrupa'da orta vadeli olarak özellikle de iş pazarı alanında yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Japonya da deflasyonla mücadelenin yanısıra Bankalar sektörünün yeniden yapılandırılmasına ağırlık vermeli" diyor.
İşte IMF raporunun özeti... Değişen? Sözler ve tespitler değişmiş. Uygulama ise gelişmiş ülkelerin işine geldiği sürece aynen sürecek.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Recep Bahar / diğer yazıları
- ABD harika bir ekonomiye mi sahip? / 14.08.2018
- Ne yapmalı? / 13.08.2018
- Komşunla kavga et uzaklarda pazar ara! / 02.02.2016
- Diyarbakır'da kilise-ev faktörü! / 01.02.2016
- Çin ekonomisi alarm mı veriyor? / 20.01.2016
- Büyük İsrail yolunda sıra İran'da / 19.01.2016
- Terör Sultanahmet bölgesini sıfırla çarptı / 15.01.2016
- Sultanahmet'in şifreleri / 13.01.2016
- Türkiye ile Suudi Arabistan ne zaman papaz olacak? / 09.01.2016
- Ekonomik çöküşü bir de buradan seyredin / 05.01.2016
- Ne yapmalı? / 13.08.2018
- Komşunla kavga et uzaklarda pazar ara! / 02.02.2016
- Diyarbakır'da kilise-ev faktörü! / 01.02.2016
- Çin ekonomisi alarm mı veriyor? / 20.01.2016
- Büyük İsrail yolunda sıra İran'da / 19.01.2016
- Terör Sultanahmet bölgesini sıfırla çarptı / 15.01.2016
- Sultanahmet'in şifreleri / 13.01.2016
- Türkiye ile Suudi Arabistan ne zaman papaz olacak? / 09.01.2016
- Ekonomik çöküşü bir de buradan seyredin / 05.01.2016